--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şükürler olsun...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Ekranların birinde arkası yarın tarzında uzun soluklu bir tiyatro oynatılıyordu yahut yapılıyordu. İsmi de sanırım ‘Seksenler’ idi. Kemiyet itibarıyle toplumun çok cüz’i bir azınlığı hariç, tümünün anasından emdiğini burnundan getiren ‘Devlet hukuksuzluğunu’ makaraya sardığından, hoşuma da gidiyordu…

Başrol oyuncularından bir beyefendinin aile bütçesiyle huzur ve istikrarına münafi tekliflere karşı bir savunma mekanizması vardı ki, bayılıyordum…

İcad çıkarma!…

Kapitalist birikim,  kendi varlığını müteşebbisin  icad çıkarma şeytanlığına” borçludur. Mesela “anneler günü”, son zamanların Türkiye’sinde görüldüğü gibi “alışveriş festivalleri, bir alana ikincisi yarı fiyatına, bugün al yoksa  yarın zam geliyor hava alırsın” vs. vs. gibi…

Ticaret ile siyaset atbaşı birlikte hareket ettiklerine göre, sermaye de, durduk yerde icad edilen önümüzdeki erken seçimlere,  göklerden beklerken politik zeminde bulduğu kanal açıcı bir rant mekanizması olarak bakabilir ve bakıyordur da…

Siyaset şimdi kamu kesesinin ağzını açarak büyükçe bir   meblağı partilerin kasalarına boca edecek. Partiler de bunlarla politik levazımat piyasasının idrak etkileyici pazarında tüketime yöneleceğinden, düşünebilir misiniz yeni icad seçim için gereksiz harcamalar, kimlerin yüzünü güldürecek…

Mutfakta pişer bize de düşer” formatındaki tekerleme şüphesiz saray mutfaklarıyla ilgilidir.. Özellikle Osmanlı  saraylılarının düzenledikleri iftar sofralarında gelene geçene “buyurun” çekilmez  miydi… Seçim dolayısıyle siyaset eliyle ateşlenecek kamu mutfaklarından sermaye ile birlikte sıradan   emekliler de hiç değilse tadımlık olarak bir kaç lokmalık hisse sahibi olmalıydılar…

Hükümet de öyle düşünmüş olmalıydı ki,  bu yolda hayırlı bir hazırlık içinde olduğunu  hissettiriyor. Mesela, kurban bayramlarında emeklilerimize yediyüzer bin (700.000) liralık bayram hediyesi gibi…

Yazımıza ‘Şükürler olsun’ la başlamamızın da sebebi budur işte…

Şimdiye dek hiç vaki değildi hükümetlerin, kendi varlık sebebi olarak gördüğü çocuk yerine konulan halkın emeklilerine bayram arefelerinde kurbanlık ikramında buluna…

Hani bizim muhafazakar demokratları  kızdırmaktan çekinmesem, Kılıçdaroğlu’na da ayrıca teşekkür etmek isteyeceğim. Emeklilere bayram harçlığını haziran seçimlerinin kampanya icadı olarak kendi adına tescil ettirmemiş miydi!…

1946 seçim kampanyasının hareketli günlerindeydi, seyyar gazete satıcılığıyla bu sektöre ilk adımımı atışım. Bursa’daki gazeteler baş bayiinin vitrinindeki bir kitap her daim ilgimi çekerdi…

Aşk aşk, sen her şeye kadirsin”…

O günlerde daha çocuk yaşlarında olduğumuzdan aşk’tan meşk’ten haberimiz olmasa da,  neticede beşerdik işte. Şimdilerde büyüyüp kartlaştık ve her naneyi öğrendik…

Soracak olursanız, “Aşk nedir”?… deriz ki,

Sandıktır, seçimdir ve uyduruktan da olsa, halk iradesidir…

Yani, Milli irade…

İlgilisine not :

Cep telefonumuza aşağıdaki ladesci-kader kısmetçi ve şans talihçi şirketlerin haricinde rahatsız edici nice reklamlar geliyor. İlk mektep talebesi kız ve oğlanların telefonlarına da tabii. Yatak yorgan, aşk meşk levazımatı pazarlamacılarının ahlaksızca edepsizlikleri de, bunlara ilave olarak yüzlercesiyle cabası…

“Royalcasinobet.com da bonus fırtınası. İlk üyelik bonusu 500 tl. çekimleriniz 5 dakikada hesabınızda. Royalcasinobet.com…kazanmaya başla”…

Ankara kendi havasında, umurunda mı dünya!…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle