--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Seçimlerde ön ödeme sistemi...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Senenin belirli zamanında asgari ücret tesbit komisyonu kuruluyor. İşçiler, işverenler ve devlet temsilcileri oturup sıradan mutfaklarla ülkenin ekonomik manzarasını masaya yatırıyorlar ve sonra da pazarlığa koyuluyorlar...

Genelde pazarlık, hiç bir zaman sulh ve karşılıklı rızalaşmayla neticelenmediğinden, anlaşmazlıklar, tarafsız denilen hakem kuruluna aktarılıyor. Neticede devlet, mutlak egemenliğinden aldığı yetkiyle, kesin kararını veriyor...

Asgari ücret şu kadar olacak!...

Devlet memnun, sermaye memnun ve çalışan vasat insan mahzun. Noel  Baba şenlikleriyle, yeni bir yıla giriş yapılıyor...

Başbakan Davudoğlu, “asgari ücret komisyonu ya da Tahkim Kurulu başkanları” gibi, kararını vermiş ve asgari ücreti 1300 liraya bağlamış...

Tesbit Kurulunun  toplanıp toplanmadığını, toplanma zamanının gelip gelmediğini, toplanılmışsa kimlerin katıldığını dikkate almıyoruz...

Amma, sandık panayırı itibarıyle zamansız yapılan bu açıklama karşısında şöyle düşünmekten de kendimizi tutamıyoruz...

1300 liralık teklifin, asgari ücretle çalıştırılan emekçi yoğunluğunu memnun edeceği hesap edilmişse eğer; bu fiatlama, serbest denilen seçimlerin, hasadından evvel mahsulünü ağacında sattıran alivre  ticaretinden farkının kalmadığını akla getirir...

Seçimlere iştirak edecek muhalefete mensup partilerin  yaptıkları vaadlerin hesaba kitaba uyar tarafının bulunup bulunmadığının önemi yoktur. Kayseri’ye liman inşaatı gibisinden akıl dışı lafazanlıklara gülüp geçersiniz...

Lakin hükümetlerin ellerinde memleketin varlık manzarasını resimleyen sayılar, rakamlar. Asgari ücreti 1300 yerine 2300 liraya çıkarma vaadinde de bulunabilirsiniz. Ne ki, asgari ücret bir yanıyla maliyet unsurudur, diğer yanıyla da fiyatlar genel seviyesinin referans ölçüsüdür...

2500 liralık asgari ücretle çalışan bir fırın işçisi bir somun ekmeğe iki lira ödeyecektir, iki liralık bir galonluk kapalı şişe suyuna üç lira ödemeye mecbur tutulacaktır...

Kiralar da vergiler de, hatta değnekçilere ödenen park haraçları da, asgari ücretle birlikte nisbeti daha da arttırılmış biçimde yükselecektir...

Aile bütçelerindeki gelir gider hesapları bileşik kaplar misali birlikte hareket ederler. Bu itibarla, hak ve adalet öğretilerinin, adaletin, mülkün temelindeki kutsallığı gerektiği biçimde özümsenilememiş  Türkiye gibisinden ülkelerde, hükümetlerin maaş ve ücretlere zam yapmak gibisinden paraya dayalı seçim vaadleri, kıyı balıkçılarının oltalarına doladıkları solucanlara  benzer...

Bir zamanlar İzmir’de deli dumrul misali bir Emniyet Müdürü varmış. Bakmış ki asayişte berkemallik sıfırı tüketiyor, elini kolunu sıvayarak yeni bir uygulamaya girişmiş.

Kim ki huzur bozuyor, içip içip yollarda sızıp kalıyor. Derhal arabaya ve doğru posta Manisa dağlarındaki Sabuncu beli’ne...

Don gömlek soyulup yol ortasında bırakılıyor ve yoldan geçen hiçbir araba da, insan da, kendisine yardıma cesaret edemiyor...

Üç vakitte İzmir dümdüz...

Bunca yıllık Cumhuriyet ve on yılları aşkındır AK Parti iktidarda, hangi hırsız ve uğursuz, ibret-i alem için don gömlek orta yere konuverildi?...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle