--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Satılık lüks daireler...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Köylünün geçimlik üretimden vazgeçip pazara açılması Bayar Menderes ekonomi politikasının hedefiydi. Bu hedefin araçlarından en önemlisi “sanayileşmede iç pazara yöneliş”...

İthali ikame modeliyle köylü pazara çekilince, özellikle İstanbul ve Bursa gibi bölgelerde gecekondular başlamıştı, mantar gibi bitmeye...

Gecekondular, yeni yeni palazlanmaya başlayan sanayi sermayesine ucuz emek ve de bol miktarda hayırlı müşteri getirdi. Çünkü sendikalarla ki, özellikle Türk-İş, Sanayi ve ticaret sermayesiyle kamu işletmeleri, işçiye istediğinden daha da yüksek ücret ödemek üzere anlaşınca, gecekonduculuğun da önü açılıverdi...

Bu yıllar, hızlı kalkınma yıllarıdır ve vatan toprakları karayolları şebekesiyle örümcek ağı misali ince ince örülerek işlenir...

Gecekondular, teneke evler olarak kamu arazilerinde yayıladursun, beri yandan şehir içlerindeki boş araziler de,

(Yap-satçılar) eliyle çürük çalık inşa edilen ikişer üçer katlı kagir evlerle doldurulur...

Satılık lüks daireler”...

Herkesin lüksü kendine de olsa, daha henüz pek bileni de yoktur, lüksün ne olup olmadığını...

¥

Gecekondu devrimi, ikinci üçüncü evresinde nesne ve tarz olarak lüks kavramını, toplumun hem de orta gelir seviyesine kökleştirerek yerleştirdi. Lükse tutkunluk, toplumun içtimai hayatında öylesine kök salarak yayıldı ki, devlet ricaliyle onların yabancı konuklarına fuhuş piyasanın en kıvraklarından refakatçı ikmali yapan meşhurlardan birisinin ismi bile, lüks öntakısıyla patentlenivermişti, alelacele...

Lüks Nermin”, gibi mesela...

Velhasılıkelam, milletimizin namuslu namussuz, tüm fertleri, lüks tutkusunun esaretini, hem de gönüllü olarak kabullendi...

¥

Mekanı Cennet olası Mimar Turgut Cansever’in Lokman Suresi’ndeki “Bir kavim şirke düşmedikçe helak olmaz” hükmünü şöyle izah ettiğini duymuşluğum vardır... 

“Osmanlı’da 19. yüzyılda önemli bir zihniyet değişikliği meydana geliyor. Bu değişim, doğurduğu gizli şirki, kişinin kendini ilahlaştırması olarak, halkın idrakine sunuyor...

Artık herkes büyük olma peşinde, büyüklüğe özenmektedir.. Ölçek kayması denilen bu değişim, kişiyi haktan ve doğrudan koparıp öne çıkardığı kuvvete ve güce tapınmaya götürüyor...

Kısacası, gücü ve kuvveti ele geçirenlerin tanrılaşmaları ve halkın da, bunlara yanaşmaları...

Kulluğun, Allah’tan ayrılıp şeytana doğru meyletmesi”...

¥

Kendini ilah ilan eden Firavun bir gün Hz. Musa Peygamberimize kızdığında mimarlarını çağırarak kendisine çok büyük ve yüksek bir kule yapmalarını emreder. Oraya çıkarak Hz. Musa’nın tanrısına bakacak, kendisinden ne kadar aşağılarda ve küçük kaldığını görmek için !.. (Haşaaa)...

¥

(Yap-satçı) inşaat sermayesiyle ikameci sanayi sermayesi, ortaklaşa yaratılan bu gizli şirkin ilk ağızda satışa çıkarılan “lüks daireleri”, kendileri için başarı belgesi olarak görüp gösteren siyasetin himayesinde gecekonduculuğun defterini kapatırken, firavunlaşmanın da fitilini ateşledi...

Ola ki, Kur’an-ı Kerim’deki anlatımlar bu ateşle kavrulan materyalist mantığa ters düşerek anlaşılmaz gelebilirdi. Amma, New York’un Times Squar’ındaki dünyanın en yüksek binası olan Empire State Building gibi nesnel bir örnek de meydanda duruyordu....

Bu yüksek binanın sahipliğidir ki, ABD’ye kendini dünyanın yaratıcısı, ilahı ve firavunuymuş gibi görme hak ve yetkisini vermiştir; aynı hak ve yetkilerle küçük ebattaki firavunlar, dünyanın diğer topraklarında niye kendilerine yer bulamasındı?...

¥

Görüyorsunuz;

Vasat halka bir karışlık nefes alacak boş alan bırakmayan gökdelen ve gökdelencilere karşı, güzel memleketimizde ne devlet ne de hükümetler, ağızlarını açabiliyorlar...

Kullukta eksen kaymasından...

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle