Politik çözülme...
Devletin büyümesiyle birlikte bu gelişme sürecinde aktif rol üstlenen kamu görevlileri kendi çıkarlarını büyütmek isterler...
Az gelişmiş ülkelerde seçmenlerle seçilenler arasındaki beşeri ve politik ilişkiler dalkavukluk üzerinden yürütülmektedir...
Seçmenler, seçtikleri politikacılardan kendilerine daha fazla kamu hizmetinin verilmesini istediklerinde politikacılar da, bürokrasiye bu isteklerin karşılanması talimatını verirler. Seçmen taleplerinin karşılanması oranında da devlet, büyümeye yönelir...
Politika, son tahlilde bir meslek olduğundan, politikacı da büyüttüğü devletten kendi hesabına rant beklentisine girer...
Seçmenler politikacıdan istedikleri kamu hizmetinin artışından memnun olmalarına karşın, bunların üretim giderlerinin vergilendirme yoluyla karşılanmasını pek istemezler. Bu kez politikacı da ne yapsın, seçmenlere arzettiği kamu ürünlerini bütçe dışı kaynaklardan finanse etmeye yönelir...
Borçlanma ya da emisyonla, para basarak !...
Seçmenler kamu harcamalarını kendileri için bir nimet sayarken, vergi ödemeyi külfetmiş gibi görse de, bu harcamaların borçlanmayla karşılanmasının yüklediği mali yükü farkında olmaksızın paşa paşa öder...
Bunlar, politik yozlaşmanın satır başlarında yer alan gerçeklerdendir...
¥
İstanbul-İzmir arası körfez köprülü otoyolu iktidarın ayrıcalıklı seçmenleri tarafından talep edilmiş olmalı ki, iki merkez arasındaki mesafe çok kısa zaman içerisinde üçbuçuk saate indirildi...
Bu proje iktidarın res’en tasarladığı bir hizmet yatırımı mıydı, yoksa üstün seçmenler tarafından dillendirilen bir istek miydi?
İktidarın kendi arzusuyla res’en giriştiği bir hizmet idiyse, köprülü körfez otoyolun mali yükünün Hazine garantili hizmetten ahım şahım fayda görmeyecek Anadolu köylüsünün üzerine yıkılması, hoş sayılabilecek bir politika değildi...
Eğer, birinci sınıf üstün kalite seçmenlerin talebi üzerine gerçekleştirilmiş ise, nerede o yüksek kalite seçmenlerin bu hizmetten alış verişleri?...
Köprü para topluyor, amma avara kasnak...
¥
Devletin idari sistemi değiştirilerek yenileştirildi. Eski sistemde, aslında sistemin günahı olmasa da, sosyal ve ekonomik talepler iktidarlar tarafından karşılıklı dalkavukluk zemininde yerine getirilirdi. Yapılan harcamalar için bütünüyle vergi hasılatına el atmayıp sadece bir kısmı vergilere yüklense de, gerisi borçlanma yoluyla karşılanırdı...
Tabii vergi artışlarının düşük seviyede kalması halkı memnun ederken, borçlanmanın yol açtığı pahalılık ise enflasyona bağlanırdı. Böyle durumlarda durduk yerde soyulan halk hiçbir şeyin farkında olamayacağından, referandum günlerinde çok fazla dile getirildiği gibi, hükümetlerin de raf ömürleri, çok kısa sürerdi...
¥
Şimdi siyasetin hedefi uzun ömürlü hükümetler kurmak. Son yapılan referandumlu güven oylamasında hükümetin başarısı yüzde bir-iki civarında bir üstünlük. Bu durumda hükümet çok dikkatli ve açık sözlü olmak zorunda...
Seçmenlerin de eski sistemi tarihin tozlu sayfalarına gömdüklerine göre, partilerine ve politikacılarına fevkalbeşer bir özellik atfetmemeleri gerekir...
Bu itibarla sormaları ve araştırmaları şart olur, mesela, piyasada nohudun kilo fiyatı niye 15-18 liradır?...
Niye, niçin, neden? Dün öyle değildi, şimdi ne oldu da böyle oldu, gibi...
¥
Hükümet de olanca şeffaflık ve samimiyetiyle bu sorgulara, bu meraklanmalara ve seçmenlerin bu araştırmalarına, eklemesiz çıkartmasız doğru cevap vermeli...
Seçmen dediğimiz tekil kişiler ya da grupçuk olarak halkın, bakanlardan cevap isteme ve sorgulama hakları, mebusların nisbi çoğunluğuna bağlanarak adeta elinden alınmışa benzetildi. Seçmenin bu bağlamda kendini Meclis’in yerine ikame edebilmesinde ancak mümkün olabilecek.
Yeni düzenlemede hükümetlerin uzun soluklu olabilmesi...
¥
Kaynak; Değişimin 6. maddesi; TBMM’nin bilgi edinme ve denetim yetkisi, Meclis araştırması, Genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru ile mümkündür. Yazılı sorulara 15 gün içinde cevap verilmesi zorunludur...
Değişimin 10. maddesi; Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tam sayısının beşte üçünün (360 üye) gizli oyu ile soruşturma açılmasına karar verebilir...
¥
Bakanlarla Cumhurbaşkanlarına fevkalbeşer güç, nitelik ve özellik atfedilmesi durumunda da, bu hesap sorma işleri, pek kolay olmayabilir....


