Ölünün arkasından konuşulmaz mı?
Yok canım, niye konuşulmasın. Camide konuşulduğu gibi ölünün arkasından da konuşulur. Dirisinin konuşulmuyor mu? Bal gibi konuşuluyor…
Arkasından konuşmanın anlamı, yağlamaktır, ya da, yerip karalamak…
Yağlamışsanız, beklentinizin tahakkuku içindir. Başka ne diye olsundu. Oysa, kıçını yaladığınız kişi ölüp gitmiştir, size ne fayda…
Aynı amaçla diri hakkında konuştuğunuzda iş değişir. Çevrenizde adınızı çıkarırlar yağcılığa, öz Türkçesiyle kıç yalayıcılığına. Bu da sizin kişiliğinizi, kişiliksiz bırakır…
Demek ki, arkasından konuşmanın, ister ölünün olsun ister dirinin, konuşana bir faydası yok, bilakis konuşanda kişilik zafiyetine yol açmakta ve kendisini boşuna yormakta…
•
Arkadan konuşmayı yerme ve karalama olarak alalım. Ölüyü yerip karalasan ne ola, yağlandığında ne olmuş ki…
Suratına tükürdüğünüz kişi ölüp gitmiştir, bundan böyle bize ne yarar. Yalakalıktaysa ne zarar...
Hakkında konuşulan kişi hayattaysa, saldırganını hakim karşısına çıkarırken çevresinde de kuyruğu acılı kin güdücü konumuna getirir…
Hepsinden öte ve önemiyse, Allah indinde makbul ve kabul edilebilir değildir…
İyisi mi?
Sükut etmek
Sahiden de öyle mi?
Bakalım…
•
Her koyunun kendi bacağından asıldığı söylenir. Fiziken doğru bir tesbit. Ne var ki koyun kısmı, ip üzerinde asıldığı gibi kalmayabilir, kokuşarak kurtlanır…
Toplumun bundan mutazarrır olmaması için, tabii hikmetinden sual olunamaz, Hz. Allah, kullarını kötülükleri men güzellikleri de tavsiye etmekle görevli kılmıştır. Bu görevin kulak arkası edilerek koyunun bacağına takılıp asılı kalındığında, ortalığı pislik götürür…
Faiz, fuhuş. Rüşvet. Yalan, dolan, kan ve irin. Caddenin bir kenarında varsılların malikaneleri sıralanırken, karşı kenarında da yoksulların teneke kulübeleri mantar gibi bitiverirler…
Ölülerimizin hayırla anılması istenir. Sanırım bu tavsiye Peygamber emridir. Bu itibarla Müslümanlığın temel şiarıdır hayır dilemek. Bunun da alemşumul formatında, mekanının cennet olma temennisi yer alır…
Pekiyy, kimler içindir bu temenniler dilekler? Kişilere mi yoksa fiilin faillerine mi yönelik olmalıdır…
Bacağından asılan koyunun fiilleri bellidir. Uğrunda savaştığı kendi kutsalına göre,
“kişilerin, özellikle dişilerin, hatta ibnelerin kendi bedenleri üzerindeki tasarruf hakkı dokunulmazdır, karışamazsın zevki sefasına”…
Buyurun, ölüsünün arkasından hayır duasına,
Allah, mekanını cennet eyleye…
Öyle mi?
Ölülerin arkasından konuşulmaz düsturunu ince ayar filtrelemezseniz, bu da sizi kaparak sürükleyip getirir, puştluğun mezarına…
Aklınızı başınıza toplamanız için…
•
Dikkatlerinize sunarız…
“Ölülerinizi hayırla yâd ediniz, ölülerinizin arkasından konuşmayınız” emri kutsalını kimler, kimlere karşı dillendirerek tehdit silahı ediniyor…
İnsan temel haklarının her çeşidi üzerindeki alacaklılarla, hak sahiplerine borç takanlar arasındaki kadim çelişkilerin her patlayışında, borçlular ve hamisi egemen mali güç ve siyaset, bu patlayışa ortaklaşa komünizm gömleğini giydirir…
Komünizm, daha geniş ve vasat halkın anlayışına göre solculuk ise, nikahsızlık, dinsizlik ve imansızlık gibi görüldüğünde, bu patlama, çelişkinin güçlü takımına dinden, özellikle de İslam’dan afyon gücü sağlamakta…
Öyle ise, haydi geliniz yine, hep birlikte dini afyonlaştıran ikiyüzlülerin gömütlüklerinde kendileri için hayır temennisine bulunalım…
Mekanı cennet olsun…
Aklınız, fikriniz ve mantığınızla vicdanınızın el verdiği ölçüde…


