--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Oh ne ala, mualla…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Yaz ortalarında bir seçim yapılmıştı. Geleceğe yönelik büyük beklenti içindekiler,  hükümetin kurulamaması üzerine bu seçimin neticelerini sıfırlayıp sandıkbaşı görevini tekrarlama kararını aldılar…

Toz olup leke bırakabilir vehmiyle rüzgar güllerine kadar hükümete yönelik sazlı sözlü tenkitlere karşı kılıç kalemli dostlarımız dahi, bu tekrarlama sürecinde AKP’yi aday tesbitinde dikkatli olmaya çağırıyorlar…

Partilerin aday tesbitinde birinci seçmenlerden istenilen kılı kırk yarıcılıkla murat edilen nedir?...

Bu hususu, kişiye özgüllüğünden ötürü bilemem. Lakin birinci seçmenlerin mebus adayı tesbitinde kendi açımdan dikkat etmelerini istediklerimi şuracığa derkenar edivereyim…

7 haziranda seçimler yapıldı, birinci seçmenlerin tesbit ettikleri adayların büyükçe kısmı ikinci seçmenler tarafından onaylanınca, bunlar mebus statüsüne kavuştular…

Çok şükür Meclis-i Mebusan, 7 hazirandan bu yana bir gün olsun millet için toplanmadı. Kasım ayına da daha iki ay var ve Allah izin verirse, bu süreyle de birlikte mebuslarımız beş-altı aylık maaş ve ödeneklerini hiç çalışmadan almış olacaklar…

Ayrıca, yetmezlik problemi olanlar, bu engeli aşarak  emekliler kervanına da katılabilecekler… 

Tabii şimdi diğerleri gibi, AKP de oturacak ve her hangi bir hizmete koşalanmamış 7 haziran mebuslarının bir kısmını paralelciydiler, izcilere yakınlık gösterme veya tuzcularla aynı pazarda tezgah açma iddia ve sıfatlamasıyla, listelere almayacaklar…

Partilerin mebus adayı tesbitinde, milletin önüne  sürülecek isimler için dikkatli olunmasını istediğim kör noktaya gelelim...

1 kasım seçimlerinde mazbatalarından olacak bu günün bir kısım mebuslarının hiç terlemeden almış olacakları maaş ve ödenekler, milletçe helal edilmeli midir edilmemeli mi?...

Resmisiyle birlikte gayriresmi tüm AKP’liler bilirler ve bilmeyenlere de öğreterek talim ettirdikleri bir ders vardır…

Çalışanların haklarını (çalıştırdıklarınızın da tabii), hak edişlerini, maaş ve harcırahlarını terleri kurumadan ödeyiniz”…

Şimdi hem millete böyle genel ahlak ve iktisat dersleri  vereceksiniz, sonra da tam tersine hareketle, terlememişlere ter bedeli ödeyeceksiniz, hem de başkasının kesesinden…

Diğer partiler beni ilgilendirmiyor. Onlar ne yaparlarsa yaparlar, Ayet ve hadis-i şeriflere vuramam, zira vurdurtmazlar. Laik zeminde buna cevaz yoktur…

Amma AKP’li dostlarımız, genel kanaate ve inanışa ve dahi kabule göre ayet ve hadis’çi… Yeni meclis için aday tesbitinde bu noktaya dikkat etmeli ve bu terlememişlere ödenen ter bedelini tek celsede geri alabilecek yürek sahiplerini listelemeli…

Tabii benim kendi hak ve hukukumu savunmaya yönelik bu görüşlerime karşı çıkacaklar ve çalışmaksızın alınacak maaşların, “laik düzen demokrasisinin kanunlarına uygun olarak ödenmiştir ve meşruiyetinden ötürü de analarının ak sütü gibi helaldir” fetvasını verecekler…

1 kasım seçimleri de 7 hazirana benzer bir netice doğurursa, deyme ter dökmeden aylık alanların keyfine…

En kısasından üç beş ay daha, gel keyfim gel..

 Valla efendim ben orasını burasını anlamam. Emekli maaşlarımıza yapılan, daha doğrusu gelecek yıl yapılacak olan zam, yüzde dört mü, beş miydi ne?. Daha şimdiden temmuz-ağustos-eylül aylarını kapsayan üç aylığım eylül başında SIFIRLANDI…

Trafik lambalarında mendil satsam ayıp olur mu, ne dersiniz?…

Ben böyle kanunların da, helalleşmenin de içine yapabilmeliyim. Yoksa koyver demokrasinin kıçına, rahvan gitsin… 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle