Kurban yazısı…
Bayrama henüz tam iki haftalık zaman var. Yayınlanacağı günü geldiğinde belki mevsimi geçmiş olabilir. Bu itibarla vaktinden evvel turfandalık niyetiyle yazıyoruz…
Beş-altı yıldır kurbanlarımızı dahilde ve hariçte kesicilik yapan derneklere vekaleten havale ettik. Okuyup dinleyerek öğrendiğimize göre mükellef kişi, kestiği-kestirdiği kurbanlık hayvanına ödediği para ile aynı ağırlıkta kasaba ödeyeceği et bedeli arasında mukayeseye kalkışırsa, ibadeti sakıt oluyor…
Memleketimizde ne sosyal, ne iktisadi ve ne de pazar ahlakında, ayrıca dini anlama, kavrama ve pratiklerinin uygulama zemininde de üzerinde söz edilebilir bir disiplin kalmamıştır. Tutan tuttuğunu besmelesiz ve salavatsız götürmede, insanlar ve kullar adeta birbirleriyle yarışıyor…
Kurban Bayramı’na tekaddüm eden günler yaklaştıkça kısmen yardıma ihtiyacı olanlara destek, ya da durumdan vazife çıkarıp üç beş kuruş toparlamak isteyen gerçek ve tüzel kişilikler, hizmet pazarına dökülüveriyorlar…
Belediyeler olarak devlet, bu amaçla kesimhaneler kuruyor ve buralardaki hizmetlerini, büyükbaş- küçükbaş kesimleri için ayrı ayrı fiyatlıyorsa da, dernekler ve hizmet şirketlerine karışmıyor...
Karışmayınca da yardım dernekleri ya da şirketleri birbirleriyle rekabet edercesine büyük ve küçükbaş hizmet fiyatlarını kurbanlıklarıyla birlikte Türkiye içinde ve mesafelerine göre de Türkiye dışı için, ayrı ayrı tesbit ederek potansiyel müşterilerine duyuruyorlar…
Her bir şirketin hizmet ücretiyle kurbanlığının birlikte satış fiyatları birbirlerinden inanılmaz derecede çok farklı…
•
Bilinen bir gerçektir. Devlet ihalelerinde ekseriya düşük fiyat verenler kazanıyor, kazandırılıyor. Sonra deniz kumu, eksik demir, bayat çimento, yetersiz temel, ince veya etkisiz yalıtım…
Üç yıla varmadan yeni yapılan köprü veya bina yıkılıveriyor…
Kurban ibadetine hizmet şirketleri arasındaki bu fahiş fiyat farkları, ister istemez insana düşük teklife heba edilen kamu binalarını hatırlatıyor…
Serbest ibadet pazarından üç kuruş düşük fiyat uğruna heba olup gider mi buralarda eda edilen kurban ibadetleri de?…
•
Devleti, pazara müdahaleden koparan serbest pazarcı Milton Friedman’ın izinden giden Reagan ve Teatcher’lere tükenmez bir aşkla bağlanan bizim Demirel, Özal ve Ecevit’lerimizin eseri olan ibadet pazarındaki bu başıbozukluğa bir çare aranması gerekmez mi?
Şunu sormak istiyorum…
Tekkeler, tarikatlar, esnaf dernekleri, Mehmetçik ocakları ve yarı resmi devlet kurumlarının birbirleriyle rekabet edercesine ve de insanı şüpheye düşürecek derecedeki fiyatları çok farklı tekliflerle üstlendikleri bu hizmet işlerine, Müslümanlıkta ve İslam’da cevaz var mıdır?...
Cübbeli Hocayı hesaba katmıyorum…
Emek sahibinin helalinden, demir dövüp ter dökerek helalinden kazandığı ve ayrılıncaya kadar işverenin uhdesinde tutulması kanuni bir mecburiyet olan KIDEM TAZMİNATINA din adına HAYIR çeken bir kişiyi, hesaba katamazdım…


