İllizyonizm…
Yıllar önce ismini “Hudiny” diye işitmiştim, belki yanılıyor da olabilirim. Okkos bokkos yaptığında akla hayale gelmiyecek numaraları, efsunladığı insanlara gerçekmiş gibi gösteriyormuş. İllizyonizm, tek yönlü olmasa gerek. Samanı paraya çevirmek gibi, parayı samanlaştırmak da, bunlar için mümkün… Tabii hayalen, hokkabazca…
Her neyse. ‘Haziran seçimlerinden sonra’, söylendiğine göre Türkiye’yi kan götürüyormuş. Hemen her gün üçer beşer asker ve polis silahlı saldırılar sonucu hayatını kaybediyor, sağın solun kalabalık noktalarında canlı dinamitlerin intiharı da, onlarca canı kadavraya çeviriyormuş...
Politikacılarla birlikte sıradan ahali de bu keşmekeşlikten yaka silkmeye başlayınca, almış siyasi partileri bir telaş. Demişler ki bunlar;
Devlet, bütün müesseseleriyle birlikte millet için vardır. Bizler de mensubu bulunduğumuz Meclis itibarıyle bir kurumu temsil ediyor isek, hep beraber oturalım ve;
“Toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerini araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin bir önerge verelim…”
Ve de vermişler…
Geçen Çarşamba günü Meclis-i Mebusan bir güzel toplanmış. Terörün nereden, niçin ve ne zaman ve dahi kimler tarafından fişeklendiğini araştırıcı bir uzman komisyon kurmak için yapılan ön hazırlıklar faslından, taraflar arasında başlamış bir itişme kakışmalı karşılıklı suçlamalar…
Mebuslarının ağzıyla politika partileri birbirlerini suçlarken, birileri de kalkmış “hepimiz gerillaya kurban” serenadını yorumlamaya. Bazıları biraz daha cesurca davranarak eğriye eğri fehvasınca, Ulusal güvenlik zafiyetinden bahsetmiş, önümüzdeki seçimlerde aday gösterilmeme riskini göğüslercesine…
Neticede, seçim sonunda üç aylık maaşlarını peşin peşin alan mebuslarımız, üç dört saatlik bu toplantı neticesi, asgari ücretlinin kaynağında kesilen vergilerinin önemli bir payı bulunan maaşlarını helalinden hak ederek, toplantının amacında belirlenen karar safhasına gelmişler…
Mebuslarımız, terörle ilgili derinlemesine ileri boyutlu bir kaynak, sebep ve araç gereç araştırması için yetkili bir komisyon kurulmasına gerek olmadığı düşüncesini birlikte paylaşıp, gönül huzuruyla evlerine dağılmışlar…
•
Bendeniz efendim, terör merör, ortalığın kan gölüne dönüştüğüne dair yapılan yaygaralara inanmıyorum. Bunların hepsi yalan. İşin içine “Hudiny” karışmış sanki ki, mebuslarımız da inanmamışlar…
İnanmıyorlar, çünkü hiç birinin canı yanmadı…
Hiç değilse ciğerparelerinin ardından bir tanecik bakan ve birkaç da mebus efendi ‘vatan sağ olsun’ demiş ya da diyebilmiş olsaydı, işte o zaman gerçek ortaya çıkardı...


