--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Faiz, faiz, sen her kapıyı açarsın!...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Bizim mahallede iktisat felsefesi ne düzeydedir, öğrenebilmek için zaman zaman umur görmüş kimi ilim irfan sahibi efendiden dostlarla dereden tepeye sohbet kaynatırız. Merak ve şüphelerimden kurtulmak için faydalı bir fırsat oluşturur bu kaynatmalar…

Geçenlerdeki son  sohbetimizde  beni hayretler içinde bırakan şu oldu. Faiz, sanki biyolojik hayata canlılık veren dört ana unsura ilaveten onsuz olmaz beşinci bir unsurmuş gibi algılanıyor, mahallemizde…

Şaşırıp kalmıştım… 

Mutfak eşyasıyla yatak çarşafı yenileme ihtiyaçları konusunda bankalardan destek aranmasını akıl baliğ ebeveynlerin çocukluğuna versem de, malikane edinmek için  banka desteğinden istifadeye tevessül, hele hele ayni cinsler  arasındaki günah-ı kebairden sayılan karı-kocalık pisliğiyle “Güzel ahlaka” saldırıların yoğunlaştığı şu son zamanlarda, topyekün helakımıza, Allah-ü Alem,  gün sayılıyor, gibime geldi…

Birinci ağızdan duyup işittiğime göre kimi akil dostlarımız ufak bir tamir tadilat sonunda denize nazır malikanesine tiko para, birbuçuk milyon dolara müşteri arıyorlar…

Hayırlı müşteriler…

Tabii, bizim gibi ufaklıklardan başka ne beklenir ki, temenni olarak…

Bu arada zat-ı muhterem dostumuz, yeni yerleşim alanlarının birinde kamu-özel sektör ortaklığıyla “haza beyazlar” için düşünülmüş geniş ve yaylak ultra lüks malikanelerden üç trilyonluk bir projeye de, alıcı sıfatıyla sipariş imzasını koymuş…

İki günü eşit geçirmenin hüsranlık  olacağı düşüncesiyle olsa gerek… 

Satışa çıkardığı fakirhanesinden gelecek parayı peşin olarak buraya yatıracak ve gerisini de, İslami bankalardan alacağı destekle kapatacakmış…

Para ile ilgili konuşmalardan hiç hoşlanmayan bir karaktere sahip olsam da, dostumun saygınlığından, sohbetin benim için faydalı ve yararlı olacağını düşünerek devam ettim…

Hilalli bankaların tasarruf mevduatları da, amma beş kuruşluk amma beşyüzbinlik, sigorta kapsamına alındığına göre, bunların diğerleriyle aralarında fark kalmamıştı. Bu itibarla, buralardan alınacak kredilere de, ayni mayanın hamuru olacağından, behemehal faiz bulaşacaktı. Faizle haşır neşir olmak bizlere yakışmazken, nasıl olacaktı bu desteklenme işi…   

Dostumuzun anlatımına göre gayet basit ve şöyle…

Siz bir mal alacaksınız, peşin fiyatı bilfarz beşyüz lira, taksitle  altıyüz…

Çift fiyat söylendiği için ve aradaki yüz liralık gecikme kirasının da faiz olacağını hesap ederek, buradan vaz geçiyor ve  faizsiz dediğiniz hilalli bankaya gidiyorsunuz…

Banka, o malı gidip satıcısından beşyüze alıyor ve üzerine kendi ticari karını koyarak aylık cüzi ödemeler karşılığında yine altıyüz lira bedelle size satıyor. Çift fiyat söylenmediği için bu farkın temizliğine iman ediyorsunuz ve masa ve sandalyanızı, buzdolabı ve çamaşır makinasını,  otomobil veya traktörünüzü, hatta ve hatta, başınızın sokulu olduğu şahane bir malikaneye sahip olmanıza ve sığınacak bir dam altına da acil ihtiyacınızın bulunmamasına rağmen, beyaz vatandaşlar mahallesinde kendinize ayrıcalıklı bir pozisyon sağlayacak yatırımınızın temizliğine, faizden arınık olduğuna hükmederek, helal sertifikalı emval sahibi oluyorsunuz…

Anlaşılan, güçlü kuvvetli ehli secde’nin de faiz pisliğinden, yakasını kurtarmaya arzu ve isteği pek yok gibi. Belki de şartların zorlamasından. İşi biraz ciddi tutan fukara takımının da, güç yetirememesinden, eli mahkum..…

Valla, benim canım cicim meydanda. Efendiler, beyler, alimler ve soylular dünyasında cürmüm kadar yer kaplıyorum. Sakalım da yok bundan ötürü şaşkınlığıma kimseleri inandıramam. İnşallah, yarın helak anı geldiğinde, helak olma sebebinin, yol yordam bilenlerin sapkınlığına karşı sessiz kalmışlığım olmasın, dua ediyorum…       

Aklı başında büyüklerimizin narına, yakma beni Allah’ım…

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle