--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Engelliler günü...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

 “Deliye her gün bayram” derler. Deli işte bu...

  Elindeki değerleri emek sarf ederek almadığı için kıymetini bilemiyor ve israf rüzgarına kaptırıp gidiyor...

     Anneler günü” de, alın teriyle kazanılmadığından, sıpıtıp atılıveren değerlerden bir değer. Hem de kutsal değerlere bir başka örnek...

     Engelliler günü”nün cemaziyelevvelini bilmiyorum. Delinin birinin kuyuya attığı taşların gümbürtüsünde metalaştırılan kutsal emeğin artığı olmadığı kesin... 

     Amma, “anneler günü” öyle değil. Son yıllarda bu “yapma deyim”in,anneliğin istismarıyla aynı kapıya yönelişi gizlenemez hal alınca, bundan ayıp ve utanç duyanlarca isim değişikliğine uğradı...

 Alışveriş festivalleri!..

İzmirli engelliler, söz konusu bu ayıplı güne karşı protesto gösterisi düzenlemişler. Sözde bu özel günün kendisine değil, anlamsızlığına, kuruluğuna ve engelli vatandaşların dalkavukluğuna alet edilmesine ve dahi, bu günü bir festival haline getirip, siyaseten üzerinden rant sağlanmasına...

     Amma kerim devlet!, kulaklardaki işitme cihazlarını, medeniyetin ilk simgelerinden sayılan tekerleklerin üzerine akuple sandalyaları, tabii afetler ya da kazaların eseri meydana gelen sekellerden ötürü engelli vatandaşlarımızın normal fonksiyonlarını ifa edemiyen kas ve eklemlerine bağladıkları yürüme ve tutunup güç alma cihazlarını ve bastonlarını ateşli silah sayan kerim devlet!, elindeki polis gücüyle bu haklı gösteriye şiddetle karşı çıkmış...     

Gezi olayları, ilk ağızda Taksim Parkı’dan üç beş ağacın kesileceği söylendisine karşı protesto hareketi olarak başlamıştı. Hemen bir gün içinde üzerlerine yapıştırılan matbu metinlerindeki önemsiz nüanslarla herkesin elinde birer dövizle meşru iktidara karşı istemüzüüük kalkışmasına dönüştü...

Haklı olarak denildi ki, organize bir kötü niyet gösterisi...

Oysa, acaba mıydı, hainlik gösterisi miydi, isyan kalkışması mıydı, ilk ağzı itibarıyle?..

Bu kez de İzmir’de engellilerin kendilerine tahsis edilen yürüme parkuru olarak kullandıkları kaldırımlarını ellerinden alıp işgal eden şehrin otomobil sahibi saygısız hemşehrileriyle, trafikten sorumlu kamu bürokrasisini görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle protesto ederken görülüyor ki, bunların da ellerinde birirleriyle aynı maealde dövizler...

Kabaca bakıldığında haklı olarak denilebilir ki, 

Fırsat kollayıcı çapulcu takımlarının hazırladığı organize hainane kalkışma...

Acaba öyle midir?..

Daha yenilerdeki iki üç aylık mesele. Şişli Belediye Sarayı’ndan Darülaceze’ye doğru çok büyük paralar sarf ederek kaldırım yenileştirilmesine başlandı... 

Güzelim yaya yolu, tam da büyük özel bir zincir hastanesinin önlerinde, otopark olarak kullanılıyor. Kaldırımın zemini ise kırık dökük...

Yayaların yapabilecekleri tek iş, ana caddeye inerek, hem de ambulans da beklemeksizin, koldan bacaktan olmak... 

Medenileşmeksizin engellileşmek...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle