--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Düyunlu günler ve yılbaşları…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Yaşları ellilerin altında kalanlar pek hatırlamayabilir. Senede iki yılbaşımız olurdu. Birisi, hakkında epeyi konuştuğumuz miladi yılbaşı, diğeri de devletin borç yönetiminde muhasebe kayıtlarının tutulduğu, mali yılbaşısı

   Miladi yılbaşı, halen olduğu gibi tepeden devrimin cari baskı aracı olarak kullanılır ve kendine has ritüelleriyle kutsanırdı. Şehir ve kasabalarda görevli devlet ricali, bölgenin her yönden gelişmiş kabul edilen protokol zevatıyla birlikte, kamu kaynaklarıyla finanse edilen danslı ve kadehli gece toplantılarına katılır ve medenileşmenin mutluluğunu yaşardılar…

   Bu tarz-ı hayata muhalefet etmek siyasi suç sayıldığından, vasat halk, yılbaşları hakkında pek uluorta konuşmazdı. Kendi aile çevrelerinde bir araya gelerek kestane kebap seanslarıyla paçayı kurtarmaya bakardı…

O demlerde sadece vakt-i saatlerinde kullanılmasına izin verilen cami ve mescidlerde düzenlenen toplu mevlüdler yavaştan yavaşa özel mülklere doğru yayılınca, toplumun suskunluğu da biraz hafifledi…

Kestane kebap seanslarını, düşük dozdan da olsa, Hristiyani ayinlere benzetmeler başladı... Derken diller çözülürken sıra geldi, Protestan Amerikalının tanrıya şükür hindisinin kasap çengellerinden indirilmesine. Burada da epeyi başarılı olundu. Hiç değilse satışa çıkarılan canlı hindilerin sokak aralarında dolaştırılması son buldu…

Mali yılbaşlarının tepeden devrimle siyaseten pek ilgisi yoktu. Sadece devletten alacağı olanları ilgilendirdiğinden, mart başına kadar devlet şahinleşmeye bakar, alacaklı vatandaş da, güvercinlikten kurtulmaya uğraşırdı. Kurtulamayınca da vatandaşın devletten alacağı DÜYUNA kalır ve sonunda da avucunu yalardı…

Şimdi, iki yılbaşı arasında zaman farkı yok. Cebri siyasi yılbaşları, eski fonksiyonlarının yanında ekonomik hayatta piyasanın kümülatif para hareketlerinin yönlendirilmesinde maymuncuk olarak kullanılıyor. Genel ve mahalli idarelerin bütçeleriyle aynı zaman dilimine oturduğundan, maaş ve ücretler, vergi ve harçlar, içki ve sigara fiyatları, uçak biletlerinden abdeshane giriş ücretlerine kadar paranın transfer hareketleri, istenilmese de siyasete bulaşıyor...

Şimdilerde iki yılbaşının dar alanda sıkışıp kalması sonucu bakıyorsunuz, ikibinler, üç ve beş binlerle açılan asgari ücret borsası bin dört yüz’le kapanırken, akaryakıt fiyatlarının üst üste zamlanması evdeki hesapları çarşıda bozguna uğratıyor…

Bir yanda özel sektörün protestani yılbaşı programları, diğer yanda eskilere nisbet haylice açılmış dudakların “imanınızdan olmayınız” uyarıları birbirlerine karışıyor…

Bu arada emekli vatandaşlarımıza, sertifikası belirsiz hediyeli maaş müjdeleri de cabadan…

Hepsi iç içe… 

Bu yıl da, Eminönü - Mısırçarşısı özerk bölgesidiğerleri gibi, kadim yılbaşlarından bir yenisini daha yaşadı…

Mısırçarşısı ekonomisi, 15 Temmuz aşkına bayraklarla süslenmiş meydana bakan dükkanlarında bacaklarından astıkları tüyleri yolunmuş thangsgiving hindileriyle vasat halkı demokrasi şenlikleri için Taksim’e çağırırken, hocaefendilerimiz de, görevlerinden sayıp etkili de olacağını umarak,

Haykırdılar,

Yaklaşman, Uzak durunnn!.. 

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle