Darbecilikte yaş faktörü...
Evren paşa, seksenli yılların başlarındayken, meslek hayatı kerterizinden ömrünün son baharını yaşıyordu, arkadaşları da ha keza…
Ayrıca, gerçekleştirdikleri darbe veya coup’un gerekçesinde, bundan ötürü, bir nisbet tutarlılık mevcuttu…
Kapitalistik sermayenin, askerler de dahil, hile ve desiseyle millete zorla yedirdiği tüketime kurgulu hayat standardı üzerinden planlanmıştı, bunların 12 Eylül’leri…
Nerede görülmüştü gazino baş garsonlarının tip (bahşiş) gelirleri, Genelkurmay Başkanlarının aylıklarını sollaması… Bu itibarla, kalkıştıkları military coup’a halk nezdinde kabul edilebilirlik sağlayacak altyapı gerekçesini, tüm teferruatını kılı kırk yarıcı bir ihtimamla dikkatle hazırlamak için, uzun boylu sabırlı davranarak epeyi zaman harcadılar…
Neticede öylesine bereketli helvaya dönüştürmüşler ki, zamanın koruklarını, bunca yıldır yememize rağmen, bir türlü bitiremedik…
Ve biliyorsunuzdur, (asmayalım da besleyelim mi?) gerekçesine dayalı olanlar hariç, tek damla kan dökmedikleri gibi, döktürmediler de…
¥
Kenan Evren kentetinin planlamaya dayalı uzun soluklu hazırlıklarının güdümünde giriştikleri vatanın kurtarılması harekatının(!), hiyerarşi çizgisinin dışına taşırılmaması için aceleci genç takımlara aktif harekette pek yer vermediler…
15 Temmuz kalkışmasıysa, Evren Beşlisine nisbet jön takımının işiydi. Gençlik aculiyetinden olacak, bir yandan kan dökülürken, diğer yandan da emekleri boşa gitti…
¥
Fetullah terör örgütü ismi veriliyor devlet yapısına hulul eden beşeri parazite…
Örgüt isminin yavaştan yavaşa telaffuza başlandığı ilk zamanlarda, her nedense, pek ihtimal vermiyordum Fetullah Beyin peşine takılan cemaat unsurlarının, sonu vatan hainliğine açık kumpaslara düşebileceklerine…
Lakin, iktisadi darlık ve geçim zorluklarından ötürü, Osmanlı tabiriyle suhte adı verilen binlerce medrese talebesinin birleşerek kendi çıkarlarının peşinde kalkıştıkları isyanlarına bakılınca; günümüz iktisadi zorlamalarının, Fetullah Beyin kafalarında akıl bırakmadığı her sınıftan modern ve çağdaş tatkipçisi binlerce suhte bozuntusunun teröristliği de, olabilir gibi görünüyormuş, meğer…
¥
Kapitalist, kapitalizmin aktif ve etkin aktörü olup, her türlü beşeri değeri, maddi ve manevi niteliklerine aldırmayıp metalaştıran pazarlamacıdır. Aslına bakarsanız hükümetin de maalesef piyasada bir değer taşımadığı ortaya çıkan 1300’lük asgari ücretinin vasat insan cephesinde yaralara merhem olamayışı da, kapitalistin bu mutlak egemenliğindendir…
Dokumacı, ara ütücü veya fordizmin üretim bandlarında çalışan işçiler gibi, askeriyenin rütbeli çalışanları da, kapitalizmin siyaseten ve de maalesef hukuken, takdise zorlandığımız bu saldırgan egemenliğinden müşteki idiler…
Halktan bir parça olan bu rütbeli askerler de, sıradan halkın vasat insanı gibi ne kadar para ile doyurulursa doyurulsun, bunlar yine de açtır ve her yönünden ihtiyaç içinde kıvranırlar…
Zira cari iktisadi sistem, ihtiyaçları sonsuz ve sınırsız kılmıştır bir kez. Kaynaklar ise, devletin elindeki bütçe olarak kaynaklar ise, kısıtlı ve sınırlı…
¥
Fetullah Beyin harbiye eğitimini almış bu suhteleri de, Osmanlı’nın medrese eskisi suhteleri gibi çıkarları peşinde ayaklanırken ellerine silah alacaklardı…
Ve almışlar da işte…
Ne çare ki, tecrübesizlik ve gençliklerindendolayı, vartayı atlatamadılar…
Yahu insan, böylesi tehlikeli bir maceraya atılırken, koruğu helvalaştıran Kenan Evren’esırtını döner mi?..
¥
1950’den bu yana her on yılda bir nükseden bastırılmış eko-epidemik salgının bu son versiyonu, biraz gecikmeli olageldi. Gerekçesi daha henüz dillendirilmemiş olsa da, diğerlerinin ortak tepkilerine benzer bir nitelikten yoksun. Kemalizm ideolojisine sırt dönenlerin memleketi uçurumun başına sürüklemişliği gibisinden bir masal okuyanı da yok…
Peki, sebep ne idi, dinin elden gidiş safsatası mı?..
Yoksa, hükümetin icraatlarını savunmak isteyen yetkili yetkisiz tüm ağzı laf edenlerin, ödenecek sosyal faturalarından habersiz oldukları duble yollar, köprüler ve körfez laflarına karşı, laik iç dünyalarında kabaran ve kabaracağı olası bıkkınlıkları mı?
Bu kalkışma, iştirakçilerinin kendi aralarındaki nihai hesaplaşmayı tehir ettikleri yalancı suhtelerle yerli laiklerin bastırılması imkansız dünyevi ihtiraslarının eseri olmalıydı…
Bu kadar basit ve bu denli çirkin ve pis idi.
Hepimize ders olsun…


