--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çanakkale-Gelibolu Afyon-Kütahya…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Belediyeler kültür gezileri için hemşehrilerine tarih vermekte zorlanıyorlar. Çanakkale- Gelibolu için yoğun talep karşısında kaldıklarında, talepkarların tarih tercihlerine yeterli ve tatmin edici karşılık veremiyorlar...

Afyon-Kütahya istikametinde sıkıntıları yok. Zira ne kendileri bu yöndeki vatan topraklarının ziyaretini fazlasıyla değer görüyorlar, ne de  gezip tozmaya meraklı halk, Çanakkale-Gelibolu’dan öte Anadolu’yu siyaseten ve hamaseten pek önemsiyor.…

TV  program ve dizilerindeki  ahlaki sükuta çanak tutan kepazevi suluklara karşı seslendirilen etkisiz itirazlara karşı  Gelibolu sevmez kapitalist sermaye, genellikle şu savunmayı yapıyor…

Ne yapalım, halk bunları istiyor. Bakınız reyting ölçümlerine, tarihi yorumlama kültüründe toplumun ne kratta olduğunu kendi gözlerinizle göreceksiniz”…

Ve öyle de oluyor…

Ellerinde yemek tabağı cesametinde aynalı akıllı telefonlarıyla çevresine hava atarak üstünlük taslayan baylı bayanlı moderen çağdaş halkımız, ciddiyetten hoşlanmıyor…

Mesela İstanbul’da yaşayan Fatihli hemşehriler “Sakarya Şehitliğine” ziyaret turları talep etse, Belediye kalkıp bunlara,

Ulan, Polatlı’nın da görülüp gezilecek nesi varmış” mı diyecek…

Gelibolu-Çanakkale  savaşlarının idol isimleri, Domaniç yaylalarından başlattıkları Hayme Ana-Ertuğrul Baba çizgisinden geliyorlar. Bunların çocukları devletimizi kurduklarında, referans olarak İslam”ı seçmişlerdi…

Referans değişimi fiilen Zübeyde Ana-Alirıza Baba çizgisinin 19 Mayıs’ı ile başlıyor. Bu çizgi, bir yandan egemenliğin ilahi güçten alınarak, beşeri akla transferine çalışırken, diğer yandan da bu değişim hareketini topyekun kendi güç ve kontrolüne almak isteyen yedi düvelin, Hayme Ana- Ertuğrul Baba nesline karşı yürüttüğü soy kırımına karşı ölümcül bir savaşla uğraşıyordu…

Büyük taarruzlar, Dumlupınar’lar, Sakarya’lar, Dokuz Eylül’ler vs, vs, gibi…

Osmanlı’nın uğraşısı  kuruluş  amaçlı idi. Cumhuriyet’inkisiyse, kurtuluş amaçlı…

Amaçlardaki farklılık araçlara sıçradığında görüldü ki, ilkindeki Şeriat, restorasyon döneminde laikliğe çevrilecek. Toprakları süsleyen gubbe altlarının dinginliği, üzerlerini toz duman kaplamış fiziki materyallerin depolama gürültüleriyle yok ediliyor…

Erken Cumhuriyet’in,  Hayme Ana neslinin kuruluş felsefesine kontra sertlikleri,  Zübeyde Ana çizgisinin “kurtuluş cabalarının önemini törpülediğinde” fıtraten muhafazakar halkı, Çanakkale-Gelibolu çizgisini Afyon- Kütahya çizgisinin üzerine çıkartmaya zorladı…

Halkın bu doğal tercih ve öz savunma eğilimini kendileri için sandık rantına dönüştürmek isteyen siyaset de, belediyeleri eliyle ücretsiz Bursa-Edirne-Gelibolu  gezi turlarına ağırlık verir oldu…

Şöyle  düşünsek nasıl olur dersiniz, hata mı etmiş, dinden imandan çıkmış mı oluruz?...

Sakaryalar, Dumlupınarlarla dokuz eylüller olmasaydı Gelibolu-Çanakkale’nin bir kıymeti kalır mıydı?...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle