--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bilmeksizin...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Cemiyet hayatında bilmeksizin yapılan hatalar hoşgörü ve af ile karşılanır. İşleyenin çocukluğuna verilir, cahilliğiyle tecrübesizliğine bağlanırsa da, pozitif hukukta bilmemenin yeri yoktur...

Numan Kurtulmuş, çocukluk çağını atlatmış, çeşitli mektep ve medreselerde kıymetli desiamların önünde diz çöktükten sonra, cahillerle müptedilere ders verecek ilim ve irfan sahibi bir hoca olmuş. Politikaya atılmış ve birkaç siyasi partinin tepe noktalarındaki tecrübe yüküyle de, AKP’nin başbakan yardımcılığına buyur edilmiş...

İhracatçılar derneği tarafından düzenlenen “sektör yıldızlarına” ödül verme törenine davet edilince, son tahlilde memleket ve bütçe hayrına gördüğü bu davete icabet ederek, ödülü verenlerle hak edenlerin birlikte yer aldığı bir fotoğraf karesinde yer almış...

Sonra da demiş ki, kimlere ödül vereceğimizi bildirmemişlerdi, bilseydim, aynı karede yer almazdım...

Tuhaf...

Çocukluğumdan hatırlarım, Bursa’nın tarihi belediye binasının hemen üst tarafında olup ve bahçesinde ‘Sayın Bursa Valisinin himayelerinde’ tertiplendiği ilan edilen beyaz Bursalılara has ‘garden partilerin’ düzenlendiği Dağcılık Klübü yer almaktaydı...

Devletin, lehdarı beyaz vatandaşlara özgü eğlence ağırlıklı moral toplantıları...

Zamanla birlikte devir değişti, devletin lehdarı beyazlar, İzmir İktisat Kongresiyle meydan bulan ‘aferizmin’ dar kalıbını  çatlatarak kalkınma ekonomisinin değişik sektörleri üzerinde yayıldı ...

Bu yayılmayı takiben çocukluk günlerimin eğlence ağırlıklı moral toplantıları, 12 Eylül paşalarının himayelerinde ödüllendirmeye layık hizmet ağırlıklı moral toplantılarına çevrilerek, televizyon ekranlarına taşındı. Akşamları aksatılmadan kendi hatırını devlete saydırtan beyaz Türklerden birkaçının asker vakıflarıyla bütçeye hibe desteklerinin ödüllendirilmesi moda halini aldı...

Alkışları ve madalyaları kendinden menkul plaketli  modanın son tahlildeki neticesi, iktisadi yıkım krizi oldu ve millet, çaresizlikle ayağı yanmış kediler misali, can havliyle AKP’nin kollarına atıldı...

Reza bey ihracatçıymış. Hayali ihracatın kutsal kitabının yazıldığı Türkiye’de ihracat işleriyle uğraşmak çok riskli. Bu riskten ötürü Reza Zarrap’ın bir devlet bakanına  ederinin 700.000 lira olduğu söylenen bir kol saati hediye etmesi, hakkında çeşitli söylentilere sebep oldu. Hükümet de, Reza’nın, kendi söylemi olan, devletin cari açığından milyonlarını tek başına kapatmışlığına her halde bir cemile olsun için, pek kulak asmadı...

Sayısız hizmetlerinden ötürü bir başkasının da, söylentilere göre, Kur’an ayetleri ile saygısızca şaka yapılması, bilmeksizin yaptığı kanaatine varılmışlığından olsa gerek, kaale alan olmadı...

 Neticede olan bana oldu...

Devlet, benim emekli maaşıma daha ödeme günü bile gelmeden üç liralık ‘Reçete katılım payı’ cezası kesti...

Kemiyetine boş versem de, keyfiyette urgan boynuma dolandı...

Bir adet 100 mg. Coraspin, fiyatı 2,04 lira imiş. İki kutu da 50mg. Beloc zok, 4,67 liradan. İlaçların toplam tutarı 11 lira 38 kuruş imiş...

Maaşımdan kesilecek (1 Temmuz 2015’de) ilaç katılım payı 1 lira 11 kuruş. İki kutu Beloc zok için fiyat farkı beş lira sekiz kuruş!..

Maaş günüm geldiğinde nafakamdan kesilecek  REÇETE KATILIM PAYI TUTARI da, tam üç lira!..

Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, hiç sanmam ki bu çok bilinmezli sosyal desteğin yazılımını bilsin. Bilmiyordur mutlaka. Bilmediği için, benim yanımda değil... 

Bu reçete katılım payı talebini ana ve avradıma küfredilmiş gibi algılıyorum...

Hiç değilse, bu biline...

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle