--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

15 Temmuz üzerine...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

15 Temmuz, tanım ve kaba ifadesiyle sıradan bir gün. Ait olduğu yıl itibariyle de 2016...

Bu günü, siyasi hayatımızdaki yeri ve önemi itibariyle ele aldığımızda, başarısız bir isyan girişimiyle ilgili karmaşık ve çarpık ilişkiler yumağı karşımıza çıkar...

İsyan girişiminin başarısızlığı, behemehâl kendisini köstekleyen bir karşı koyucunun varlığını gündeme getirir...

Bu durumda 15 Temmuz, ancak zıddıyla belirginleşir ve karşıtı bir cephenin varlığıyla tarihe not düşürebilir...

Bu cephe de, isyancılara karşı direnirken, bu mücadeleyi kanı ve canı pahasına kazanan, Başçavuş Halis Demir Cephesi...

Bir laf vardır. “Söyleyene değil, söylenene bak” derler. Dolayısıyla aklı başında bir insan yapılana ve yapılmak istenilene bakar...

Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan, eyleminden ziyade inancına bakıldığı için, Belediye Reisliğinin ilk gününden bugünlere dek çaktığı-çaktırdığı bütün çivileri, Kemalizm kumpasında ölçümlediler...

Öncelikle kendisinin önayak olduğu Türkiye’yi başkanlık sistemine götürecek olan anayasa restorasyonuna karşı şeflik rejimiyle fetoterapi akımının karşı çıkışları da, özellikle icranın bütün alanlarındaki aktif Erdoğanları, söz konusu kumpasa vurma alışkanlığının eseridir...

Politika, fırsatlar zuhur ettiğinde anormal kazançlar sağlayan bir meslek olduğundan, politikacılar kendilerine yol açmak için rakiplerini toplumun nefretini mucib sosyal hastalıklarla etiketleyip suçlarlar...

Mesela uçkur düşmanlığı, vatan hainliği, uğursuzluk, komünistlik ve şefçi ağzıyla da, şeriatçılık gibi...

 Restorasyona alınan anayasanın da bir anlamda Erdoğan anayasası niteliğini taşıyor oluşundan, karşıtları bu kez başladılar, HAYIR’ları, 15 Temmuz’un isyan kanadından göstermeye...

Hâlbuki CHP de, Erdoğan anayasasına karşı. Ne var ki, onların sergiledikleri HAYIR, siyasi anlamda hakları olan bir tercih olduğundan, meşru ve hukuki idi.

Hainlik ise, tek boyutlu olarak fetoterapicilerin kanadına düşüyordu...

15 Temmuz, yukarıda da belirttiğimiz gibi çift kanatlıdır...

 Birisi, Halis Demir kanadı, diğeri de ihanetin yatağı...

NOT OLARAK:

Hiç kimsenin pazar harcamalarına adres göstererek karışmam, karışmadım da. Ayrıca, siyasi tercihlerine de. Bir süredir referanduma sevkedilen anayasa tadilatını şekil yönünden biraz tenkitvari üslupla ele almışsak da, okuyucularımızı kendi istikametlerinde etkilemekten hassasiyetle kaçındık...

Fatih’teki işkembe çorbacısında garson sordu, “sirke-sarımsak”!

Kafamı yukarı sallayarak a,ahh, a,ahhh çektim, ukalanın birisiyle dalaşmamak için...

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle