Türkiye’deki tüm mağdurlardan, ABD’deki hainler sorumludur!
Türkiye’de işkence var mı, yok mu, varsa sayısı ne, bilmiyorum.. Bana ulaşan tüm iddiaları, ben ciddi şekilde sorguluyorum.. İşkencenin i’sinin bile olmaması için üzerime düşeni yapıyorum.
Türkiye’de haksız yere işten atılan var mıdır, yok mudur, sayısı nedir bilemem..
Benim vazifem, bildiklerimi kamuoyu ile paylaşmaktır. Yöneticilerin dikkatini çekmektir.. Bunu da yapıyorum...
Türkiye’de haksız yere cezaevinde olan insan sayısı azdır, çoktur, kesin bir şey söylemek mümkün değil..
“Haksız yere tutuklandım” diyen herkesin bilgisini kamuoyu ile paylaştım, durumunu sorguladım.. Üzerimde vebal kalmaması için çırpındım.. Çırpınırım..
Bu konuda üzerimize düşeni yaptıktan sonra..
Yanlış bir şey varsa, sorumlu tutulmayacağımızı ümit ederiz..
Ama..
Ya hainler?..
Yurtdışına kaçan ABD uşağı darbeciler?..
Onlar, burdaki mağduriyetlerden esas sorumlu olanlar değil mi?
Haksız tutuklanan.. Haksız işten atılan.. Haksız yere mahkum olan.. Malına, mülküne haksız olarak el konulan kim var ise..
Bunların uğradıkları tüm mağduriyetlerin sorumluluğu, ABD’ye kaçan, Almanya’ya kaçan hainlerde değil mi?
Niye böyle söylüyorum?
Çünkü bu ahlaksız hainler, yurtdışına kaçmaları yetmiyormuş gibi..
Türkiye’deki idarecileri, hakimleri, savcıları, yetkilileri, FETÖ mensuplarına karşı daha şedit olmaları için tahrik ediyorlar..
“Vatanımıza hainlik ettik.. Özür dileriz” diyeceklerine..
Hainliklerini sürdürüyorlar..
Somut birkaç örnek vereyim..
Hasan Cücük isimli yurtdışına kaçan bir hain var..
Dün bir yandan bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na hakaret ederken..
Bir yandan da..
FETÖ şüphelisi olarak soruşturulan kişilere yapılan muamelelerin haksızlık olduğunu iddia ediyordu..
Bir yandan Başbakan’a hitap ederek, “B.Ö. Adana Ortadoğu Hastanesi’nde sezaryenle bu sabah doğum yaptı. Gözaltı için kapısında bekleniliyor. Annelere bu zulmü yapmayın” diyor..
Hemen 10 saniye sonra..
Aklı sıra ironi yaparak..
“Eyy Obama’nın savcısı; dünyanın en tarafsız yargısı olan Türk mahkemelerinin kabul ettiği bu kapı gibi belgeyi nereye koyacaksınız!!!” diyerek, ABD’nin İran’a yönelik ambargosunun delinmesine yönelik soruşturmadaki gelişmeleri, büyük bir iştahla yazıyor..
Bir yandan, “Cezaevinde 140’ı 1 yaşında, 124’ü 2 yaşında, 117’si 3 yaşında, 77’si 4 yaşında bebek var” diyor..
Türkiye’deki idarecilerin, insanların mağduriyetlerine karşı daha hassas olmalarını istiyor..
Sonrasında ise ahlaksızca, vicdansızca, “Bunu yapanlar Arakan için timsah gözyaşı döküyor!” diyebiliyor..
Pensilvanya’daki liderleri, oturduğu koltuktan kalkmadan, Arakanlı Müslümanlar için iki satırla sözde kurtuluş temennisini dile getirirken..
Suçladıkları Cumhurbaşkanı, eşini, oğlunu Arakan’a yollayıp, mağduriyetler için elini taşın altına koyuyor..
Ama hain FETÖ’cüler, yine hıyanetlikten geri durmuyorlar..
Milletin kurban paralarını zimmetlerine geçirip kurdukları internet sitelerinden “AB defteri kapanırsa ne mi olacak? Görünen köy kılavuz istemez...” başlıklı haberler yaptırıp.. Sonra onu yayıyorlar..
Ardından da bir çocuğun, evinin duvarına çizdiği babasının resmini öpmesini gösteren fotoğrafı yayınlayıp, altına da, “Bu masumun babasını KHK ile ihraç edip sonra tutuklamışlar. Babasına olan hasretini duvara çizdiği resmini öperek gideriyor. Neredesin vicdan?” diye yazıyorlar..
Bu hainlerin hepsine soruyorum..
Sizin vicdanınız nerede?
250 insanı şehit ettiniz..
Hani nerede vicdanınız?..
Karşımıza geçip, “Bu darbe senaryo” diyen insanların, vicdanları olabilir mi?
Sorun sadece Hasan Cücük veya onun gibi birkaç kişi değil..
“En ılımlı” diye düşündüğünüz Abdülhamit Bilici’leri bile, Türkiye’de binlerce insan onların yüzünden cezaevlerinde çürürken, bakın ne diyor:
“Demek ki, 17/25 kumpas değil, yolsuzlukmuş.
Reza Zarrab da hayırsever değil, rüşvetçiymiş!”
Şu kafaya bakın..
O darbe girişiminin üzerinden nerede ise 4 yıl geçti..
Hâlâ bıraktığımız yerde otluyorlar..
Hâlâ 17/25 Aralık’ı, yolsuzluk sanıyorlar.. Veya öyle göstermeye çalışıyorlar..
17/25 Aralık’ı diyelim ki anlayamadınız..
Diyelim ki, sizin de içinize sızan derin bir örgüt yaptı, farkedemediniz..
Behey hainler, 15 Temmuz da mı, kafanıza tokmak gibi inmedi?..
Ki, aklınız başınıza gelmedi?..
15 Temmuz’un üzerinden de, 1 yılı aşkın süre geçti..
Bugün dahi, ABD’nin menfaatleri için yapılan operasyonları, yolsuzluk olarak gösterip, hükümeti devirmeye kalkışmanızı savunuyorsunuz..
17/25 Aralık’ta yapmaya kalkıştığınız darbeyi, elinize yüzünüze bulaştırdınız.
Ondan öncesinde, el üstünde tutulurken..
Şimdi artık, yerlerde sürünüyorsunuz..
Tek sebebi var..
Bu ülkeye ihanet ettiniz..
ABD’nin uşaklığını yaptınız..
ABD’nin ambargosunu delenlere, yolsuzluk isnadında bulunarak iftira attınız..
Cezasını çekiyorsunuz..
Ama yine aklınızı başınıza almamışsınız ki, bir yandan “Bu yapılır mı” diye Türkiye’deki mensuplarınızdan hesap sorulmasına ağlıyorsunuz..
Bir yandan da..
“Geliyor, geliyor.. ABD’de Rıza Sarraf’a açılan davanın ucu, Türkiye’deki yönetime doğru geliyor” diye sevinidirik oluyorsunuz...
Onun için diyorum..
Türkiye’de FETÖ soruşturmaları çerçevesinde, uçan kuşa bile gelen zararın sorumlusu, yurtdışına kaçan bu FETÖ’cülerdir..
Kurban paralarını, zekatları, şantajla toplanan himmetleri ABD’de, Almanya’da, gavur ülkelerinde zıkkımlanan, bu ahlaksız hainlerdir..
•
Yolu bir şekilde FETÖ ile kesişmiş.. Şöyle veya böyle onlarla iş yapmış, ve bugün kendisinden hesap sorulan Türkiye’deki herkese sesleniyorum..
Bildiğiniz her şeyi anlatmak için daha neyi bekliyorsunuz?..
“Birlikte yemek yemiştik.. Birlikte kahve içmiştik. Birlikte namaz kılmıştık” demeden..
Bildiğiniz her şeyi, her ayrıntıyı, teferruat gibi görünen küçük küçük tüm olayları yetkililere niye aktarmıyorsunuz?..
Kimseye iftira etmeyin..
Ama.. İnsanların mağduriyetlerinin son bulması için..
Bu FETÖ’nün tüm kollarının deşifre olmasını sağlayın..
Hastane çıkışı gözaltına alınan annelerin dramlarının bitmesi için, kurban paralarının nasıl zimmete geçirildiğinin tüm delilerini ortaya çıkarın..
Duvara yaptığı babasının resmini öpen, babasını özleyen çocuğun hasretinin bitmesi için.. Zekeriya Öz’lerin, işadamlarına kurdukları kumpasları deşifre edin.. Bu örgütün, topladığı paraları nasıl yurtdışına kaçırdığının somut şahitliğini yapın..
Bilip de, bunları anlatmayan kim var ise..
Tüm mağdurların sorumluluğunu da üstüne almış demektir.







