• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Turkcell’de boykot, Fransa’da ‘aç mı kalacağız’. Gazze’de ise ..!

04 Aralık 2023
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Dünkü Anayasa Mahkemesi’nin düşünce özgürlüğü adı altında, dindarlara kin kusan birisinin davasını kabul etmesine yönelik kararını eleştiren yazıma, bazı okurlarımız ters açıdan yanaşmışlar.

“Müslümanlar dört dörtlük olmalı. Hiçbir eleştiriye mahal bırakmayacak şekilde tedbirlerini almalılardı” demişler.

Eyvallah, doğru söylüyorlar..

Ben aksini savunmadım ki..

“Müslümanlar dalgacılık yapsınlar. Piyasada yaşanılan yanlışlıkların benzerleri, dindar kuruluşlarda da olmasında bence hiçbir sakınca yok” demedim ki..

Dediğim şu:

“Müslümanların kuruluşlarında, seküler kesimdeki cinsel suçların binde biri yaşanıyor. Ama dindar insanların adalette, medyada, siyasetteki eksiklikleri sebebi ile. Binde birlik suç, büyük olay oluyor.. Büyük olay olsun, itiraz etmem. Ama o seküler kesim, kendilerini de pir-ü pak ilan ediyorlar. İşte buna itirazım var.”

Gerçekten de, öyle bir hava oluşturuyorlar ki..

Sanki kendileri dürüst insanlar. Biz dini istismar ederek, her türlü sahtekarlığı yapan insanlarız.

Yok böyle bir şey..

İlkesizlik de onlarda zirve yapıyor..

Çocuk istismarı da onlarda tavan yapıyor..

Kadın hakları da, onların mahallesinde yerlerde sürünüyor..

Dün aktardığım Anayasa Mahkemesi’ne götürülen davanın davacısı üzerinden, buyrun samimiyet testini başlatalım..

Ne yapmıştı, Ozan Güven isimli şahıs?

Ensar Vakfı’nın yetiştirdiği yüzbinlerce, milyonlarca çocuğu görmezden gelip, bir tekil olay üzerinden, hüküm kurmuştu.

Ensar Vakfı’na, öğrencilere aktarılmak üzere bağış yapan Turkcell’i protesto edip, “16 yıllık aboneliğimi iptal ediyorum” demişti..

Böylece öğrendik ki, bu arkadaşta, protesto kültürü gelişmiş..

Öyle mi?

Öyle.

O zaman hodri meydan..

Yıl 2011.. Fransa ateşlenmiş, Türkiye’yi hedef tahtasına koymuş. 

Ermenilere soykırım yapıldığı iftirası üzerinden kararlar alma eşiğinde..

Bir kanun teklifi hazırlanmış, “Ermenilere soykırım yapılmamıştır” demek, suç olarak kabul edilmek isteniyor..

Türkiye’de, Fransa’ya ve Fransız şirketlere protestolar başlıyor..

Turkcell’e protesto uygulayan, seküler arkadaştan ne beklersiniz?.

Milletine böylesine alçakça iftira atan Fransa’ya karşı yürütülen protestoların en başında yer almasını.

Çok beklersiniz..

Fransız yemek şirketi Sodexho, boykot listesine alınmış.. Türkiye’de birçok firma, bu şirketten alımı sonlandırmış.. 

Vatandaşlar protestolarını sürdürüyorlar..

Ama bu muhterem, protestoyla şöyle dalga geçiyor:

“Sodexho, Fransız firmasıymış, nasıl boykot edeceğiz ki, aç mı kalacağım?”

“Turkcell’i protesto nasıl edeceğim. İletişimden mahrum mu kalacağım” diyemeyen beyefendi..

Fransız’ı boykot etmeye sıra gelince, “Aç mı kalacağım” diyor..

Bunlar işte böyledir.. 

Dahasını söyleyeyim..

Toplumun içinde bahane ettikleri pedofili suçu 100 binde bir ise..

Destekledikleri seküler kesimde o suç oranı çok daha yoğun şekilde, 50 binde bir ise..

Protesto etmeye kalkıştıkları vakıfta o suçun oranı bir milyonda birdir..

Ama kendi destekledikleri partilerde, sivil toplum kuruluşlarında çok daha yoğun işlenen o suç sebebi ile, küçücük bir protesto eyleminde bulunmazlar.

O suçları kabullenirler..

Dindarlarda o suçlar sıfır olsun, ben de isterim, ben de söylerim, eyvallah..

Ama onlarla kıyasladığımızda, dindar vakıflarda sıfıra yakın bir sayıda, bir milyonda bir suç işlenmiş.. 

Kıyameti kopartıyorlar. Kendi mahallelerindekinin ise, üstünü örtüyorlar..

Metin Akpınar’dan başlayın, Müjdat Gezen’den çıkın.. 

Bir test daha yapalım..

Bakalım dertleri pedofiliye karşı çıkmak mı. Çocukların haklarını korumak mı?

Yoksa dindarlara cephe açmak, onlara düşmanlıklarını ilan etmek mi?

2 aydır, Filistin’de çocuklar katlediliyor mu? Katlediliyor..

Hastanelerdeki çocuklar bile, öldürülüyor mu? Öldürülüyor..

Peki İsrail mallarına yönelik, Türkiye’de başlatılan boykota, Turkcell protestosu yapan bu arkadaştan bir destek var mı?

Paylaşımlarını büyük bir merakla masaya yatırdım..

İsrail mallarını boykot ile ilgili bir paylaşımı var mı, bu arkadaşın, araştırdım...

Yok.

Daha vahimini söyleyeyim..

Şimdiye kadar hiç duymadığınızı duyacaksınız..

Utanmaz hırsız, ev sahibini bastırır..

Bunlar da öyle..

Bakın bir başkasından aktarımla ne paylaşmış, bizleri nasıl tehdit etmiş:

“Almanya Federal Başsavcılığı, Hamas’ın İsrail’e saldırılarıyla bağlantılı olarak cinayet ve insan kaçırmaktan soruşturma başlatmış. Alman Ceza Yasası, suç başka ülkede işlenmiş olsa da yargılama ve mahkum etme imkanı veriyor. Yakında Hamas ve ona yakın bütün derneklere yasak gelir.”

Vicdansızlığa bakın..

15 bin Filistinliyi öldüren İsrailli komutanlar değil, kendi topraklarını kurtarmak için mücadele eden Hamas, cinayet suçu ile yargılanacakmış..

İşte bunlar, bu kadar vicdansızlar, bu kadar ilkesizler.. ..

Biliyorum, “Bir kişiyi önemseyip, niye bir yazı konusu çıkarttın” diyecek okurlarımız olacak.

Muhatap önemli değil.

Seküler kimliğe sahip bireylerin hemen tamamı, birbirinin kopyası..

Akademisyeninden, siyasetçisine, hukukçusuna kadar.. Hepsi birebir kopya adamlar..

Filistin’de çocuklara düşman. İsrail’in katliamlarına destekçi.

Kendileri için düşünce özgürlüğü isterler. Ama başörtüye düşmandırlar. Camiye karşıttırlar..

Daha fazlasını merak edenler, https://www.yeniakit.com.tr/haber/turkcellin-ensar-vakfina-yardimini-pedofili-diye-hedef-almisti-ozan-guvenin-kirli-sicili-ortaya-dokuldu-1809964.html linkinden, Taha Emre Özdemir’in haberini okusunlar..

Fatih Tezcan, Kılıçdaroğlu’nun şikayeti ile cezaevine girdiğinde, nasıl “Oh olsun” çekmiş görsünler..

Kendileri 500 TL’lik tazminat ödemeyi bile, “Düşünce özgürlüğümüz kısıtlandı” diye Anayasa Mahkemesine götürüyorlar.

Ama Fatih Tezcan, Kılıçdaroğlu’nun şikayeti ile; tazminatı es geçtik, cezaevine konuluyor.

Adam, “Şimdiden hesap sorulmaya başlandı” diyerek övüyor..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahad

Fatih Tezcan dedigin cahil, herhangi bir vasfi ve egitimi olmayan, sadece insanlari kiskirtmak icin Ataturk'e ve onu sevenlere hakaret ede, alenen kufur eden yeri geldiginde kullanisli bir provakotordu. Demek birilerinin isi bitti onla artik. Sasirdim mi? Hayir

Müslümanların kuruluşlarında, seküler kesimdeki cinsel suçların binde biri yaşanıyor.

BILIMSEL VERILERLE ISPAT ETMEYENLER MUFTERIDIR!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23