• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Şimdi böyle diyorlar: Barış, oldubittiye gelmez!

09 Ağustos 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Şimdi böyle diyorlar: Barış, oldubittiye gelmez!

ALİ KARAHASANOĞLU

Eski dönemler olsaydı, ya bir üst düzey generalin uçağı kaza süsü verilerek düşürülürdü, (Allah korusun).

Ya üst düzey yöneticilerden, belki en üst yöneticiden, tıbbi bir rahatsızlık kalkanı ile üzücü bir haber gelirdi (Allah korusun)..

Bunlar çok istisnai provokasyonlar, sabotajlar.

Bir de gözümüzün içine soka soka sergilenen provokasyonlar vardı..

Tam da PKK’ya silah bıraktırma sürecine girildiğinde, Bingöl-Malatya karayolunda 33 erimiz, PKK’lı teröristler tarafından şehid edilir. Saldırıda, devletin içinde kimlerin hangi haberleri terör örgütüne gönderdiği aradan 33 yıl geçse de, hâlâ şüpheli kalır.. 


Kimi zaman karakollara baskın düzenlenir.. Zaten vahşet sergileyen terör örgütü, daha da büyük tepki çekecek saldırılara, derin devletin de verdiği destek ile imza atar..

Kimi zaman da, sivillere yönelik bombalı saldırılarla, provokasyonlar yapılır..

En nihayeti, 2012-2015 arasındaki çözüm sürecini bitiren iki polisimizin, PKK’lı teröristler tarafından FETÖ desteği ile şehid edildiği provokasyon..

Her birinde, o güne kadar gelinen süreçler sıfırlanmış, ülke tam düzlüğe çıkacak, terör kamburunu sırtımızdan atacak iken, dış güçlerin parmağı ile, her şeye yeniden başlanılan süreçlere geri dönülmüştü..


Elhamdülillah ki, artık bu kaza süsü verilen provokasyonlara da, süreci baltalama amaçlı diğer operasyonlara da, açıktan sergilenen silahlı saldırılarla, Terörsüz Türkiye’ye gidecek adımların sabote edilmesine fırsat verilmiyor..

Ama her şey süt liman da değil..

Terörsüz Türkiye’yi istemeyenler, ülkemizin avara kasnak usulü yerinde saymasını arzulayanlar..

Adlarında Cumhuriyet olsa da.

Logolarında “Cumhuriyetin ilk başkanı” dedikleri kişinin gözlerini koysalar da..

Yine provokasyonları, ellerinden geldiği kadarı ile yapmayı sürdürüyorlar.


Yine sabotajları, ne kadar yapabiliyorlarsa, yapmaya çalışıyorlar..

Somut örnek..


Türkiye tek yürek olma yolunda, emin adımlarla yürüyor..

PKK’lı teröristlere, eski dönemlerdeki ihanetlerden ders çıkarmış şekilde, hiçbir taviz verilmeden, tümü ile silah bırakmalarını sağlayacak adımlar atılıyor.

Saldırı yapmamalarının yetmediği, bunun eski dönemlerde kaldığı hatırlatılıyor.

Devletin son atacağı adımın, mutlaka PKK’nın tümü ile silahsızlanmasından sonra olacağı açık açık ilan ediliyor..

Devlet bu kadar emin adımlarla yürümeye çalışıyor iken..

Hiçbir dış güç de, bu sürece hangi sıfatla olursa olsun, sokulmaz iken..

Gözlemci idi, arabulucu idi, ev sahibi idi, hiçbir dış güç, bu sürecin hiçbir noktasında yer alamaz iken..

Ulusalcı generallerden başlayan, kemalistler, özellikle İyi Parti çevresinde kümelenen isimlere kadar..

Birçoğu ayağa kalkıyor: “Af geliyor”.

En başından beri açıklandı, “Af yok.”

Ama süreci baltalamak için, 1993’te yaptıklarını..

Uluslararası profesyonel cinayet şebekesi bir ekibi devreye sokarak bir gazeteciyi bombalı saldırı ile öldürmeyi.. TSK’ya kadar sızmış elemanları aracılığı ile Jandarma Genel Komutanı’nın uçağının, kalkıştan 20 dakika sonra düşeceği şekilde öldürmeyi.

Cumhurbaşkanına kalp krizi geçirtip, gideceği hastaneye kadar her şeyi organize edip, pis emellerine kavuşmayı..

Uzun süre silahlı saldırı düzenlemeyip, toplumdaki silahsız çözüm kararlılığı oluştuğu bir aşamada birden bire tarihin en vahşi saldırısı düzenlemeyi nasıl kafalarına koydukları gibi hayata geçirtti iseler..

Şimdi de, “Af çıkıyor” diyerek..

Süreci baltalamaya çalışıyorlar..


Cumhuriyet gazetesi manşet atıyor: “Sonuçta af”.

Kent uzlaşması adı altında, üç kuruşluk koltuk için, eli kanlı teröristlerle işbirliği yaparak seçim kazanmaya imza atanlar..

O günlerde PKK’lı teröristlere “af” sözü vermemişler gibi..

İyi Parti’nin genel başkanı Meral Akşener’in ağzından, PKK’lı teröristlere övgüler düzen Selahattin Demirtaş’a kahvaltı hazırlıkları yapılmamış gibi..

Teröre nokta atacak adımların daha iki evre gerisinde olduğumuz halde.

Düzenlenecek kanun metninde de, “af” kelimesi geçmediği halde..

Kanunda sadece “erteleme”den bahsedildiği halde.

Bu “erteleme” de, kasden öldürme suçu işleyenlerin dışındakiler için söz konusu olduğu halde..

Düne kadar PKK’lı teröristlere “hak arayan örgüt” güzellemesi yapanlar..

Düne kadar TSK’ya “Kimyasal silah kullanıyor” şeklinde ahlaksızca iftira atanlar..

Şimdi “Bu kanun teklifinde, şehitlerimizin sesini göremiyoruz” diyorlarmış..

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, “PKK için terör örgütü diyemiyorum. Zaman zaman şiddete başvuran, temelde hak arayan örgüttür” dediğinde, neredeydiniz Cumhuriyet gazetesi? Neredeydiniz, Cumhuriyet’in yazarları. Neredeydiniz Eğitim İş Sendikası, neredeydiniz barolar, neredeydiniz Tabipler Birliği, Mimarlar ve Mühendisler Odası?

Bombalı saldırı yapılamıyor.

Ama manşetten provokasyon atılıyor, sabotajda bulunuluyor.

Süreç “af” gibi gösterilmeye çalışılarak, tahriklerde bulunuluyor.

“Abdullah Öcalan affediliyor, kravat takip meclise getiriliyor” demişlerdi..

Üzerinden iki yıl geçti..

Öyle bir şey oldu mu?


Olmadı. Yaptıkları provokasyon ellerinde kaldı..

Devlet Bahçeli’nin sözlerini istismar ederek, “Cezaevindeki teröristi meclise başkan yapacak” dediler..

Şimdi önümüze gelen kanunda, açık açık, teröristbaşının erteleme maddesinden bile yararlanamayacağı, açık açık yazılmadı mı?

Provokasyon amaçlı tahriklerde bulunanlar utandı mı?

Bu kadar rezil olunabilir mi, bu kadar riyakarlık yapılabilinir mi, lütfen söyleyiniz..

Cumhuriyet gazetesi de “Barış oldubittiye getirilemez” başlığı ile haber yapmış..

Düne kadar PKK’lı teröristler için övgüler düzen isimler, şimdi sanatçı sıfatı ile barışın oldubittiye getirilemeyeceğini söylüyorlar..

Ne yapalım, sahtekarlar..

Amerikan elçiliği önünde davul zurna mı çalalım..

İsrail elçiliği önünde horon mu tepelim..

Oldubittiye getirilmekle eleştirdiğiniz şey, “barış”.


Siz nasıl mahluklarsınız ki, silahların bırakılmasını, “oldubittiye getirilemez” diyerek sabote etmeye çalışıyorsunuz?

Siz nasıl vicdansızlarsınız ki, bu ülkenin askeri, polisi kurşunlara hedef olmayacak diye, ter ter tepiniyorsunuz..

Yayınladıkları bildiriyi de vereyim, ahlaksızlığı siz de not edin:

“Cumhuriyetimizin temel değerleriyle; ülkemizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, milletimizin ve halkın yüzlerce yıllık çözülmez kardeşliğiyle ilgili yaşamsal önemde bir konunun, itiraz edilmez barış kavramı sos olarak kullanılıp oldubittiye getirilmek istenmesi kabul edilemez.”

Kimler var bu oluşumda?

Ataol Behramoğlu. Bedri Baykam. Orhan Aydın.. Hüsnü Bozkurt. Ahmet Saltık.. 

Ne diyelim bunlara..

“Yuh olsun” diyelim..

Devam edelim..

PKK’ya silah bıraktırılmasının tamamlandığı gün, hepinize söz: Amerikan Büyükelçiliği önünde davul zurna çalınacak.. İsrail büyükelçiliği önünde horon tepilecek.

Buna bir ilave.

“Barış oldubittiye getirilemez”e imza atanların evlerinin önünde de, aynı gösteri tekrarlanacak.. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23