--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İddialı siyaset ama geçersiz oy. Nedir bu iş Yavuz Bey

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
0

“Bu yoğun gündem varken, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nu niye gündeme alıyorsunuz ki?” itirazında bulunacaklara, cevabım şu:

Ben de gerekliliğinden emin değildim.. Ama bir günlük hata ettiğimi varsayın.

Süslü sözler edip, güzel cümleler kurup, edebiyatı üst perdeden sergileyip, sonra insanların nasıl duvara tosladıklarını gösterme açısından, önemli bir örnek olduğunu düşündüğümden, beni mazur görün..

Ağıralioğlu’nun neyini eleştireceğim?

“2019’da birçok ilde HDP ve İYİ Parti ittifakı ile, CHP’li adaylara seçim kazandırıp, karşılığında belediyelerde edindikleri iştirak şirketlerinin müdürlükleri konusunda eleştiri getirirsem, kendisi de itiraz edecektir:

“Yanlışı gördük, istifa ettik..”

Sağlık olsun.

Parti kuruyorsunuz. Daha ilk yılınızda vahim hatalar yapıyorsunuz. Ve istifa ediyorsunuz..

Sizde olayları değerlendirme, yorumlama konusunda bir sıkıntı mı var?

Saygısızlık etmek istemem..

Ama dakika bir, gol bir olursa..

İnsan ister istemez soruyor..

Ama bugünkü yazımın konusu, bu değil..

Yavuz Ağıralioğlu’nun, ülkücü birisini gördüklerinde, kırmızı görmüş boğa gibi saldıranların karşısına geçip, ettikleri sözler..

Soruluyor kendisine:

“2023’e gidelim. İkinci turda bir tarafta Kılıçdaroğlu, bir tarafta Erdoğan vardı. Siz mührü kime bastınız?” 

Ne cevap verir, Yavuz Bey, tahmin edin..

Olur ya, Yavuz Bey’i tanımayan okurlarımız vardır..

Onun için, Yavuz Bey’in geçmiş yıllarda ettiği sözlerden bazı bölümler aktarayım.

Siz de bu arada tahmininizi yapın..

Yavuz Ağıralioğlu konuşuyor:

“Bizim dinimiz var, imanımız var, vatanımız var, bayrağımız var. Devletimiz var… Okullarımız, öğretmenlerimiz, hastanelerimiz, yollarımız var. Kültürümüz, sazımız, sözümüz, şiirimiz, türkülerimiz var bizim.”

Ne güzel..

Dinimiz ile başlıyor.. İman ile devam ediyor.. Vatan ve bayrağı da unutmuyor..

Böyle bir bilge kişi, Kılıçdaroğlu’na mı, yoksa Erdoğan’a mı oy vermiştir?


Dikkat buyrun..

Kendisinin aday olduğu bir seçimi konuşmuyoruz.

Yavuz Bey zaten aday bile olamadı..

Aday olamadığına göre, ülkeyi yönetmeye talip bir siyasetçi olarak, iyi-kötü, ülkeyi kimin yönetebileceği konusunda bir fikri vardır, ve bu fikir isabet etmiştir diye düşünmeliyiz, değil mi?

Yavuz Ağıralioğlu, ilk tur için cevap vermemiş ama.

İkinci turda ne yaptığını soldan çarklı muhatabına açıklamış..

Biz yine Yavuz Bey’in, “İla-yı kelimetullah davası için çalıştığı” sözlerini hatırlayarak, eski konuşmalarından bir demet daha sunalım:

“Bizim için önemli olan, arkasında büyük irademizle durduğumuz olan Allah’a kulluk davamızın devlete, millete, medeniyete dönük taraflarıdır.”

Yavaş yavaş görüşünüz şekilleniyor olmalı.

Davasının, İla-yı kelimetullah olduğunu söyleyen..

Dini olduğunu, imanı olduğunu, vatanı olduğunu, bayrağı olduğunu söyleyen bir siyasetçi..

Ateistlerin, eşcinsellerin de içinde bulunduğu, PKK’lı teröristlerin de içinde bulunduğu grubun adayını tercih etmez, herhalde..

Bu noktada birinci tur için emin değilim ama.

İkinci tur için, yanılmamışsınız..

Durun, hemen “Erdoğan’a mı oy vermiş” diyerek, Yavuz Beyi takdir etmeye kalkmayın..

Yavuz Bey, bence kendisini bitirecek, siyasetinin ne kadar çapsız olduğunu gösterecek, Allah korusun bu kafa ile bir makama gelecek olursa, ne kadar etkisiz elemanlığa bayılan bir kimliğe sahip olduğunu itiraf ediyor..

Diyor ki:


“İkinci turda kullandığım oyu, bile isteye geçersiz kılarak iki tarafa da vermedim.”

Dinim var. İmanım var, vatanım var, bayrağım var.

Ama bir fikrim yok.

Bir oyum yok..

Öyle mi Yavuz Bey..

Yavuz Bey’in Anahtar Parti’ye üye olunması çağrısında bulunurken sarf ettiği iddialı cümlelerden de bazılarını aktarayım:

“Anahtar Parti olarak, yangın çıktıktan sonra itfaiye arayan bir devlet değil; yangının çıkacağını gören, tedbirini alan ve vatandaşını koruyan bir devlet iddiası ortaya koyuyoruz.”

Devam ediyor, aslanlar aslanı Yavuz Bey:

“Bismillahını ettiğimiz dava bir partinin iktidar davası değil, bir milleti yeniden doğrultma davasıdır, yeniden ayağa kalkma davasıdır. Bize vatanın nasıl bırakıldığını biliyoruz. Ne pahasına, ne bedel ödenerek bir vatanda yaşadığımızı biliyoruz. Vatanımızı hiçbir kişisel hesabın, hiçbir pusunun, hiçbir dünya hevesinin oyuncağı etmeyeceğiz. “

Bu sözleri ediyor ama.

Önüne sandık gelince.. 

Bir fikri yok Yavuz Bey’in.

Kemal Kılıçdaroğlu mu, yoksa Tayyip Erdoğan mı, “bir milleti yeniden doğrultma davası’” iddiasındadır..

Dikkat buyrun.

Üçüncü ihtimal yok..

İddianıza en yakın aday hangisi ise, onu seçmeye mecbursunuz..

Yoksa, kararsız kalıyorsanız..


Aslında sizin böyle bir davanız da olmadığını göstermiş olursunuz.

“O da olur, bu da olur” derseniz..

“Ben seçmeye bile ehil değilim. Seçmeyi bile beceremiyorum” demektir..

Ve, kendisinden binlerce defa özür dileyerek söylüyorum, çünkü eleştirim şahsına değil.. Eleştirim “Davam, ila-yı Kelimetullah” diyen birisini küçük düşürmek değil..

Ama..

İbret olması için söylemek zorundayım..

Bir davası olan kişi, nasıl olur da şu cümleyi kurabilir:

“Ben oyumu geçersiz kıldım. Ben oyumu özürlendirdim.”

Hayrola Yavuz Bey..

Konuşmaya gelince, çok büyük laflar ediyorsunuz..

Oy kullanmaya gelince, “özürlü” oy kullanıyorsunuz..

Bu nasıl bir iştir..

Bunu bir maharet gibi göstermek, nasıl bir akıl tutulmasıdır..

Ve sonra durumu kurtarmaya çalışıyor, Yavuz Bey..

“Bana o zaman en çok sorulan şey, ‘kime oy vermek istiyorsunuz’ sorusuydu. Ben kırmızı çizgim olduğunu, ben kime oy verileceğini söylemem ama kime oy vermeyeceğimi söyledim.” diyor..

Kılıçdaroğlu’na oy verilmeyeceğini söylemiş olduğunu ima ediyor..

Hani açık sözlü Yavuz Bey var ya..


İşte o Yavuz Bey, böyle kuş dili ile konuşuyor..

Birilerinden mi korkuyor diyeceğim ama.

Benim bildiğim korkmaz..

Ama kendi sözleri bunlar:

“İlkesizlik yapmak istemedim. Yani iki tane mühür bastım, oyum böylelikle iptal oldu.”

Eee? Yani?

Nerede İla-yı kelimetullah?

Hani nerede, din, iman, vatan, bayrak?

Boş oy mu? İki mühür ile geçersiz oy mu, dinin gereği, İmanın emri. Vatanın önemi. Bayrağın değeri.. 

Söyleyin, o kadar süslü cümlelerinizin arkasında, böyle bir “boş” ufuk mu var?  

“Geçersiz oy” ile mi muallel sizin büyük siyasetiniz..

“Geçersiz siyasetçiler” misiniz sizler?

“Etkisiz isimler” misiniz sizler..

“Sonuca etki etmeyen, soldaki sıfır”a mıdır, sizin özentiniz? 

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle