• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Rıza’nın hakkını verelim, mankenlerle para yememiş(?)!

29 Temmuz 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Rıza’nın hakkını verelim, mankenlerle para yememiş(?)!
ALİ KARAHASANOĞLU 

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın baş sanık olarak yargılandığı rüşvet davasında sona yaklaşılıyor..

Dün Beşiktaş eski Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasına başladı..

Sorgusu daha önce yapılmıştı. Diğer sanıkların sorguları yapıldı.. Deliller toplandı..

Savcının cezalandırılma yönündeki talebi okundu.

Ve şimdi son sözler savunmanın..

Aynı süreç, Ekrem İmamoğlu’nun baş sanık olarak yargılandığı İBB yolsuzluk davasında da sürüyor. O davada henüz tüm sanıkların sorguları bile tamamlanmadı..


Hani Ekrem İmamoğlu ve avukatları algı yapıyorlar ya, “savunma hakkı kısıtlandı” diyorlar ya..

Gerçekte henüz sorgu bile tamamlanmadı. Bu tamamlandıktan sonra, delillerden eksiklik var ise toplanacak, savcılık esas hakkında görüşünü açıklayacak, isteyeceği cezayı bildirecek. Sonra tekrar, tüm sanıklar son savunmalarını yapacaklar. 


Ekrem İmamoğlu için, konuşmasının kısıtlandığı bir tamamlanan sürecin olmadığını kesin olarak söyleyebiliriz.

Ama algıyı yapıyorlar.. Halkın bilincinde, sanki Ekrem İmamoğlu konuşturulmuyormuş gibi bir imaj oluşturuyorlar.


Şunu bile söyleyebilirim, Ekrem bey için müjde olsun..

17 Ağustos’ta tekrar başlayacak sorgu duruşmalarında, Ekrem İmamoğlu “hikaye anlatmayacağım. Direkt suçlamalar ne ise, onlara cevap vereceğim” desin.. Eminim mahkeme heyeti, kendisine sorgu hakkı verecek, “susma hakkından vazgeçmiştir” değerlendirmesi yapacaktır..

Ama bana sorarsanız, “Ekrem İmamoğlu, iddialara tek tek ve tane tane cevap vermeye cesaret edebilir mi” derseniz, samimi kanaatimi söyleyeyim: “Ekrem İmamoğlu, suçunu çok iyi bildiği için, hiçbir zaman, suçlamalara tek tek ve tane tane cevap vermez.”

Biz dönelim Rıza Akpolat’ın anlattıklarına..

Rıza da, ağabeyi Ekrem’den öğrenmiş, “Ağzımızdan çıkan her söze, kamuoyuna yaptığımız her açıklamaya dikkat ettik. İddianame hazırlanıp huzurunuza gelene kadar bir devlet terbiyesi içerisinde hareket ettik. Masumiyet karinemiz yok sayılmasına rağmen, gizlilik kararı olan dosyalarımız basına sızdırılmasına rağmen sustuk” diye son savunmasına başlamış..


Bunların son savunma ile bir ilgisi var mı?


Boşverin “ilgisi”ni.. “Son savunma”nın yanından bile geçmiyor.. 

Devam ediyor; eski eşe daire, yeni eşe daha lüks yerden bir daire, kayınbiradere villa, kendisine tekne, düğün harcamalarını belediye ile iş yapan müteahhitlere ödettirme suçlamasına muhatap olan Akpolat:

“Önce itirafçı olduğumuz söylendi. Sonra iddianame çıktığında bakıldı ki böyle bir şey yok. Günlerce televizyonlarda konuşuldu, ‘40 sayfa itiraf yazdı. Onu yaptı, bunu yaptı’. İddianame bir çıktı. Ben hep sustum. Sustum. Sustum. Sustum... İddianame çıktı. Böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca ..”

Hani ilk eşe dairenin kaynağı paranın rüşvet olmadığına ilişkin bir açıklama?

Hani, ikinci eşe alınanların kaynağını izah eden bir beyan?

Hani Acarkent’te, bir belediye başkanının 120 yıllık maaşı ile ancak alınabilecek villanın kayınbiraderin üzerine tapuya tescil edilmesinin anlatımı?

Yok.. Yok.. Yok..

Kendisinin itirafçı olmadığını uzun uzun anlatan CHP’li başkan..


Pardon, Yeni Partili başkan demeliyim.

Çünkü büyük ihtimalle Kemal Kılıçdaroğlu, bu yolsuzluklara imza atan isimleri, partide tutmayacaktır.. Sonrasında, iddianamedeki isnatlara yönelik dişe dokunur bir açıklaması var mı, belediye üzerinden servet edinen Rıza Akpolat’ın?

Bir tarihte savcılığa gidip itirafçı olduğunun medyada yazıldığı, ama o gün revire gittiğini de anlatmış, Akpolat..

Suç mahalline gelmemekte direniyor, rüşvet sanığı Rıza..

İtirafçılardan bahsediyor..

Şahitlerden bahsediyor..

Ama asla, alınan dairelerden bahsetmiyor..

Sanki yemin etmiş, sanki abisi Ekrem’e söz vermiş, “Ben netameli konulara hiç girmeden, bir gün boyunca mahkeme heyetini oyalayacağım. Sen beni izle, taktik geliştir” dercesine..

Haydi boşandığı eşe, evlendiği eşe alınan tapu kayıtlarını ağzına almamaya söz vermiş, Rıza bey..

Bari Beşiktaş Belediyesi’nin sahibi olduğu hastanedeki hisse ile ilgili bir anlatımda bulunsa?

Ne gezer?

O tam da, bebeklere anlatılan masalları aktarıyor..

“Su nerde? İnek içti.

İnek nerde? Dağa kaçtı.


Dağ nerde? Yandı bitti kül oldu.

Rıza da anlatıyor:

“Onlar Ozan İş’i verdi. Ozan İş onu görünce Alican Abacı’yı verdi. Alican Abacı, Emirhan Akçadağ’ı verdi. Günün sonunda birbirlerine girdiler. Hepsi bizimle ilgili konuşmaya başladılar. Sonra ne oldu? A kişisi, B kişisini verdi. B kişisi, A kişisini verdi..”

Eeee, Rıza?

Sonuç?

Rüşvet aldın mı, almadın mı?

Daireleri hangi para ile aldın?

Kaz dağlarında nelerin var? 

Bir anlatsan ya..

Beni duymuşcasına anlatmaya başlamış Rıza:

“Çatısı altında olduğumuz ülkemizin kurucu partisinin ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini, ilkelerini kendimize rehber edindik. Geldiğimiz noktada bugün karşı karşıya kaldığımız tüm haksız uygulamaların sebebini aslında ilk savunmamda belirttiğim üzere altını çizerek tekrarlamak istiyorum. Öncelikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimin bana verdiği tüm sorumlulukları yerine getirerek 20’den fazla ilde çalışma yaptım. O günlerde partinin genel başkanının en gözde, en çalışkan belediye başkanlarından biriydim.”

Ne kadar da ümitlenmiştim..


Atatürkün adını ağzına almaya sıra geldiğine göre, hemen sonrasında dairelerin hesabını verecek sandım.. 

Yine ortada bir şey yok..

Ve sıra geldi Pir Sultan Abdal’a:

“Bu yolda can baş feda, diyerek kendini milletine teslim eden, bir tek kişiyi bile geride bırakmadan mücadelesini sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel, bu itirazın lideri olmuştur. Tüm yollar kapatılınca yeni bir yol açmıştır. Bu yolda yürüyen tüm dostlara selam olsun. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ‘Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durana’, yani tarihin doğru tarafında duranlara.”

Abi, sana “yolsuz” diyorlar..

Sen “Ne mutlu” diyorsun

Sana “rüşvetçi” diyorlar..

Sen “eğri zamanda” diyorsun.

Sana “zimmetçi” diyorlar..

Sen “Doğru yerde” diyorsun.,.

Her şeye rağmen, ben yine de Rıza’yı, diğer CHP’li belediye başkanları ile kıyasladığımda, kendisinin ayrı bir yeri olduğunu da itiraf etmeliyim..

Uşak gibi, Bolu gibi, İBB başkanı gibi isimlerin eş dışındaki kadınlarla ilişki defosu, Rıza’da iddia (şu ana kadar) edilmedi..

Eğer bir avantajlı durumu var ise, parayı eski eşe, yeni eşe aktarmış, mankenlerle yememiş, bunu da not düşelim.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ismet

doğru bu kişinin yat jet söylentileri portekizli manken rivayetleri vs kepazelikleri ortaya çıkmadı vefalı adammış tanıdıklarla aile efradı ile paylaşılmış rüşvet ve yolsuzluk kazanımları bu az buz bir özellik değil yanına atatürk ilke ve ınkılapları savunusunu koyduğuğn gibi haluk levenritin izmir marşı getirisi sonsuz sınırsız bir ganimete ve sorgu be sualden vareste bir karizmaya sahip oluyorsun yeni yeni partilerde partiliyor lüküs hayat oh ne rahat retoriklerinde rehavete dalarkenşizofren hale gelmiş kitleniz sizlerden gelen fonlarla tüm rezillik ve kepazeliklerinize sütre oluyor hayat sizlere güzel bir eliniz yağda öbürü balda her türlü film fırıldakla rüşvet irtikap yolsuzlukla çalıp çırpmayla her makama mevkiye sonsuz ganimet içerindeki bir hayatla kimsenin sizi sigaya çekemeyeceği bir vasatta her şey oluyorsunuz ama rezil olmuyorsunuz sahip olduğunuz bu surgu ve sualden vareste bu haram paralarla cenneti bu dünyada ihya ve inşa etmişsiniz bari yanınızdakilere de yeterince koklatsaydınız da mahkemelere düşmeyeydiniz Allah korkunuz kul utanmanız kalmadığı için mutlu mesut yaşardınız ama olmadı sizin keyfi ve ındi hesaplarınız varsa tüm hesapları tutanın da bir hesabı var en ummadıkları kelfetti esrar ı derunlarını fınladıkları trol ordusu mensubu gazeteci görünümlü kalem satıcıları ve şizorenleştirilmiş birer meczup haline gelmiş amigolar da bunların sadrına şifa olamayacak

atmaca

yakında altılı masa yine kurulur.bakmayın bunların halka güven veren telkinlerine.karaoğlann efsanesiydi ecevit 28 şubata kadar.burası devlete meydan okunacak yer değil demişti başörtülü merve kavakçıya.sonra anayasa tartışmasıyla ekonomik kriz yaşandı bütün bankalar battı.halkın verdiği krediyi nasıl kullandı chp tanınmaz hale gelmesiyle anlaşılır.erbakan d-8leri kurduğunda irticadan sözediyordu yalaka chp medyası.menderesin yargılanması hatırlatılıyordu erdoğana sanatçı tayfa tarafından.hepsi geldi geçti ortalık durulduğunda.erdoğan iletişim dilinden sözediyor hakikatın araç olcağı gerçeğinden hareketle.işte bunların hayatında hakikat yok bir korku siyaseti izlediklerinden.osmanlıdaki hürriyet kavramına yabancı kalan nesillerin cuma namazı beklentiside anlamsız geliyor.laiklik bu durumda anlam kazanıyor zihinlerde aslında.yunus ve mevlananın aşkı gibi tüm dünya yazarlarını tanımalı talebeler başta martin lings gibi müslüman filozoflar olmak üzere.necip fazılı eğitim dışı tutanlar nazım hikmetide hain ilan etmişti verdiği mücadele nedeniyle.şimdi rüşvet ve yolsuzluk itibar gören bir meslek gibi.halkın böyle liderlere çok ihtiyacı var.ne diyelim izledikleri siyasette birlik ruhunu masalardan geçmekle telakki ederler.yakında göreceğiz nasıl birr politika izleyeceklerr.ak parti en kötü günlerde iktidarda kalmayı başarmıştı.şimdi içtimai alanda düzelme emareleri var azımsanmıyacak derecede.liraya güven geliyorsa yeni banknotlarda sürülür piyasaya.ancak ak partinin asıl amacı teknolojik atılımı gerçekleştirmek.teknofest kuşağının başka bir anlamı varmı.bütün bunlar yeni parti için bir mücadele alanı.geçmişte kalan alışkanlıklar tekrarlanamaz artık hesap sormak mümkünse siyasette.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23