Özgür Özel‘in haram-helal anlayışı
Özgür Özel‘in haram-helal anlayışı
ALİ KARAHASANOĞLU
1994, 1999, 2004, 2009, 2014 mahalli seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ve üst üste beş defa Ankara’nın Belediye Başkanı seçildiği halde tek bir mahkumiyeti bulunmayan Melih Gökçek; ki belediye başkanlığının sekiz yılı da iktidarda farklı bir parti olduğu dönemi kapsıyor.
Refah Partili belediyeleri bir kaşık suda boğmak isteyen DYP’den ANAP’a, DSP’sine kadar iktidardaki farklı partilerin ayağını kaydırmaya çalıştığı Melih Gökçek onlara fırsat verecek hiçbir yanlış işe imza atmamıştı.
Bugün ise, daha ikinci dönemini bile tamamlayamamış CHP’li birçok belediye başkanının, imza attığı onlarca yolsuzluk olayına şahidiz.
Yolsuzluk isnatları öyle bir noktaya geldi ki, CHP içerisinde bile büyük tartışmalar yaşanmaya başladı.
İşte bu çerçevede CHP’yi arındıracağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu ile anlaşamayan Özgür Özel, partiden istifa ederek, başka bir oluşumla yola devam kararı aldı.
Yaptıkları çağrıyla bir çırpıda Özgür Özel’in başkanlığında kurulan partinin, 113 milyon yardım parası topladığı açıklandı.
Bu yardımlara bir katkı da Ankara’nın efsane Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten geldi.
Melih Bey önce 0,03 TL göndermek istemiş.
Ama bankacılık sisteminde 0,03 TL gönderim mümkün olmadığı için, zorunlu olarak 1,03 TL (Bir lira 3 kuruş) göndermek zorunda kalmış.
113 milyon TL’nin nereden geldiğini hiç sorgulamayan Özgür Özel’in partisi, hemen bir açıklama yaparak, parayı Melih Bey’e iade etmiş.
İade gerekçesi olarak da şunu söylemişler: ‘Milletimizin helal bağışlarına haram karıştırmayız. Melih Gökçek’in 1,03 TL’lik gönderisini merciine aynen iade ettik!’
İadeyi ve gerekçesini okuyunca gözlerim yaşardı.
CHP’de milletvekilliği yaptıktan sonra, Özgür Özel tarafından Uşak Belediye Başkan adayı gösterilen ve burada seçimi kazandıktan sonra, partinin genel başkanına VIP minibüs donanımı hediye eden Özkan Yalım’ın, kendisine ait pavyonda çalıştırdığı işçileri, belediyede çalışıyormuş gibi gösterdiği ve maaşlarını belediyeden ödettirdiğine ilişkin soruşturmada daha iki gün önce, onlarca kişi gözaltına alınmıştı.
Özgür Özel yıllardır kullandığı minibüsün VIP donanımı ile ilgili, “biz helal paramıza haram para karıştırmayız” açıklaması duymuş muydunuz?
Ben duymadım.
Ama Melih Gökçek’in sembolik para yardımını duyan Özgür Özel, aklına helal-haram gelmiş ve sözümona gelen parayı haram statüsünde değerlendirerek, iade edilmesini istemiş.
O zaman hodri meydan.
Özkan Yalım’ın belediye iştirak şirketinden ödettirdiği minibüsünüzdeki donanımı da iade edecek misiniz?
Bitmedi.
CHP Genel Başkanlığınız döneminde, kendi partinizin yetkililerinin bile kabul ettiği, İstanbul il binası satın alınırken haricen ödenen 20 milyon TL bağışın, resmi kayıtlarda bulunmaması sebebiyle sahiplerine iade edilmesi için bir adım atmış mıydınız?
Tartışmaya girmek istemem, savcılık diğer konuları zaten inceliyor.
Ama Veli Ağbaba’nın açıkça kabul ettiği, “parti masrafları için almış olabiliriz” diye ikrar ettiği, Muhittin Böcek‘in oğlundan gelen paralar, helal para mıydı?
Özgür Özel o konuda göstermediği hassasiyeti şimdi 1 lira 3 kuruş için niye gösteriyor? Hassasiyet gösteriyormuş gibi rol yapıyor?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiden ihraç ettiği, ancak Özgür Özel tarafından tekrar CHP’ye geri alınan Tanju Özcan’ın belediye başkanı olduğu Bolu’da, iştirak şirketlerinden birisi, kurban kesmek üzere vatandaşlardan para topladığı halde, çeşitli bahanelerle kurbanların kesilmediğini kendileri itiraf ettiler.
Özgür Özel bu konuda, “Tanju Özcan’ı partiye tekrar geri alan benim. Onun yaptığı yanlıştan ben de sorumluyum, helal paraları haram paralarla karıştırmamamız, zimmetimize de geçirmememiz lazım. Vatandaşın kurban kesmek için emanet ettiği parayı, zimmetine geçiren Tanju Özcan’ın günahından ben de sorumluyum” diyerek kurban sahiplerine para iadesinde bulunmuş muydu?
Son gözaltına alınan Üsküdar ve Etimesgut ilçe belediye başkanları için de, Özgür Özel’den haram-helal hassasiyeti görebilecek miyiz?
Üsküdar Belediye Başkanının, Kent A.Ş aracılığıyla yapı ruhsatı almak isteyen vatandaşlardan zorunlu danışmanlık hizmeti verdiği ve bu hizmeti almak istemeyen hak sahiplerinin taleplerini reddettiği ortaya çıktı. Danışmanlık hizmeti dediğimizde 100 binlerle değil milyonlarla ifade edilen rakamlar.
Resmi olarak ödenen paralar değil, büyük kısmı gayriresmi yapılan ödemeler.
Yine Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun ihale fesadı yoluyla edindiği paralar, Özgür Özel tarafından, haram-helal sorgulamasına muhatap olmuş mudur?
Ekrem İmamoğlu’nun aile şirketine geçirilen iki villa için, haram demeden, rüşvet demeden savunma getiren Özgür Özel, şimdi bir lira 3 kuruş için mi bu sorgulamayı yapmaya kalkıyor.
Bir eleştiri de Özgür Özel’in kurduğu partinin toplamak istediği yardımla ilgili yaptığı açıklamaya yönelik.
Partinin Mali İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan diyor ki: “Yapılan bağışlarla ilgili bilgileri şeffaf bir şekilde halkımız ile paylaşmaya devam edeceğiz.”
Evet, toplanan paranın miktarını bu kapsamda açıklamışlar.
Ama şeffaflık için bu yetmez ki.
Milletten topladığınız bağışları bir de nereye harcadığınızı da açıklamanız gerekmez mi?
Bu paraların ne kadarını, hangi mankenle hangi parti yöneticinizin özel zevkine harcayacaksınız, açıklamanız gerekmez mi?
“Parti daha yeni kuruldu, yardımlar daha yeni toplandı, paraların mankenlerle yenileceğini nereden çıkarıyorsunuz” demeyiniz lütfen.
CHP’de yaptıklarını, şimdi yeni kurdukları partide de tekrarlamamaları için ne engel olabilir ki.
Tamam, Özgür Özel halkın içine karışıp abdest almasını videoya çektirerek, bir değişim içerisinde olduğunu göstermeye çalıştı.
Ama biz bu değişimin; Nur Serter’ler, Necla Arat’lar, Oktay Ekşi’ler, Alev Coşkun’lar tarafından da kabul edildiğini henüz duymadık.
Özgür Özel abdest alıyor, ama Necla Arat, ‘laiklikten ödün yok’ diyor..
Özgür Özel cuma namazına gidiyor.
Ama Alev Coşkun’un başında olduğu Cumhuriyet gazetesi, “karanlık senaryo” diyerek, dindarların ibadetlerine tehdit çarpıtması yapıyor.
Özgür Özel partinin kuruluş dilekçesini verir vermez Hacı Bayram Camii’ne gidiyor.
Ama, 73 yıldır üyesi olduğu CHP’den istifa edip, Özgür Özel’le birlikte aynı partide olmayı tercih eden Alev Coşkun’un gazetesi Kadıköy’e yapılacak olan camiye karşı çıkıyor.
Biz hangisine itibar edeceğiz?
Hacı Bayram Camii’ne giderek, cuma namazı kılınmasına mı?
Kadıköy’de cami yapılmasına düşmanlık edilmesine mi?