--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ne demişti Erdoğan: “Faiz sebep, enflasyon sonuç!”

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
124

 

Yıllar önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “faiz sebep, enflasyon sonuç” demişti..

Kıyameti koparttılar..

Kimisi, “Enflasyonun olduğu bir ülkede, faizin zorunlu olarak yükseleceğini” söyledi..

Kimisi, “Faizi düşürmekle, enflasyonun düşmeyeceğini” söyledi..

Oysa soru net:

“Faiz dediğimiz maliyet, malların üstüne biniyor mu, binmiyor mu?”

Bu soruya “Hayır” cevabı verilmesi mümkün mü?

Tabii ki değil..

İkinci soru daha net:

“Faiz kadar; malın üzerine binen maliyet, aslında enflasyon olarak bize dönüyor mu?”

Bunun da cevabı net..

Evet..

Şunu söyleyenler çıkabilir..

“Faiz düşük olunca, insanlar tasarruf etmez.. Tasarruf etmeyince de, talep fazlalığı oluşur. Talep fazlalığı da, enflasyona sebep olur.”

İyi de, Türkiye şartlarında, insanların tasarruf edebileceği bir durum yok ki, faiz düşük diye, tasarruf etmeyip, tüketime yöneldiler..

Veya bir başka açıdan konuyu yorumlayalım..

Tasarruf edebilecek durumda olanların tek yolu, parayı faize yatırmak değil ki..

Dövize yatırırlar.

Ki yatırıyorlar..

Gayrimenkule yatırırlar.

Araç sahibi olarak paralarını değerlendirebilirler..

Ve bu üç üründe de fiyat artışına sebep olup, yine enflasyon olarak, bize dönüşü sağlarlar..

Dolayısı ile, faizin yükseltilmesini isteyenler, bize net olarak şunu söylemeli idiler:

Yükselen faiz, kimin cebinden çıkacak ki, enflasyon olarak bize yansımasın..

Patronun cebinden mi?

Patron enayi mi ki, faiz maliyetini kendi cebinden karşılasın..

Patronun cebinden çıkmayacak ise, tek alternatif kalıyor, vatandaşın cebinden çıkacak..

Bunun da Türkçesi, faiz ne kadar artarsa, enflasyon da o kadar artacaktır..

Daron Acemoğlu’ndan başlayın, Özgür Demirtaş’ına kadar..

Mahfi Eğilmez’inden, Durmuş Yılmaz’ına kadar..

Ne kadar ekonomist geçinen var ise..

Ne kadar, “Faizi artırın artırın. Hem de radikal oranda artırın” diyen var ise..

Hepsine soralım..

Yükseltilen faiz, kimin cebinden çıkacak?

Faiz, nereden karşılanacak?

Bu soruya cevap verilmediği sürece, ekonominin verilerine göre konuşulmuş olamaz..

Yapılan hokkabazlık olur..

Şunu söylerlerse, hak veririm..

Faiz dışında da, enflasyonun artmasının sebepleri vardır. Dolayısı ile, faizi indirmekle, tek başına ve mutlak olarak enflasyon inmez!

Bu tez, doğrudur..

Aksini söyleyen de yoktur..

Faizi indirseniz dahi, yine başka başka sebeplerle, enflasyonu indirememe ihtimaliniz vardır..

Ama Türkiye şartlarında, bu ihtimal, geçtiğimiz süreçte gerçekleşmedi..

Tatbikatta faizi % 8,5’lara indirerek, enflasyonu da % 38’lere kadar indirdik..

Yani, Erdoğan’ın tezi, gerçek hayatta karşılığını buldu..

Ama..

Bu noktada kararlı duruştan, muhalefetin de baskısı ile vazgeçildi..

Ve şimdi, faizi yükselterek, enflasyonu da tekrar % 58’e çıkarttığımız da bir gerçek..

O zaman yalın olarak karşımızdaki gerçek şu:

“Faizi yükselttik. Enflasyon da yükseldi”

Veya Tayyip Erdoğan’ın açıklama tarzı ile, “Faiz sebep, enflasyon sonuç”

Derseniz ki, bu kadar yalın bir gerçek karşımızda dururken, Tayyip Erdoğan niye, faizin yükseltilmesine onay verdi?

İşte orada duvara tosluyoruz..

Niye tosluyoruz?

Çünkü, yalnız bırakılan Tayyip Erdoğan, faizin haramiyetine inanan Saadet partililerin bile faizin yükseltilmesini savunan CHP ile iş tutmasının çaresiz bıraktığı Tayyip Erdoğan..

Direnerek ulaşılacak çözümün, faturasının da büyük olacağını gördü..

Bir başka dönemde, daha güçlendiğimiz bir süreçte tekrar hayata geçirmek üzere, “faizin sıfıra indirilmesi” kararını erteledi..

Bu ertelemeyi, “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur tezi kötü” diyerek, kimse yorumlayamaz..

Yorumlayana, dün açıklanan Ağustos ayı enflasyonu en güzel cevaptır..

Sizin dediğiniz dinlendi, faiz artırıldı..

Enflasyon da arttı..

Daha bunun ötesinde bir gerçek var mı?

Faiz artırıldı, % 8,5’tan % 25’e çıktı..

Enflasyon da 38’den 58’e çıktı..

Bu kadar net bir sonuç karşımızda dururken dahi, “Faiz sebep, enflasyon sonuç tezi çöktü” denilmesi, utanmazlığın zirve yapmasıdır..

Türkiye’de enflasyonun sebebi, talep fazlalığı olduğunda, hemen herkes birleştiği halde..

Ne hikmetse, talep fazlalığını çözme noktasına odaklanmamız gerektiği halde..

Israrla, faizi yükseltme ile çözüm bulma dayatması yapıldı.

Ve sonuçta da, bir avuç “paradan para kazanan”ın isteği kabullenildi..

Ve ne yazık ki..

Bu olumsuz gelişmede payı olan Saadet partililer, şimdi çıkmışlar, “Ne oldu, hani nas vardı” diyerek, adeta ayeti de araya koyarak, alaylı açıklamalara imza atıyorlar..

Çözüm şu olmalı idi..

Talebi karşılayacak arz artışı sağlanmalı, bu noktada yeterince sermaye yok ise, onun da dış yatırımlarla karşılanması başarılmalı idi.

Nitekim, BAE ile yapılan görüşmeler, Suudi Arabistan ile yapılan görüşmeler, zaten bu yolda önemli adımlar atıldığını gösteriyordu..

Enflasyonda en önemli hızlandırıcı olarak faizi düşük seviyede tutarak, yatırım amaçlı para girişinin sağlanmasında biraz daha sabır gösterilebilinseydi, bugünkü % 58’lere varan enflasyon ile karşılaşmamış olacaktık..

Ama gelin görün ki, üç bakanlığı % 5’lik bir partiye keşke çeken anamuhalefet partisinin öngörüsüzlüğü..

Aynı partinin, önüne geleni danışman kadrosuna atayıp, sonra da “Bizde danışman değildir” açıklamasında bulunması..

Bir yandan kurumların tepe noktasındaki yöneticilerin altılı masa ittifakı ile atanacağı protokollere bağlanmış iken, masa altında bambaşka peşkeşlerle ülkenin yönetimine gelmek için karanlık ilişkilere girilmesi, maalesef Türkiye’nin politikasında bazı gerçeklerin ısrarla savunulmasını da önledi.

Sabırla hareket etmemizin önünü tıkadı..

Merkez Bankası bir ay önce, adeta dün açıklanan enflasyonun müjdesini, kendi açıklaması ile yaptı..

Merkez Bankası “% 58 enflasyon bekliyoruz” dedikten sonra..

Piyasada başka bir sonuç beklemek mümkün mü?

Onlar % 58 dediyseler, yıl sonunda daha yükseğini bile beklememiz lazım..

Yol yakınken, bu yanlış politikadan vazgeçilmesi beklentimizi dillendirelim..

Aksi takdirde, para baronlarının iştahlarının her daim artacağını, % 58 enflasyon ile, % 25 faiz ile yetinmeyeceklerini hatırlatalım..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle