--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İbadeti sulandırmak için ‘horozdan kurban’ı bile tartıştırdılar!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Genç okurlarımız bilmezler..

Bu ülkede onlarca yıldır devam eden süreçte.. Kurban bayramlarında yaşadığımız muhabbet hep şu idi:

“Bu sene kurbanımızı, apartmanımızın bahçesinde kesebilecek miyiz, kesemeyecek miyiz?”

İkinci muhabbet konusu ise, “Bu sene kurban derilerimizi, arzu ettiğimiz bir yere verebilecek miyiz? Yoksa Türk Hava Kurumu’na vermeye mecbur mu edileceğiz?”

Daha az yoğunluklu olmak üzere..

Zekeriya Beyaz türü sözde ilahiyatçılar türediğinde de..

“Horozdan kurban olur mu, olmaz mı” muhabbeti..

Hani zaman zaman, “Kurban kesmek nasıl bir vahşet” türünden kafa çıkaranlar da olurdu ama..

“Sabahtan akşama kadar yediğin pirzolalar, topraktan mı bitiyor” diye sorunca, hemen hepsi suspus olduğu için, onları kayda almaya bile gerek yok..

Bugün itibari ile geldiğimiz noktada..

Altyapısı oluşturulduğu için, kurban kesimi büyük çoğunlukla, toplu kesim yerlerinde ifa ediliyor..

Uygun alternatif sunulduğu için.. Büyük şehirlerde hemen hiç kimse, “İlla da illa. Ben apartmanın girişinde kurbanımı keseceğim” demiyor..

Toplu kesim imkanlarının oluşturulmadığı küçük yerleşim birimlerinde ise, “Apartman bahçesinde kurban kesilir mi, kesilmez mi?” tartışmasını pek duyanımız yok.. İnsanlarımız, sağlık koşullarına riayet ederek, ibadetlerini ifa etmenin mutluluğunu yaşıyorlar..

Kurban derisi ise..

Yıllardır unuttuğumuz bir tartışma..

İsteyen istediği yere veriyor..

Eski yıllarda dillendirilen “Tabii ki kurban derilerinizi THK’ya vermeye mecbursunuz.. Siz iktidarda olsanız, kendi derneklerinize verilmesini mecbur edeceksiniz. Biz iktidardayız, bizim dediğimizi yapmaya mecbursunuz” söyleminin ne kadar boş olduğunu bugün yaşayarak görüyoruz..

Tabii ki, bizim gönlümüz, kurban derisinin verilmesi caiz olan yerlere hibe edilmesinden yana..

Ama bunu söylemekle yetiniriz.. 

Kimseye zorlama yapacak halimiz yok. 

Doğru yere verirlerse sevabı kendilerine. 

Yanlış yere verirlerse sevapsızlığın zararı kendilerine.. 

Hele hele din karşıtlığı yapılan bazı derneklere vermeye kalkışırlarsa da, günahı yine kendilerine..

Bu vesile ile..

Her kurban bayramında yaşadığımız bu klasik tartışmalardan bitenlerin yanı sıra, hâlâ devam eden tartışmaları da aktaralım..

“Atatürkçü Düşünce Derneği türünden kuruluşlara yapılan kurban bağışı, caiz midir, değil midir?”

Aslında cevabı çok basit..

“Bu derneğin başındaki zat, kurban ile ilgili ne düşünüyor? Kurbanın geçtiği ayetin hemen öncesinde, hemen sonrasında emredilen fiillerle arası nasıl?” diye sorduğunuzda..

Atatürkçü Düşünce Derneği’ne kurban vermenin caiz olup olmadığını da cevaplamış oluyorsunuz..

Konuya sadece menfaat bazında bakılıyorsa.. 

“Para gelecek.. Dolayısı ile üzerine atlayalım.. Kurbanı kapalım.. Kimseye kaptırmayalım” deniliyor.. 

Ardından dinin diğer emirleri kulak arkası ediliyorsa.. 

En basitinden ve aktüelinden örnek vereyim..

Belediye memurunun yanı sıra, müftünün de nikah kıyması önerildiğinde, hemen bu dernek “İstemezük” bayrağını açıyor, “Rejim değiştiriliyor” söylemi ile meydanlara çıkıyorsa..

Böyle bir derneğe de, dinin emri olan bir fiilden fayda temin etmesi için zemin hazırlamak, ibadetin amacına ters düşer, herhalde..

Yine, şarap ve diğer alkollü içecekleri raflarında satmakta bir beis görmeyen..

Hatta domuz eti bile satmaktan çekinmeyen marketlerin..

Kurban satışı yapması açık bir tezat..

Onlar tabii ki ticaretlerine bakıyorlar..

Para gelsin de, nereden gelirse gelsin..

Hem dindardan gelsin..

Hem sarhoştan gelsin..

Onlar bu gözlükle olaya yaklaşabilir ama..

Bizim dindarlarımız, ibadetlerine halel getirmemeli..

Diyanet İşleri Başkanlığı, bugüne kadar çoktan, bu konuyu çözüme kavuşturmalı, “Alkollü içki satan marketten kurban alımı caiz değildir” diyebilmeli idi..

Her ne ise..

Biz diyoruz..

Diyanet’in de bunu açıkça dillendirmesini istiyoruz..

Eski yıllarda pek karşılaşılmayan, modernleşmenin getirdiği sorunlardan bazılarına da değinelim..

Nedir onlardan birisi?

Bankadan kredi çekerek kurban kesilir mi?

Yaşar Nuri olsa idi, “İslamda kurban kesmek yoktur” fetvası vermiş olmasına rağmen..

Sırf laikçilere şirin gözükmek için..

“Bankadan çekilen kredi ile kurban kesilmesinde hiçbir sakınca yoktur” diyeceğinden hiç tereddüt etmem..

Bunların kafa yapısı, böyle çalışıyor çünkü..

Dinde ne var ise, onu sulandırmak..

Emredilenleri sorduğunuzda..

“O farz değil.. Bu zorunlu değil.. Şunu yapmasanız da olur..”

Ama o fiillere haram karıştırılmak istendiğinde..

İki dakika önce, zaten o fiilin farz olmadığına fetva verdiğini unutup..

Sırf ibadeti sulandırmak için..

“Kredi çekerek kurban kesiminde sıkıntı yok” derler..

Neyse ki bu konuda.. Diyanet doğrusunu hatırlattı..

Artık kimse, “Bilmiyordum” deme lüksüne sahip değil..

•

Eski yıllarda pek dikkatimizi çekmeyen..

Gelişmelerin sonucunda..

Şimdi yorumlama ihtiyacı hissettiğim bir noktayı da aktarayım..

Şu; “kurban derisinin Türk Hava Kurumu’na verilmesi mecburiyeti” yüzünden, devletin mahkemelik olmadığı cemaat, grup, hatta cami derneği yoktur..

Hayatında karakol nedir bilmeyen insanlar, “Kurban derisi topladın, kurban derisini THK’ya vermedin” suçlamaları ile mahkemelik olmuştur..

O tarihlerde pek dikkat etmemiştik ama.

Şimdi düşünüyorum da..

Şu FETÖ’nün “kurban derisi” diye bir derdi olduğuna hiç şahit olmamıştım..

Adamlar, o kadar devasa hibeler topladılar.. Kurbanlar topladılar.. Yardım konusunda, katrilyonlara varan büyük bir sektörün başını çektiler..

Ama cami derneğinin bile mahkemelik olduğu kurban derisi konusunda, ortalıkta hiç görünmediler..

Acaba kurban derisini toplamadılar mı?

Yoksa, topladılar da, 28 Şubat döneminde bile devletten derin destek gördükleri için, kimseye hissettirmediler mi?

Yasakçılarla işbirliği yaptılarsa da günahları boyunlarına.. 

Direnişe katılmayıp, kurban derilerini kuzu kuzu THK’ya verdilerse de, günahları boyunlarına..

Bayramınızı tebrik ile..

Uyanışımızın acil olmasını dilerim.

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle