--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ekrem Dumanlı, FETÖ’yü teşhir ediyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Son gelişmeler hakkında FETÖ’cüler ne diyor merak ederken..

Ekrem Dumanlı da gözüme takılıyor..

Dumanlı son videosunda, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu’nun Sakarya Valiliği’ne atanması üzerine, kendisine “hayırlı olsun” ziyaretine gelenleri, bir cemaate mensubiyetleri üzerinden tartışmaya açmış.

Oysa “hayırlı olsun” ziyareti yapanlar..

Bir cemaate mensubiyetleri açısından değil..

Mardin Derik kaymakamlığı sırasında PKK’lı teröristlerce şehid edilen Fatih Safitürk’ün babası kimliği ile..

15 temmuz darbesinde direnen ve yaralanan sivil kişiler olmaları hasebi ile ziyareti gerçekleştirmişler..

Bu kişiler, özel hayatlarında “cübbeli” dolaşıyorlar ya..

Laikçilerin yaptığı gibi..

FETÖ mensubu Ekrem Dumanlı da..

Olaya kıyafet açısından bakmış..

Ve..

kendince..

“En azından şık değil” teşhisini yapmış.

Bize de.

“Gerçek kimliğinizi, böyle gösteriyorsunuz işte”  tespitini yapmak düşmüş..

Affedersiniz, bu FETÖ mensupları değil miydi, “Gülen grubu bitirildikten sonra, sıra diğer cemaatlere gelecek. AK Parti tüm cemaatleri bitirecek” diyen..

Şimdi kendileri..

AK Parti’nin bir cemaate mensup olduğu ileri sürülenlere yönelik hoşgörülü davrandığını..

Bir cemaate mensup olduğu ileri sürülenlerin de..

Yaptıklarının “şık olmadığı”nı iddia ediyor..

Cemaatlere hasmane tavır içinde olanların..

Cemaatlere karşı laikçilerle aynı tavrı sergileyenlerin..

FETÖ’cüler olduğunu, böylece ispatlamış oluyor..

**

Ekrem Dumanlı, yine son videosunda, FETÖ’nün devlette gizli amaçlarla yapılanmasının üstünü örtmek için de, şöyle bir senaryo uyduruyor.

Güya AK parti ile Gülen grubunun arası iyi olduğu yıllarda..

Başbakanlık koltuğunda oturan Tayyip Erdoğan, Ekrem Dumanlı’ya demiş ki: “Büyükelçiler kararnamesi hazırlıyoruz.. Fetullah Gülen bir liste verirse, onları atayalım..”

Durup dururken, bir başbakanın, böyle bir şeyi, hem de daha önce bu tür konuları hiç konuşmadığı “bir gazeteciden istemesi”ndeki garipliği bir kenara bırakalım..

FETÖ mensubu Ekrem’in, FETÖ lideri Gülen’in verdiğini iddia ettiği cevabı irdeleyelim..

Meğerse bizim, 7 Şubat 2011’de MİT’i bile ele geçirmeye çalıştığı, 17 Aralık’tan sonra ise, hükümeti de artık kendisi belirlemeye kalkıştığı şeklinde kanaate sahip olduğumuz..

“Her yer benim olsun. Her şey benim olsun” dediğine inandığımız Fetullah Gülen, aslında çok geniş gönüllü imiş!..

Öyle diyor, şakirti Ekrem Dumanlı..

Dumanlı’nın aktardığına göre, kendilerinden hükümete bir istek gitmediği halde..

Başbakan’ın kendisine “liste gönderilmesi halinde, atamalarının yapılacağı” sözü verdiği bir konjonktürde, Fetullah Gülen’in cevabı, bakın ne olmuş:

 “Devleti kendileri yönetiyor, biz dua ediyoruz. Eğer birileri çıkar ondan bir makam talep isterse bilsin ki bizden değildir. Velev ki bizi tanıyan bir arkadaş olsun, o andan itibaren bizden değildir. Maksadını kaybetmiştir.”

Dumanlı, bu aktarımı, 7 Şubat 2011’den önce.. Haydi onu da geçelim..

17 Aralık 2013’den önce yapılsaydı..

Belki aldananlar olabilirdi..

Ama, “Devleti yönetenler onlar. Biz dua ediyoruz” dediği ileri sürülen zatın, 17 Aralık operasyonunu yapan polis müdürlerine nasıl sahip çıktığını görüntülü olarak izlediğimize göre, Ekrem Dumanlı’ya, artık kim inanabilir?

Devlet yönetimine darbe girişiminde bulunan polis müdürlerini, ölümüne savunan Ekrem Dumanlı’nın genel yayın yönetmeni olduğu Zaman gazetesi önümüzde dururken..

“Devleti onlar yönetiyor. Biz dua ediyoruz” sözüne, artık kim inanır?

Konu, “Halkı aldatmaya devam etme isteği”nden ziyade..

FETÖ yapılanmasının itiraf edilmesi.. Örgütün takıyyesinin deşifre edilmesi açısından önemli..

Öyle ya..

Gerçekten Gülen, devlet yönetimini devlete bırakmış, sadece dua ediyorsa.. 17 Aralık’taki darbe girişiminde, niye devleti devlete bırakmadı da, darbeci polis müdürlerinin arkasına geçti?

Bir de utanmadan, meşhur beddua seansında, kıs kıs gülerek, aslında devlete nasıl sızdığını itiraf edercesine, “Bir polis müdürünü alıyorsunuz. Yerine getirdiğiniz adam da aynı operasyonu sürdürüyor!” diyerek, aldattığı devlet yönetimindeki insanların hali ile alay etmeye kalkıştı?

Adamlar işi garantiye almışlar..

Görevdeki polis müdürleri kendi adamları.. O göreve getirilebilinecek noktadaki yardımcıları da yine kendi adamları..

Kadrolaşma bu derecede sağlam..

Ama beyefendi diyor ki, “devlet yönetimi onlara ait!”

Arkasından da gülüyordur, “Keh keh keh!”

Tıpkı, Cumhurbaşkanı yaverliği için, TSK tarafından belirlenip gönderilen listedeki üç subayın üçünün de FETÖ’cü olduğunu bilip, Cumhurbaşkanı’nın seçim yapması aşamasında güldükleri gibi: “Keh Keh keh. Seçim yapacağını sanıyor ama.. Seçim yapacağı listedeki üç isim de bizim adamımız. İstediğini seç. Hiçbir şey farketmez!”

Şimdi bu adamlar..

Tüm bu yaşadıklarımızdan sonra..

“Bizim devlet yönetimine yönelik bir talebimiz olmadı” derlerse..

Onlara kim inanır?

Daha acıklısı..

Onlar tüm kadroları, yedekleri ile birlikte, kendi adamları ile doldurdukları için.

Şimdi devlet de onları tasfiye ederken..

Biraz aidiyet iddialarını geniş takdir ediyorsa..

Bu sebeble, bilerek olmasa da.. Bilmeden bazı mağduriyetler de yaşanıyorsa..

FETÖ’cülerin bu yanlışlıkları dile getirip, “Yazıktır, günahtır, vicdansızlıktır” itirazlarının samimiyetine, kim inanır?

Dün, yedek kadroları bile adamlarınızla doldururken, “keh keh keh” diye gülenler kimlerdi?

Onlar kimler ise..

Bugün, yaşanan bir mağduriyet var ise..

Onun sorumlusu da..

Dün “Keh keh keh” diye gülenlerdir!

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle