--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Coni adaleti: Suç makinesi özgürce yaşasın, eski bakan tutuklansın!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

ABD’deki savcıların..

ABD’deki mahkemelerin gerçekten derdi, rüşvet ise..

Dertleri yolsuzluk ise..

Dertleri kara paranın aklanması ile mücadele ise..

“Bu suçlar nerede işlenirse işlensin, biz soruştururuz” diyorlar ise..

Bu kapsamda, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında tutuklama kararı verdilerse..

Ben onlara bir adres vereyim, önce oradaki zatı tutuklasınlar..

Kimin adresi o?

Fetullah Gülen’in..

Gerçekten de..

Maksat hukuk ise..

Dertleri suçların takibi ise..

Fetullah Gülen gibi bir suç makinesi var iken..

Darbe girişiminden başlayın..

Adam öldürme..

Suç iftirasında bulunma..

Kurban bağışı toplayıp, kesmeyerek dolandırıcılık yapma..

Bazı sanıklardan rüşvet alarak (onlar bunun adını himmet koymuşlar) suçlarını örtbas etme..

İçlerinde gazeteci, işadamı, politikacı ve diğer mesleklerden birçok kişinin bulunduğu binlerce insan hakkında illegal dinleme yaptırma..

Devletin istihbarat örgütüne operasyon düzenleme..

Dokunulmazlığı olan siyasileri, illegal yollarla teknik takip dahil soruşturmaya tabi tutma.

TSK’daki darbe hazırlığı içindeki bazı generalleri soruştururken.. Kendi adamlarına yer açılması için, suçsuz insanları da darbe soruşturmasına muhatap edip, cezaevine koyma..

Ve daha nice suçların faili konumundaki Fetullah Gülen için, iade kararı vermeyen..

İade talebi incelerken, kaçmaması için geçici tutuklama kararı bile vermeyen ABD..

Şimdi..

Kıldan tüyden iddialarla, eski bir bakanı tutuklamaya kalkıyorsa..

Dokunulmazlığı olan..

Bir suç işlenmiş ise..

Sadece Anayasa Mahkemesi’nde yargılanabilecek olan bir bakanımız hakkında, tutuklama kararı veriyorsa..

Böylesi bir tabloda..

Bu Coni’lerin dertlerinin hukuk olduğuna kim inanır?

Gerçekten ortada bir rüşvet, bir kara para aklama var da, onu soruşturmak istedikleri yalanına kim kanar?

Derdiniz rüşvet ise..

Onun ağababasını.. Hem de otomatiğe bağlamış şekilde Fetullah Gülen liderliğindeki örgüt yapmış..

Amacınız kara para aklama iddialarını soruşturmak ise.. 

“Kara para aklama”yı, şeytanın bile aklına gelmeyecek metotlarla planlı şekilde yapan, senin Pensilvanya’da koruma altına aldığın teröristbaşı değil mi?..

“Resmi makamlara yanlış bilgi verme” suçunu işleyen kim olursa olsun, takip etmek istiyorsanız..

Sunduğu “memur emeklisi” beyanından tutun, kimlik bilgilerine, işlettiği okullardaki sahtekarlıklarına, binlerce örgüt mensubunu Türkiye’den illegal yollarla, yalan beyanlarla çıkışını yapması ile suçüstü olan Fetullah Gülen’i takip etsene sen..

Onlarca, yüzlerce mağduru olan bir örgütün başını kendi ülkende koru..

Sonra, stratejik dostum dediğin bir devletin bakanını, kıytırık bir iddia ile tutuklama kalk..

Hokkabazlık değil de, nedir bu?

Soytarılık değil de, nedir bu?

•

Şöyle bakalım olaya..

Zafer Çağlayan’a ne isnat ediliyor?

ABD’nin kendi çıkarları için İran’a koyduğu ambargoyu delmek isteyen Reza’ya kolaylık sağladığı ve karşılığında menfaat temin ettiği..

Menfaat iddiası doğrudur, yanlıştır bilemem..

Ama ABD’nin kendi çıkarları için bir ambargo uydurduğu ve bunu uygulamaya koyduğu.

Kendi ülkesinde var olan nükleer silahlar için, İran’a “Yapamazsın” tehdidinde bulunduğu..

Sonra da..

Tehdidini dinlemediği için, BM kararı olmaksızın ekonomik ambargoya teşebbüs ettiği..

İran’ı çökertmek için koyduğu o ekonomik ambargoyu deldiği iddiası ile..

Gözüne kestirdiklerini cezalandırmaya kalktığı çok açık..

Hatta dahası var..

Tüm bunların sonrasında..

ABD ile İran anlaştı..

O ambargo kalktı..

Ve bugün itibari ile o ambargo artık, ABD açısından dahi yürürlükte değil..

Böyle bir durumda.. 

ABD, eski yıllarda koyup, sonra kaldırdığı ambargoyu delenleri cezalandırma konusunda hâlâ ısrar ediyorsa..

Bunun adı nedir?

En hafif şekli ile, kabadayılıktır..

Bu kabadayılığı takmayanların yaptıkları uyanıklıklar, ABD’ye göre suç olabilir ama..

Bana göre suç değildir..

Türkiye’ye göre suç değildir..

Bu; işin bir cephesi..

Bir de evrensel bir kaidemiz var:

“Suç nerede işlenmiş ise, orada yargılama yapılır.”

Bunun için de, devletler arasında sözleşmeler yapılmıştır..

Şüphelilerin iadeleri, bu kapsamda kurallara bağlanmıştır..

Bir ülkede işlenen suçun, diğer ülkede yargılamasının hangi koşullarda yapılacağı düzenlenmiştir..

Bu ilkeler dikkate alındığında..

Zafer Çağlayan’a isnat edilen eylem nerede gerçekleşmiş?

Türkiye’de..

 Eğer bir suç var ise, ilk planda kim yargılayabilir?

Türkiye..

O zaman, ABD’ye ne oluyor? 

Ki tutuklama kararı veriyor?

•

Bir ekleme daha yapalım..

ABD, eğer hukuka bağlı kalmak isteyecek ise..

Sıradan birisini yargılıyormuş gibi.. Bir bakan hakkında tutuklama kararı veremez.. Onun dokunulmazlığını yok sayamaz..

“Ben yaptım oldu” der ise..

Birileri de, onlara, “Ben yaptım oldu” dediğinde, itiraz edemez..

•

Sonuç olarak..

ABD.. 

Konjonktürel olarak icat ettiği bir kurala aykırılıktan dolayı, benim bakanımı tutuklamaya kalkarken..

Tüm dünya hukuk sistemlerinde suç olarak kabul edilen.. İnsanlığın ilk yıllarında bu yana suç olarak düzenlenen.. “Adam öldürmeden tutun, iftiraya kadar yüzlerce eylemin faili olan Fetullah Gülen”i tutuklamıyorsa..

Yaptığı hukuk ile izah edilemez..

ABD’nin bu soytarılığından, iç siyaset malzemesi çıkartmaya çalışanlar da..

Kendilerini rezil ettikleri gibi, “adalet” söylemindeki tutarsızlıklarını da ispatlamış olurlar..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle