--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vicdan polisi

Ali Akben
Ali Akben
9

Vicdan polisi ifadesi, genellikle devletin veya toplumsal yapıların bireylerin ahlaki ya da vicdani kararlarını kontrol etmeye veya şekillendirmeye çalıştığı durumlardan bahsederken kullanılan bir terimdir.

Bu terim, bireylerin vicdanlarına müdahale edilmesinin, onları belli bir ahlaki çizgiye çekme gayretlerinin ya da kişisel ahlaki özerkliklerinin ihlal edilmesinin bir metaforu olarak anlaşılabilir.

Bu kavram, sıklıkla bireysel ahlakın özerkliği ile toplumsal veya devlet otoritelerinin denetim gücü arasındaki gerilim üzerine düşünmeye davet eder. Devlet ya da baskın bir toplumsal yapı, “doğru” bir ahlaki normu dayatmaya çalıştığında, bu “vicdan polisi” olarak nitelenir. Bu bağlamda, vicdan özgürlüğü, bireyin kendi ahlaki değerlerini oluşturma hakkı, din ve inanç özgürlüğü gibi temel haklarla ilişkilendirilir. Örneğin, bir toplumda dinî veya ideolojik bir grubun, bireylere ahlaki doğrularını dayatmaya çalışması vicdan polisi eleştirisiyle karşılanabilir.

Vicdan polisi, aynı zamanda otoritenin, insanların içsel duygularını ve düşüncelerini kontrol etmeye çalışması, yani dıştan bir baskıyla bireylerin vicdanını biçimlendirmeye çalışması olarak da yorumlanabilir. Bu, ahlaki bir dikte olabileceği gibi, insanları “doğru” düşünmeye zorlayan sosyal veya yasal düzenlemeleri de içerebilir. Bu durum, bireysel özgürlüğün daralması, ahlaki çoğulculuğun azalması gibi sonuçlara yol açabilir.

Bu kısa girizgahtan sonra ülkemizde ve dünyada yaşanan garabetlerle ilgili bazı güncelleri hatırlamak ve hatırlatmak isterim.

Dünya jandarmasının halden hale evrilerek insani hiçbir değer bırakmadığı günümüzde Gazze turnusolü ülkemiz içinde ve dışında tüm insanlık adına hayır ile şerri, akla karayı, sapla samanı ayırt etmede gerçekten ciddi bir ayıraç olarak çok ama çok değer kazandı.

Son bir yılda öyle yaşanmışlıklar gördük ki, akla muğayır saçma sapan insanlık bu değil dedirten cinsten.

Öyle duruşlar gördük ki, yerin üzerini yaşanmaz görüp, Allah’ım daha fazla dayanamıyorum artık emanetini al derken çok ama çok samimi.

Maşeri vicdanının sesine kulak vererek geceleri sabaha kadar uyumayan insanları da gösterdi bu süreç bize.

Komşusu aç iken tok yatmam diyen masumlar da bu süreçte maşeri vicdanlarını cilalayarak parlattılar.

Mazlumun ahından korkmak gerek diyen maşeri vicdan erlerinin önünde daha fazla direnilemeyeceği kanaatindeyim.

Bu şanlı kurtuluş hareketine engel olacaklarını zanneden vicdanı kurumuş zindeler şunu iyi bilsin, zulüm ile abad olunmaz; olunsa olunsa berbat olunur.

Terör devleti İsrail’in eski savunma bakanlarından tek gözlü Moşe Dayan yıllar önce yahudilerle ilgili şu ifadeyi kullanmıştı;

“İsrail kuduz köpek gibi olmak zorunda. Böyle olalım ki bölge milletleri ve Müslümanlar yanımıza yaklaşmaya korksun.”

Terör devleti İsrail’in bugünkü yöneticilerinin babaları ve dedeleri de aynı karaktersizlikte ve daha beteri. Bulduğu her fırsatta etrafta bırak insanı öldürmeyi hiçbir canlı bırakmıyor.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in daha dün yaptığı açıklamadan da anlaşılıyor ki, siyonist zorbaların akıllanmaya niyetleri yok.

Alçak terörist aynen şöyle söyledi;

“Açıkça söylüyorum ki Yahudi devleti, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, Irak, Suriye ve Lübnan’ı içerecek” şimdilik ağzından dökülen bu ama satır aralarında Şam ve hatta İstanbul da var.

Başka bir İsrail alçağı Avi Lipkin ise “4000 yıllık kehanetler gerçek oluyor. Önünde ya da sonunda sınırlarımızı Lübnan’dan Suudi Arabistan’a, Akdeniz’den Fırat’a genişletip Mekke, Medine ve Sina Dağını alacağız” diyebiliyor.

İçimizden ve dışarıdan ard niyetli alçak ve hainler bekleyedursunar batınin vicdan yoksunu liderleri sürü halinde bu zulme seyirci kalmaya devam ederek, İsrail’i Müslümanların başına bela etmeye var güçleri ile çalışıyorlar.

Tüm dünyada, vicdan polisleri sağlam üniversite gençliğinin kıyamını önemsiyorum. Bilinçli bir şekilde oluşturulan kör düğümü bu gençlerin çözeceğine tüm kalbimle inanıyorum.

ABD başta olmak üzere, cinayet şebekesine üye batı devletlerinde fevç fevç artan kalabalıklar, şehirlerin meydanlarında ve caddelerinde yeter artık bitsin bu insanlık dışı zulüm pankartları ile meydanları doldurmaları tek umudum.

Zulümle abad olunmadığı, olunsa olunsa berbat olunduğu gerçekliği bir kez daha tecelli edecek. Tek dişli acımasız batı medeniyetini, bu onurlu haykırış tarumar edecektir.

Sabera zafera…

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Israille ilgili yazı yazmanız için

13 Ekim 2024 18:35

Önce petrol sevkiyati ve çelik ticaretini izah etmeniz gerekiyor

BAYBARS

13 Ekim 2024 12:44

Siyonistlerin gargad ağacının arkasına sığınacakları günler yakındır.

mesafeler

13 Ekim 2024 12:37

hocam şu toprakların önemini konuşmaya yüz binlerce sayfa belki yetmez fakat malesef savruldukça savrulmuşuz şu kelimelere bakar mısınız Peygamberimizin Aişe annemizle olan sevgisi ifade edilirken kullanilan kordüğüm kelimesinden bu toprakların insanlari hatta belki de bizzat toprağın kendi sesi şan kaybolmasın diye DÜĞÜN kelimesini bir bayrak gibi dalgalandırmışız peki düğün yerine düğüm desek daha iyi olmaz mı denilirse elbet orada da bir sır vardır mesela İngilizce bay bayan kelimeleri m harfi ile başlar ve türkçemizdeki b harfine n harfi bizi daha kolay ulaştırır yani anladığım oradaki m nin görselliğine meydan okurcasına milletimiz çağrışımı kaybetmeyen düğün kelimesini hep kullanmış üstelik düğüm iptal olunca ne olur çözülmüş olur insanlar farkında olmadan dünür kelimesi ile çözünürlük kelimesini aynı çağrışımda buluşturmuştur.. çözünürlük derken de emin değilim fakat daha çok sol görüş dediğimiz insanların tercihleri ile işlerlik kazanmış gözüküyor fakat her kim ilk defa söylemiş ise söylemiş ben bu kelimeyi seve seve kullanırım mesela imkan kelimesini de kullanırım olanak kelimesini de kullanırım çünkü ben bir kürsüye çıkıp olanak nedir ya uyduruk bı kelime diye Ömür var ise kıyamete kadar bağıracak olsam hem benim sesimi hem imkan diyen herhangi bir insanın sesini de hiçbir zaman duyamayacak duyma engelli insanlar vardır öyleyse imkan kelimesi hangi harflerden oluşuyor ona da bakmak zorundayiz bakmıyorsak bir gün siz duyma engelli insanların yaşadığını hiç hesap etmediniz zalimlerden oldunuz denilirse halimiz ne olur

Cem

13 Ekim 2024 11:17

Tüm zalimlerin,fasıkların ALLAH belalarını versin.

Ali Erkan

13 Ekim 2024 11:14

Kıymetli doktor, Allah zalimleri elbette cezalandıracaktır, Alma mazlumun ahini Çıkar aheste aheste demiş şair. Elbet bu kuduz  belasını bulacaktır. Allah Müslümanlara birlik ve beraberlik, Cihat nasip etsin inşallah.

Nahit sazoglu olacaktır petrol şirketleri

13 Ekim 2024 10:41

Gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla

Mustafa

13 Ekim 2024 05:26

Aile doktorumuz Ali bey abimi. Yazını gözyaşlarımı tutamıyor halde okudum. Halen de kalbim ağlıyor sayın doktorum. İnşallah temennimiz olur zalim siyonistler de belalarını bulur.

Şeref

13 Ekim 2024 03:24

Mustafa'dan önce yazdım.. !!!

okur

13 Ekim 2024 08:37

sesli guldum

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle