• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Komşu ülkede 'toplu mezar' vahşeti!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Komşu ülkede 'toplu mezar' vahşeti!

Suriye’nin başkenti Şam’da, devrik Esad rejimine ait eski bir askeri karargâhta toplu mezar bulunduğu bildirildi. Bölgede bulunan mezarın, rejim dönemindeki kayıplara ilişkin yeni bulgular ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor.

Suriye’nin başkenti Şam’da, devrik Esad rejimine ait eski bir askeri karargâhta toplu mezar bulunduğu bildirildi. Bölgede bulunan mezarın, rejim dönemindeki kayıplara ilişkin yeni bulgular ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor.

Suriye Ulusal Kayıp Heyeti, Şam kırsalındaki Katna bölgesinde devrik rejim unsurlarınca askeri karargah olarak kullanılmış bir sahada yer alan su kuyusunun içinde insan kalıntılarına ulaşıldığını bildirdi.

Açıklamada, kuyudan çıkarılan ve çok sayıda şahsa ait olduğu saptanan kalıntıların koruma altına alındığı belirtildi. Heyet, kurbanların kimliklerini tespit etmek ve kayıpların akıbetini aydınlatmak maksadıyla bulguların adli tıp prosedürlerine uygun şekilde kayıtlandığını kaydetti.

Beşar Esad rejiminin Aralık 2024 tarihindeki çöküşünün ardından başta başkent Şam olmak üzere Halep, Humus ve Hama gibi merkezlerde sivillere ait pek çok toplu mezar ve cenaze kalıntısı gün yüzüne çıkarıldı. İlgili heyetler, kayıp yakınlarının başvuruları doğrultusunda eski askeri ve istihbari alanlardaki arama ve belgeleme çalışmalarını sürdürüyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Kuyulardan Fışkıran Kemikler ve Küresel Riyakarlık: Babadan Oğula Esed Vahşeti Toprak örtemezdi bu kadar ahı, zaman unutturamazdı böylesi bir barbarlığı. Suriye’nin başkenti Şam’ın Katna bölgesindeki o eski askeri karargahta, bir kuyunun kör karanlığından fışkıran kemikler, Esed rejiminin kendi halkına reva gördüğü vahşetin tescilli mühürlerinden yalnızca biridir. Yıllarca sarsılmaz sanılan koltuklarını korumak uğruna, kendi insanının kanıyla beslenen bu diktatörlüğün arkasında bıraktığı toplu mezarlar, kelimelerin dahi tarif etmekte zorlandığı bir caniliğin belgesidir. Bu vahşet, bugünün ya da dünün değil; babadan oğula devreden sistematik bir soykırım geleneğinin sonucudur. Hafız Esed’in 1982 yılında Hama’da on binlerce masumu tanklarla, ağır bombardımanlarla uykusunda katlederek başlattığı o kanlı gelenek, oğlu Beşar Esed tarafından Saydnaya, Tedmür gibi işkence merkezlerinde ve ülkenin dört bir yanındaki gizli hapishanelerde bir sanata dönüştürülmüştür. Ancak bu kanlı sahne, sadece tiranların değil; onlara arka çıkan, bu gaddarlığı jeopolitik çıkarları için besleyen küresel aktörlerin de ortak imzasını taşımaktadır. Baba Esed döneminin gaddarlıklarına ve Hama’daki o büyük kıyıma bölge dengeleri adına kapalı kapılar ardında göz yuman, yeri geldiğinde stratejik sessizlikle rejimin icraatlarına yol veren Amerika Birleşik Devletleri, bu kanlı mirasın ilk harcını atanlardandır. Tiranlık babadan oğula devrederken sahneye daha aktif dahil olan Rusya ve yine bu süreçte rejimin can simidi olan ABD, katliam çarkının en somut dayanakları haline gelmiştir. Beşar Esed kendi halkını kimyasal gazlarla boğarken, varil bombalarıyla şehirleri haritadan silerken ona askeri ve diplomatik kalkan olan Moskova ile bölgedeki güç savaşları uğruna tiranlığın ömrünü uzatan küresel riyakarlık, dökülen her damla kanda doğrudan pay sahibidir. Bir devletin kendi vatandaşını gizli dehlizlerde katledip kuyulara doldurmasına zemin hazırlayan bu dış destekler, Şam’da topraktan fışkıran utancın asıl azmettiricileridir. Bugün Şam kırsalındaki o askeri karargahta gün yüzüne çıkan toplu mezarlar, sadece devrilen bir diktatörlüğün değil; Hama’dan bugüne uzanan katliamlara göz yuman, masumların katline ortak olan Rusya ve ABD gibi güçlerin, insanlığın hafızasından asla silinmeyecek ortak utanç vesikasıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23