--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Övündüğü şey

Ali Akben
Ali Akben
19

Övündüğü şey

Ali Akben

Başarmak ve başardığı şeyle övünmek güzel olsa gerek.

Hele bu başarı kişisel değil toplum yararına bir etki de oluşturuyor ise aliyyülâlâ olarak kabul görür.

Değerli okurlarım, doğru ile yanlışın iç içe girmesi ile ortaya çıkan ucube ve garip bir gerçeklik dünyasında yaşıyoruz.

Bakış açısına, ön yargılar ve çıkar ilişkilerine göre değişen doğru kabulleri var ve son günlerde yine zirvede.

Hangi doğru sorusuna doğru dürüst bir cevap bulmak da hakikaten zor.

Sadece ülkemize mahsus olmayan bu durum tüm dünyaya sirayet etmiş bir bulaşıcı hastalık gibi sağlıklı ve zinde beyinleri etkilemekte.

8. Cumhurbaşkanı merhum Özal 17 Nisan 1993’de dar-ı bekaya göçmüştü. O günden bu güne tamı tamına 32 yıl geçmiş.

Birçoğumuzun farkında bile olmadığı koskoca 32 yıl.

O yılların canlı şahidi olduğum için o günlerin yaşanmışlıkları hâlâ hafızamda taptaze. Merhum Özal cumhurbaşkanı olduğunda, kimi alışamamış, kimi kininin içinde çatlamış kimi de bugün olduğu gibi onu diktatörlükle suçlamış ve ülkemize yaptığı sayısız hizmetlere kör ve sağır olmuştu.

O günün çok satan gazeteleri Özal için sivil diktatör sürmanşetleri attırmışlardı.

Aynı şekilde merhum Erbakan hocamız içinde bazı çevreler daha beteri ile hocamızı yargısız infazla yargılamış ve demediklerini bırakmamışlardı.

Kimisi hocamızın ağır sanayi hamlesini tiye almış ve hatta attığı temelleri meclis kürsüsüne getirerek şov yapmış, kimi her konuşmasının altında hinlik aramış, bir şey bulamayınca da işkembeden atıp tutmuştu.

Merhum Menderes’ten günümüze yerli ve milli duruşu olan nerede ise tüm siyasi liderleri olumsuz sıfatlarla yargılayan zihniyet, ne hikmetse cunta dönemlerinde aynı hassasiyeti göstermemiş, kötücül sıfatlarla yargılamak yerine susmayı tercih etmişlerdir.

İstisnalar olsa da bu kaide hep korunmuştur.

Çeyrek asra yaklaşan Erdoğan dönemine gelince, noksan sıfatlı bir insan olarak ona layüs’el diyenlerin samimi olduğuna inananlardan değilim.

İnsan fıtratı gereği zaten noksandır ve bunu kabul etmek bir meziyet değil bir gerçektir.

Erdoğan döneminin ilk 10 yılına atıfta bulunarak o dönemi kutsallaştıranların da samimi olmadığına inananlardanım.

Erdoğan dönemi de geçmiş dönemler gibi tarih olacak ve olduğunda yaşayanlar; Menderes, Demirel, Özal, Erbakan dönemleri gibi daha objektif bakış ile yapılan hizmetler karnesine sağduyu ile not verecekler.

Sayısız denebilecek hizmetler yapan Erdoğan’ın benim gözümde en önemli hizmetlerinden ilki Ayasofya Camiinin ibadete açılması, ikincisi de savunma sanayiinde yerlilik ve millilik hassasiyetinde gelinen nokta.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına giderek gerginlik üretmenin yararına inanmadığım için çok partili hayata geçiş sürecinden günümüze CHP dendiğinde akla hemen gelen birkaç örnek vererek durum tespiti yapalım.

1946 seçimlerinin alamet-i farikası olan açık oy, gizli tasniften tutun da üniversitelerimizde başörtülü kızları ikna odalarına tıkmaya hatta daha da ilerisi halkın meclisine başörtüsü ile giren milletin vekiline haddini bildirmeye kadar sayısız özgürlük ihlalinde CHP’yi en önde rakipsiz görmek mümkün.

Skandallar konusunda da CHP’nin karnesinde ciddi kırıklar var.

1993’deki İSKİ skandalında sadece akçeli para işleri değil aynı zamanda ihanet de var. Aldatılarak ihanete uğrayan eşin itirafları ile patlak veren bir yolsuzluk İSKİ skandalı.

O günün CHP’si bugünden çok farklı idi ve İSKİ’de dönen dolapları ve skandalı sahiplenmemiş ve sorumlusunun arkasında durmak şöyle dursun anında tepki göstermişti. O gün bu yüz kızartıcı skandaldan dolayı CHP övünmemişti ama bugün aynı şeyi söylemek zor.

Son günlerde birlik ve bütünlüğümüzü bozma pahasına hareket eden CHP’nin tutum ve davranışlarının ülke menfaatine olmadığını düşünüyorum.

Bizzat onurlu CHP’lilerin ihbarı ile yapılan yolsuzluklar teknik takibe düşmüş ve belgelenmiş suç dosyasını günümüz CHP’si ve şürekâsı övünerek sahipleniyor ve hatta namus meselesi haline bile getirebiliyor.

Daha ileri gidiyor ve sağduyulu vatandaşlarımızı bu kötücül niyetinde kullanabiliyor.

Oluşturduğu siyasi çalkantının sonucu ekonomimizde meydana gelen daralmayı maddeler halinde sayarak bununla övünmek gibi bir gaflete düşüyor. Adeta bindiği dalı kesiyor içinde bulunduğu geminin su almasına aldırış etmeden zedeledikçe zedeliyor.

İşin başka bir garip tarafı ise yerli ve milli firmalarımıza karşı uyguladığı boykot kampanyası. Sebebini bilene ve anlayana aşk olsun.

CHP’nin teşviki ile yerli ve milli firmalara uygulanan boykotun başarılı olduğunu ispatlamak için olmadık düzmece kirli bilgiyi de kullanmaktan çekinmiyor bu kötücül eylemle de övünüyor.

Cumhuriyetimizin kurucu partisi bu duruma düşmemeli ve düşürülmemeliydi. Şaibelerin odağında durmayı zül saymalı ve yolsuzlukla suçlananlara en azından mahkeme sonlanana kadar sahip çıkmamalıydı.

Yargılanma sürecini toplum olarak elbette takip edeceğiz. Suçu sabit olmayanları suçlamak şerefsizliktir. Ancak suça bulaşmışlığı mahkemece tescil edilmiş birisini aklamak için iç barışı bozmak ve ülkemizi emperyalist memleketlere şikâyet etmek dâhil her türlü kanun dışı yollara tevessül etmek de şerefsizliktir.

Amalı fakatlı, ya da cekli caklı konuşmak, kirli bilgileri aklamaya çalışmak gibi yanlışlara meyletmeden önümüzdeki günleri sabırla geçirelim. Birilerinin hatırı için birbirimizle kavga ve kaosa, kırgınlığa küskünlüğe düşmeyelim.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sadık

20 Nisan 2025 21:26

Hocam CHP din düşmanı .Bu bile yeter ondan nefret ermek için.Ülke düşmanlarının sığınağı olmuş..CHP genel başkanı yolsuzluk çamuruna batmış kişiye namusu ile kefil olunca başka şöze gerek kalmıyor.

Kanber

20 Nisan 2025 20:01

CHP-DEM-ABD İTTİFAKI VE ÜLKEMİZ Bu CHP aşağıda 7 başlık altında anlatacağım olay ve vukuatlarının vicdanları varsa değerlendirmesinin yapılmasını, Dünyada veremeyecekleri bu hesabı ahirette Allah'a nasıl vereceklerini bir düşünsünler. 

Ömer

20 Nisan 2025 16:49

İttihat ve terakkinin Osmanlı’yı ne hale getirdiğini tarihçiler yazıyor tarihi gerçekler ortada . Bir de muhalefete oy vermek elbette imanı götürmez . İslam düşmanı bir partiye oy vermek imanı tehlikeye atar diyorum . Kişi sevdiği ile beraberdir .

Okur

20 Nisan 2025 12:31

Ey Hekim, insanları delirten nedir, hiç düşünmez misin? 400 farklı gıda katkı maddesi, (E-maddeleri, E-numarlı içerik maddeleri) sentetik kimyasallardır, hemen hepsi hastalık ve ruhsal sorunların kaynağıdır, bedende kalıp tahrip etme süreleri 6 ay ila 4 yıl arasında değişir. (biyolojik yargılanma ömürlerine göre) Örnek : Posa etleri [gerçekte yağ, bağırsak, hayvan midesinden müteşekkil (sucuk, sosis, salam, pastırma vs) güzel göstermek için nitrat/nitrit (kimyasal kırmızı boya) kilo mamul başına 150-200 gram kullanılır. Bunlar zehirdir, beden ve ruhı helak eder, aklı alır, delirtir, ölüme sevkeder,hicbir hap ve sap ise yaramaz. Bu sadece 400 kadar zehirden bir tanesinin hüneri, diğerlerinin de etkilerini göz önünde bulundurun. Hani nerede, koruyucu hekimlik? 10 meslekdaşın, kansere çare var, isimli kitap yazdı, onlardan 6'sı son 20 yılını kanserden acı çekerek vefat etti. Bu, mevcut tıbbi bilgilerin batıl olduğunun delili değil mi? Üstelik ölen söz konusu hekimler kanser doktoru (onkolog) idiler. Hekim olarak bu mesele halkı sinsice tehdit ederken başka konuya el atmanız mantıklı mı, akıl işi mi?

Ali Erkan

20 Nisan 2025 12:25

Kıymetli doktorum ne güzel tespitler yapmışsın! Muhalefet demek faydalı fikirler üreten, iktidarı uyaran, yanlışların düzeltilmesini sağlayan parti demek! Bizimki hükümet düşmanlığı yaparken devlete düşmanlık ediyor! Her vatandaşa 20.000 TL zarar ettirdim diyerek övünüyor! Alem Şecaat arz ederken merd-i kıpti Sirkatin söyler! Bizdekiler hem hırsız hem arsız hem de azgın azınlığa mensup!

Mert

20 Nisan 2025 15:49

Kurusıkı atmışsın....

Namli Recep

20 Nisan 2025 11:20

Köylü amcan adı altında yorum yapan kardeşim köylü amcan bencede doğru söylemış turp ile şalgam ile devleti yönetmiyorlar fındık turp u yiyenlerin yanında buyük turplari yiyenleri temizliyor hükumet buğune kadar bu insanlara yedikleri turpun hesap sorulmadigindan dolayı şimdi hesap sorulunca zorlarina gidiyor hukuk herkese lazim yanlıs yapan herkese hesap soruluyor yani anlayacaginiz yapanin yanina kâr kalmiyor.Kendisini ulasilmaz erisilmez gorüsulmez çok yükseklerde sananlara 16 milyon istanbul u temsil ettiğini söyleyenlerde hesap soruluyor.Koylu amcamız turpu çok anlayamamış.

BAHTİYAR

20 Nisan 2025 10:39

"Amalı fakatlı, ya da cekli caklı konuşmak, kirli bilgileri aklamaya çalışmak gibi yanlışlara meyletmeden önümüzdeki günleri sabırla geçirelim. Birilerinin hatırı için birbirimizle kavga ve kaosa, kırgınlığa küskünlüğe düşmeyelim."Güzel bir cümle kurmuşsun ama kime söyledin Ali bey katdeşim bu sözü.CEHAPE yemi AKAPE mi..AKAPE'ye söylediysen yanlış yaparsın.

Mustafa

20 Nisan 2025 09:48

Doktorum, ailemin doktoru Ali abi bu yazını da çok ama çok tuttum. Eline koluna emeğine yüreğine sağlık

Caner

20 Nisan 2025 09:37

fark sizler ancak iyi olan taraflarini yaziyorsunuz asiri övüyorsunuz kötü giden zamlar ekonomi faiz vs asla elestiremiyorsunuz rahmetli Ecevit e ama ekonomiden vur abaliya yaptiniz. bu bilerek otosansürleme bir de özgürlük ve demokrasi diye yutturmaya calismaniz. misal Menderes Özal Ciller vs dönemin kötü taraflari hic mi yoktu?

Eğriye eğri

20 Nisan 2025 09:30

Övündüğün şey biontech aşısı....

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle