• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Suveyda’da sıkışan Esed’in Çin’den medet umması

23 Eylül 2023
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Suriye diktatörü Beşşar Esed, iki gün önce yani 21 Eylül Perşembe günü, güya Asya Oyunları’nın açılış törenine katılmak amacıyla Çin’e ziyarette bulundu. Bu onun Çin’e 20 yıl aradan sonra yaptığı ilk ziyaret oldu. Aynı zamanda Çin, Suriye’de 2011’de patlak veren iç çatışmaların başlamasından bu yana Esed’in Arap ülkeleri dışında ziyaret ettiği üçüncü dış ülke oldu. Bundan önce sadece İran’a ve Rusya’ya ziyarette bulunmuştu. 

Esed’in Asya Oyunları’nın açılış törenlerine katıldıktan sonra Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping’le de görüşme yapacağı bilgisi verildi. 

Suriye Cumhurbaşkanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Esed’in aynı zamanda üst düzey yöneticilerden oluşan bir heyete başkanlık ettiği, bu heyetin muhtelif ziyaretler ve görüşmeler gerçekleştireceği bilgisi verildi. 

Bu arada Suriye’nin güneyinde, Dürzilerin kalabalık olduğu Suveyda bölgesinde Esed yönetimine karşı, beşinci haftasına giren eylemler devam ediyor. Esed’in Çin’e doğru yola çıktığı perşembe gününün gündüzünde Suveyda Valiliği önünde gerçekleştirilen gösteriler gece de devam etti. Bu arada Kanavat kasabasında göstericiler 2000 yılında dünya hayatına veda ederek saltanatı oğlu Beşşar’a devreden baba Hafız Esed’in büyükçe bir fotoğrafını tahrip ettiler. Bu eylem göstericilerin Baas rejimine çok açık bir şekilde tavır koymalarını göstermesi açısından dikkat çekiciydi. 

Suriye’deki Dürzilerin rejime başkaldırmalarının arka planında ABD’nin ve Batılı ülkelerin olabileceği yönünde teoriler var. Ama onların başkaldırmasının diğer toplulukları da cesaretlendirmesi sebebiyle bir toplumsal vakıa ortaya çıkmış ve Baas rejimi biraz daha fazla köşeye sıkışmıştır. 

Dürzilerin başkaldırmalarının gerekçesi ekonomik sorunlar. Ama Suriye halkının genelinin Baas zulmünden dolayı haklar ve özgürlükler konusunda zaten sıkıntıları var. Ekonomik sorunlar, bütün bu sıkıntıların üstüne tuz biber ekmekte ve tepkilerin artmasına neden olmaktadır.

Şimdiye kadar Rusya ve İran’ın askeri ve ekonomik desteğiyle egemenliğini sürdüren Esed’in son gelişmeler karşısında daha fazla zorlanmaya başladığı ve kendine yeni destek kapıları aradığı anlaşılıyor. 

Gerçi Çin, hem kendi stratejisi hem de bölgesel bağlantıları, Rusya ve İran’la ilişkileri sebebiyle Baas rejimine zaten siyasi açıdan destek veriyordu. Ama onun desteği sahada çok fazla etkisini göstermiyordu. Ayrıca Çin çatışma alanlarında askeri yönden varlık göstermeyi tercih etmiyor. 

Baas rejimi de Dürzilerin başkaldırıları karşısında askeri şiddet yöntemini çok sert bir şekilde kullanması durumunda Batı’nın büyük bir baskısına maruz kalabileceğini düşünüyor olmalı ki diğer topluluklar karşısında kullandığı silah gücünü henüz Dürzilerin gösterileri karşısında aynı düzeyde devreye sokmuş değil. Muhtemelen onların gerekçelerine uygun bir çözüm formülü bulmak amacıyla ekonomik destek arayışı içine girdi ve Çin’in bu konuda verebileceği desteğin işe yarayacağını düşünüyor. 

Ukrayna Savaşı ve Avrupa’nın bazı alanlardaki ambargoları sebebiyle zorlanan Rusya’nın ve nükleer sanayiyle ilgili görüşmelerde bir uzlaşma sağlanamaması yüzünden kendisine karşı uygulanan ambargonun devam etmesi sebebiyle zorlanan İran’ın ekonomik desteklerinin yeterli olmadığını gören Baas diktatörü anlaşıldığı kadarıyla Çin’den medet umuyor. 

Diktatör Esed, Çin’den alacağı destekle Dürzilere ümit dağıtması durumunda olayların nispeten yatışmasını ümit ediyor olabilir. Ama eğer iddia edildiği gibi olaylarla ABD ve Batı’nın bağlantısı varsa, Esed’in ümit dağıtması olayların durulmasını sağlamaz. Çünkü onların stratejik planları, Afrika’da kendilerinin arka bahçelerine Wagner yoluyla kanca atan Rusya’nın Suriye’deki işlerini bozacak bir kesime kanca atmak olabilir ve bunun için Dürzi örgütleriyle irtibatlarından yararlanıyor olabilirler. O durumda ekonomik gerekçeler işin bahanesi olacağı için vaatler tatmin edici olamaz. Çünkü gerekçe ekonomik olsa da amaç siyasi baskı ve stratejik hesapların devreye sokulmasıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Muhammet

Bizim bu amerikan (diktatör, katil vb) söylemlerini bırakarak gerçekci özgür bir ülke tavrı oluşturmalıyız. İngiliz oyununu görüp önlem almalıyız. Irak, libya ve diğer arap baharı düzen ve oyunlarından ders çıkarmalıyız. Akletmeliyiz ki bizimle oynayan kafirleri altedelim.

Uğur

Öyle sanıyorum ki Suriye'nin yerlisi ve yabancısı olan kafirler ve münafıklar böyle birbirlerini yerken sonunda orada egemenlik bize kalacaktır. Şam'da o namazı kılacağız eğer Allah dilerse. Ama muhtemelen 2028'den sonra... Zannediyorum ki o yıla kadar zenginlerin arzularına uyucu liboş-muhafazakâr siyasi doktrinin ağır yanlışlığı da (yani ANAP ve Ak Parti geleneĝindeki yanılgı da) işbirlikçi münafık egemen zengin sınıfları mümin sanıp onlarla İslam birliği kurmaya çalışmanın ağır mantıksızlığı da (yani Refah geleneğindeki yanılgı da) anlaşılacaktır ve böylece Allah tealanın elçisine (s.a.v.) ve bizlere emrettiği üzere küffar ve münafıklara karşı tavizsiz çekişmeye geçilecektir. Allah ve elçisine karşı gelen akılsızların sonu daima ağır yenilgi ve cehennem olageldi ve elbette yine öyle olacaktır. Artık herkes tarafını seçsin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23