--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cennete gitme hedefi

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
0

Kocaeli Kitap Fuarında ortaokul öğrencisi Hasan ile tanıştık. 

Saf ve masum bir yüz, ergenlik çağına adım atmış bir delikanlı bedeni: Bıyıklar terlemeye yüz tutmuş, temiz yüzlü bir genç… 

Yanında anne ve babası. 

Hasan kitaplara mesafeli. Babası bir kitap aldı, arka kapağı okumaya başladı. 

-Hoş geldiniz, kim için kitap bakıyorsunuz?

Oğlunu gösterdi.

Delikanlı ile tanıştık, 8.ci sınıfa gidiyordu. Sınav Stresini Yenme Sanatı kitabımı gösterdim:

-Sınav maratonuna katılacaklar için iyi bir motivasyon kitabı. 

Hasan sınavdan beklentisi olmadığını söyledi.

-Peki, okulu bitirince ne olacaksın?

-Bilmiyorum.

Bakışları solgun, gözleri yılgın, ürkek. Kitap almak, okumak, sorumluluk üstlenmek istemediği belli.

-Hayat arabasının direksiyonunda oturuyorsun. Araba, istediğin yere gider. İnsan hayata donanımlı gelir, yetenekli. Herkesin bir beyni, iki eli, iki ayağı, bir yüreği vardır. Başarılı ve iyi bir insan olmak için karar vermelisin.

-Mehmet Akif der ki:

“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;

Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası!”

Dostlarının yüz karası, düşmanın maskarası olmamak için gayret etmelisin.

Arif Nihat Asya:

“Sen de geçebilirsin anadan, yârdan, serden!

Senin de destanını okuyalım ezberden!

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!”

“Allah insanı yeryüzü halifesi olacak yaratmış, akıl vermiş. Aklı doğru yolda kullanmamız için kitap göndermiş. Kur’an, insanın için sadece çalıştığının karşılığı vardır, buyurur. Çalışıp çabalamazsak başkasının oyuncağı oluruz. 1918-1923 yılları arasında Türkiye İngiliz, Fransız, İtalyanlar ve Yunanlılar tarafından işgal edildi. Eğer düşmanlarımızla yarışmazsak onların ayakları altında kalırız. Güçlü olmak zorundayız.”

Hasan bu defa başıyla beni onayladı.

-O zaman bir mesleğin olmalı, kimseye muhtaç olmamalı ve düşmanlarımızla yarışmalısın. Ne olmak istersin?

Hasan omuzlarıyla cevap verdi, bilmiyorum, diyordu.

-Bir gencin iki hedefi olmalı: Bir, okul bitince ne olacak? Alnı açık, başı dik, onuruyla yaşamak için bir meslek edinmeli. İki, yüz sene sonra nerede olacağına karar vermeli. Yüz sene sonra nerede olacaksın?

-Ölürüm herhalde.

-Güzel! Ölünce cennette mi cehennemde mi olmak istersin?

-Cennette.

-Namaz kılıyor musun?

-Kılmıyorum.

-Cennete iyi adamlar gider. Namaz kılmıyorsan cenneti nasıl kazanacaksın?

Omuz silkti.

Anne ve baba, bizi dikkatle dinliyor ve Hasan’ın cevaplarını ve tepkilerini takip ediyorlardı. Çocuklarındaki kararsızlığı, lakaytlığı, ürkeklik ve yılgınlığı görüyorlardı. 

-Hasan, cennet kazanmak çocuk oyuncağı değil, ciddi gayret ister, mutlaka namaz kılmalısın, dedim.

Babası elinde kitap, yüzünde gülümseme, konuşmaya dâhil oldu:

-İmamın oğlu, bir karar vermeli, cennet ucuz köşklerle dolu bir bahçe değil.

Hoşuma gitti, üsteledim:

-Hasan, ciddi olarak cennete gitmek istiyor musun?

-Yani…

-Uzat elini, bana söz ver. Bugünden namaza başlıyorsun.

Hasan canlandı, elini uzattı ama hâlâ ürkek, kararsız ve çekingendi…

-Söz… Bu işin şakası yok. Cenneti kazanamazsak alternatifi cehennem… 

Yüz hatlarım, mimiklerim ve sesimle Hasan’ı cesaretlerdim:

-Bugünden tezi yok namaza başlıyorsun!

-Söz, dedi ve elini salladı.

-Cenneti kazanmak için söz vermen hoşuma gitti, hedefin birini belirledik, sıra geldi ikincisine. Yüreğini Ateşle isimli bir kitap yazdım, 33 başarılı insan hikâyesi anlattım. Başarı yolunda birinci adamın işi zordur, başarıya deneme- yanılma yoluyla ulaşılır. İkinci adamın işi kolay, birinci adamın hikâyesini öğrenirse o yolu takip eder, yanılma riski hemen hemen kalmaz. Kitapta başarılı öğrencilerden öğretmenlere, iş adamlarından mucitlere her kesimden örnek insanlara yer verdim. Kimin hikâyesini beğenirsen onun mesleğini seçer, yolunu takip edersin. 

Anne ve babasına işaret ettim:

-Yanında iki tane tecrübeli hayat danışmanın var, yolda kalmazsın.

Babası gülümsedi, kitabı aldı, bana uzattı:

-Bunu imzalayın, dedi.

Hasan’dan kitabı okuma sözü aldım ve imzaladım. Delikanlı canlandı, gözlerindeki kararsızlık kayboldu, yüzüne gülümseme yayıldı. 

Kitaba telefon numaramı yazdım.

Solmakta olan bir filize daha can suyu vermiştim.

Beyin Vitamini: Ders çalışmada motivasyon zorluğu çeken veya okul ve hayat başarısını artırmak isteyenlere Yüreğini Ateşle kitabımı tavsiye ederim. Başarı hikâyeleri ilham verir. 

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle