• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Irak’ta Yüzyılın Yolsuzluğu

19 Ağustos 2023
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

 

Çağımızda insanlığın en önemli sorunlarından biri de yolsuzluktur.

Ne yazık ki Müslüman toplumlara hükmeden yönetimlerin de çoğu ahlâkî temellerden yoksun oldukları için yolsuzluk sorunu İslam dünyasını da ciddi şekilde meşgul etmektedir.

Yolsuzluk bir tür hırsızlıktır. Çünkü hırsızlık sana ait olmayan ve hak etmediğin bir dünyalığı ele geçirmektir.

Yankesicilik bunun yöntemlerinden biri. Ama bazıları işi “kitabına” uydurarak, kayıtlarda hile yaparak veya kayıtlı anlaşmalardan ayrı bir de kayıtsız anlaşmalar yaparak hak etmedikleri birtakım mal varlıklarını mülkiyetlerine geçirmektedirler. Buna da yolsuzluk deniyor.

Yöntem farklı ama sonuç itibariyle yankesicilikten farkı yok.

Yolsuzluk aynı zamanda toplumun yoksul kesimini daha yoksul, zengin kesimini ise daha zengin yapmaktadır.

Çünkü resmi yetkisi olan bir kişi başkasına çıkar sağlarken, yandan kendi hesabına da bir şeyler aktarmasını istiyor. O da yasal olmayan yollarla aktardığı miktarı da maliyete ekliyor ve sunduğu hizmetin veya ürettiği ürünün fiyatını ona göre belirliyor.

Yani usûle aykırı olarak sağlanan çıkar yolsuzluğu kabul eden kişi veya firmanın kasasından değil onun hizmetlerinden veya ürünlerinden ücret karşılığı yararlanan vatandaşın cebinden çıkıyor.

Dikta rejimlerinin en önemli sorunlarından biri de yolsuzluktur. Bu tür rejimlerle yönetilen ülkelerde devletin üst düzey yöneticileri hesaba çekilemediğinden ve onlar da kendilerini bir ahlakî kontrole tabi tutmadıklarından yolsuzluk sorunu ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.

Ama yeri geldiğinde yolsuzluk dosyaları siyasi rekabetin ve hakimiyet kavgasının yaşandığı dönemlerde bir tehdit ve baskı aracı olarak kullanılmaktadır.

Bu yüzden bazen sırf aynı siyasi çizgide olmaktan dolayı yolsuzluk dosyalarının üstü örtüldüğü gibi siyasi rekabetten dolayı kirli çamaşırların ortaya çıkarıldığı ve dosyaların karıştırıldığı olmaktadır.

Nitekim Suudi Arabistan’da veliaht prens olarak tayin edilmesinden sonra kendisine kafa tutan muhaliflerini etkisiz hale getirmek isteyen Muhammed bin Selman yolsuzluk dosyalarından yararlanmıştı.

Bunun örnekleri çoktur. Dolayısıyla yolsuzlukların üzerine gidilmesi her zaman iktidardakilerin dürüstlüğüne ve yolsuzlukla mücadele konusundaki duyarlılıklarına delalet etmez. 

Irak’ta da mevcut hükümet Mustafa El-Kazımi hükümeti döneminde gerçekleştirilen yolsuzlukları sorgulamak ve suçluları cezalandırmak amacıyla geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor. 

Soruşturmayı takip eden savcılık geçtiğimiz salı günü geçmiş hükümet döneminde gerçekleştirilen ve “Yüzyılın Hırsızlığı” olarak isimlendirilen yolsuzluklara karıştıklarından şüphe edilen bazı kişilerin Irak yargısına teslim edilmesi için Interpol’e 4 dosya gönderdi. Teslim edilmesi istenenler arasında eski başbakanın siyasi işler danışmanı, maliye bakanı ve Ulusal İstihbarat Teşkilatı’nın eski başkanı var.

Yargıya teslim edilmesi istenen istihbarat başkanı aynı zamanda geçmişte Saddam Hüseyin’i yargılayan hakimler arasında yer almış. 

Suçlananların hepsi bunlardan ibaret değil tabii ki. Aralarında bakanların, genel müdürlerin ve muhtelif kamu kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin yer aldığı 168 kişinin itham edildiği belirtiliyor. 

Irak Başbakanı Muhammed Şiya Es-Sudani’nin basın danışmanı Hişam Er-Rikabi, hükümetlerinin yolsuzluk olayının üzerine gitmekte kararlı olduğunu belirterek, haklarında yakalama kararı çıkarılan ancak ülke dışında yaşayan şüphelilerin kendilerine teslim edilmesi için ısrarlı olacaklarını belirtti.

Er-Rikabi devletin malını haksız bir şekilde zimmetlerine geçirenlerin hesap vermek zorunda olduklarını ifade etti. 

Yolsuzluğa karışanların vergi dairesindeki emanetlerden yaklaşık 2.5 milyar dolar tutarında bir serveti yürüttükleri düşünülüyor. 

Bu arada Mustafa El-Kazımi kendi hükümetlerinin yolsuzlukla mücadele ettiğini, yolsuzluk olaylarının üzerine de ilk önce kendi iktidarları döneminde gidildiğini ve zimmete geçirilen 1.5 milyar dolara denk bir paranın kurtarıldığını iddia etti.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Atilla Akbaş

Dünya Şeffaflık Örgütünün açıkladığı rakamlara göre Irak 180 ülke arasında 168. sırada. Ülke’de 2003’den bu yana 450 milyar usd’lik kamu fonunun kayıp olduğu iddia ediliyor. Dünya Bankasının 2014 verilerine göre ise 40 milyonluk nüfusun neredeyse dörtte biri günde 1.90 usd gelirle yaşamaya çalışıyor. Elektrik, Su, Sağlık, Ulaşım gibi Temel Kamu Hizmetleri ise oldukça yetersiz ve ihtiyaca karşılık veremeyecek durumda. Nüfusun yüzde 75’i, 35 yaşın altında ve genç işsiz oranı da yüzde 22’lere dayandı. Irak’ta 83 bine yakın yabancı uyruklunun çok yüksek maaşlı işler de çalışması da öfkeyi tırmandıran ana sebeplerden. Yönetimin özellikle yüksek maaşlı yabancılarla ilgili konuyu acilen çözmesi şart. Çünkü halk özellikle bu konu üzerinden iktidarı fazlasıyla hırpalar hale geldi. Nereden nereye… Bir ülkenin kaderiyle bu kadar mı oynanır? Realiteler önümde olmasa insan inanamayacak.

Alï

Irak, uluslararası manada devlet belki lakin yol geçen hanı.Kimin silahı varsa o soyuyor. Örnek: Türkiye'den giden bir iş insanı Irak'ta beyaz soğan ekiyor,verim gayet güzel iyi para kazanıyorlar. Fakat parayı Türkiye'ye geciremiyorlar..Barzani'nin adamlarından birinin vasıtasıyla 9000 dolar karşılığında Silapiden aktarılıyor. Geride kalan iki oğlunun kaçırılma rehin vb korkusu aklına geliyor bizim insanımızın, İran'a kaç oradan Türkiye'ye gir, diyor babaları Duşundugu gibi oluyor, Silopideyken oğlunu teroristler kaçırmış 100 000 dolar istiyorlar,diye kendisine söyluyorlar. Temkinli olan adam görüşelim oyalamadiyla oğlunun Turkuliyeye dalimen geldigini öğrenince rahatlıyor. Velhasıl Irak'ta devlet yoookmus
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23