• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

Aksa İntifadası’nın yıl dönümünde

30 Eylül 2023
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

Dün yani 29 Eylül 2023 tarihi Filistin’de, İkinci İntifada olarak da isimlendirilen Aksa İntifadası’nın başlamasının 23. yıl dönümüydü. Bugün de, babasının arkasına sığındığı sırada İsrail işgal askerleri tarafından kasten hedef alınarak 11 yaşında öldürülen Muhammed Cemal Ed-Durre’nin şehit edilmesinin 23. yıl dönümü. Bu vesileyle hem bu iki hadiseyi bir kez daha hatırlamak, hem de Mescidi Aksa’ya yönelen tehditler ve işgal rejiminin Filistinli çocuklara yönelik olarak sürdürdüğü vahşet hakkında özet bir bilgi vermek istiyoruz. 

Aksa İntifadası’nın patlak vermesine sebep olan hadise o zaman işgalci siyonistlerin Likud Partisi’nin lideri olan Ariel Şaron’un ekibiyle birlikte Mescidi Aksa’ya baskın düzenleme teşebbüsüydü. Bu teşebbüsün asıl amacı ise Mescidi Aksa’yı yahudi tapınağına dönüştürme planlarını hayata geçirmek için şartları oluşturmaktı. 

Filistin halkı o zaman işgal askerlerinin ve polislerinin bütün tehditlerine ve Şaron’un baskın planını gerçekleştirmesine imkan vermek amacıyla bütün tedbirleri almalarına rağmen Filistin halkı kararlılıkla mücadele etmiş ve Mescidi Aksa’ya sahip çıkmıştı. Bu olay aynı zamanda Filistin’de ikinci intifada adı verilen yeni bir kitlesel başkaldırının ve toplumsal eylemler sürecinin başlatılmasına neden olmuştu. Böylece işgalci siyonistler Mescidi Aksa’ya dokunmalarının çok da kolay olmayacağını, bunun kendi açılarından da ağır bir külfet ve maliyetinin olacağını anlamışlardı. 

Ancak işgalci siyonistler Mescidi Aksa ve Kudüs’le ilgili yahudileştirme planlarından tümüyle vazgeçmiş değiller. Bu yıl yine yahudi bayramları dönemini bahane ederek Mescidi Aksa etrafında bir abluka oluşturdu; Kudüs ve Batı Yaka’da Filistinlilerin hareketlerini zorlaştıran yahudilerin hareketlerini ise kolaylaştıran uygulamalara başvurdular. Bu uygulamalardan yararlanan yahudi yerleşimciler Mescidi Aksa’ya gündelik baskınlar düzenliyor. 

Bu arada işgal yönetimi Kudüs’teki yahudileştirme faaliyetlerini sürdürmek, buradaki Filistinli nüfusu göçe zorlamak, onların zorla çıkarılmasıyla açılacak alanlara dışarıdan getirtilen yahudi göçmenleri yerleştirmek ve yeni yerleşim merkezleri inşa etmek suretiyle bu şehrin demografik yapısını tamamen değiştirmek istiyor. 

İşgal rejimi bir yandan toprakları işgal, arazileri ve evleri gasp ederken, bir yandan da orada kalmakta ısrar edenlerin yeni nesillerinin kafalarını işgal edebilmek için kendisinin siyonist işgal mantığına göre şekillenen eğitim programını dayatmak amacıyla Kudüs’teki Filistin okullarında İsrail eğitim programının uygulanması için muhtelif oyun ve taktiklere başvuruyor. 

30 Eylül 2000 tarihinde yani Aksa İntifadası’nın başlamasından bir gün sonra, Muhammed Cemal Ed-Durre adlı çocuğu babasının arkasına sığındığı sırada katleden siyonist zihniyetin Filistinli çocuklara yönelik düşmanlığı ve sürdürdüğü savaşta çocukları kasten hedef alarak öldürme amaçlı saldırıları da devam ediyor. 

İşgalcilerin saldırılarında özellikle çocukları hedef almalarının birinci amacı ailelerine ağır darbeler indirmek suretiyle, onları bu yolla direnişten, mücadeleden vazgeçmeye zorlamaktır. Çünkü bütün toplumlarda olduğu gibi Filistin toplumunda da çocuk ailenin en değerli varlığıdır. Bir anne ve babanın çocuğunu sağlıklı bir şekilde büyütebilmek için ne kadar büyük fedakarlığa katlandığı hepimizce bilinen bir gerçektir. Bu açıdan bütün herkesin kendi kendini test etmesi, çocuklarına nasıl baktığını, onlara nasıl değer verdiğini düşünmesi, Filistinli ailenin halini ve çocuğu konusundaki bakış tarzını anlaması için yeterli olur. Siyonist işgalciler bunu bildiklerinden Filistinli çocukları sistemli ve kasıtlı bir şekilde hedef alıyorlar.

Çocuklarının öldürülmesi elbette Filistinli aileleri çok üzüyor. Ama siyonist işgal rejiminin egemenliği ve zulmü altında yaşamaya asla razı olmadıklarından onun bütün vahşiliğine rağmen, haklarına ve özgürlüklerine kavuşma amaçlı mücadelelerinden de geri adım atmak istemiyorlar.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

M. Ali

Filistin kimsenin umurunda değil artık. Ne Arapların ne de bizimkilerin. Bakın, bu önemli konuda yorum yazan bile yok!

kani

ahmet bey sizde sisi ile netanyahuyu karsilamaya gidin pek yakinda gelirler
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23