Spor Bilimleri Fakültelerinde okuyan, okuyacak olan özel gereksinimli (engelli) bireyler…
Spor Bilimleri Fakültelerinde okuyan, okuyacak olan özel gereksinimli (engelli) bireyler…
AHMET GÜLÜMSEYEN
Üniversitelerde tercih dönemi devam ediyor. Yüzde 12-13 oranıyla ülkemiz nüfusunun önemli bir yere sahip özel gereksinimli (engelli) bireylerin, bu tercihlerde Beden Eğitimi bölümleri önemli bir rol oynamaktadır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) düzenlemesiyle özel yetenek sınavıyla (ÖZYES) Spor Bilimleri Fakültelerine girmelerinin önü açılan bedensel, görme, işitme ve zihinsel engel gruplarındaki vatandaşlarımızın eğitim ve öğretim dönemini üretken-verimli geçirmeleri, akademik süreçten sonra sosyal hayata katılım ve toplumsal gelişime katkı sağlamalarını anlamı taşıyor. Bu denli olumlu gelişmelerin bir parçası olmaya çalışan Üniversitelerimizde okuyan veya mezun öğrenciler, kazandıkları bilgi, beceri ve tecrübelerle diğer akranlarına-bireylere emsal oluyorlar. Peki, örnekleri var mı? Olmaz olur mu! Başımızı ‘kumdan’ çıkarıp etrafımıza bakmak, duymak isteyip ‘kulak’ kabartmamız, bunun için yeterli olacağı kanaatindeyiz…
REKRASYON BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ DOWN SENDROMLU SPORCU ALİHAN AKGÜN
Alihan Akgün, Gazi Üniversitesi’nde eğitim gören down sendromlu öğrenci. Spora olan ilgisi ve disiplinli çalışmasıyla, hem eğitimini sürdürüyor hem de başarılarıyla dikkat çekiyor. Özel yetenek sınavıyla (ÖZYES) 2024-2025 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesini kazanan ve üniversitesinin örgün eğitimindeki ilk down sendromlu öğrencisi Akgün, yüksek öğretimini aktif olarak devam ettiriyor. Küçük yaştan itibaren yüzme, tekvando, basketbol, halk oyunları ve masa tenisi branşlarıyla ilgilenen Alihan Akgün, masa tenisine özel ilgisi var. Sporu çok sevdiğini belirten Spor Bilimleri Fakültesi Rekrasyon Bölümü öğrencisi Akgün’ün hedefleri arasında Masa Tenisi öğretmeni olmak ve milli takıma girmek var. Ülkemizin en köklü Beden Eğitimi Bölümlerinden olan Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nin Rekreasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Halil Sarol da özel gereksinimli öğrencilerin eğitim süreçlerine yönelik kapsayıcı bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, "Bu öğrencilerin yeteneklerine uygun düzeyde sınavlar yapıp eğitim öğretim faaliyetlerinin etkin, verimli şekilde yürütülmesini sağlamaya çalışıyoruz. Alihan, hem sporcu kimliği hem de eğitim hayatındaki kararlılığıyla down sendromlu bireylerin üniversite eğitimine aktif katılımının önemli bir göstergesi. Bu anlamda tüm ülkemize de örnek olabilecek bir öğrencimiz." Açıklaması oldukça önemli. Sarol, Gazi Üniversitesinin engelsiz kampüs çalışmaları kapsamında önemli ödüllere ve YÖK tarafından verilen bayraklara sahip olduğunu hatırlatarak, özel gereksinimli öğrencilerin hem akademik hem de sosyal yaşamda desteklendiğini kaydetti. Alihan Akgün'ün annesi Serpil Akgün ise oğlunun eğitim sürecinde büyük bir özveriyle çalıştıklarını, elde edilen başarının uzun yılların emeği olduğunu bildirdi. Oğlunun üniversiteyi kazandığı anı "tarif edilemez bir mutluluk" olarak nitelendiren anne Akgün, "En büyük hayali spor alanında ilerlemekti. Şimdi üniversitesine devam ediyor, çok mutlu. Onun mutlu olması bizi de mutlu ediyor, gurur duyuyoruz. Aileler çocuklarının arkasında dursunlar, pes etmesinler. Sevgi, sabır ve doğru destekle başarı mutlaka geliyor." ifadelerini kullandı. Alihan Akgün’e ait, Fatma Nur Aydın imzasıyla Anadolu Ajansıyla yer alan bu haber, özel gereksinimli (engelli) bireylerin akademik eğitim ve öğretimi için örnek olma özelliği taşıyor…
SPOR YÖNETİCİLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ ORTOPEDİK ENGELLİ EYLÜL ÜLKÜ YİĞİT
Eylül Ülkü Yiğit... Doğuştan ortopedik engelli olan 21 yaşındaki Eylül Ülkü Yiğit, su korkusunu yenmek maçıyla yüzme sporuyla tanıştı. Zamanla kendini geliştirip ve yarışmalara katılmaya başlayan Yiğit, gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekti. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü’nde eğitimini sürdüren Eylül Ülkü Yiğit, Anadolu Ajansı muhabiri Durmuş Genç-Osman Akça’ya verdiği röportajda, Spor Bilimleri Fakültelerine özel gereksinimli bireylerin katılabileceğini anlatıp, “Engel zihinde başlar” diye çok sevdiği bir söz olduğunu belirterek, 2016 yılında su korkusunu yenmek ve tedaviyi desteklemek amacıyla yüzme sporuna başladığını, o günden bugüne kadar çeşitli yarışmalara katıldığı ve dereceler elde ettiğini söylüyor…
SPOR YÖNETİCİLİK BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOLCU SELİM SAYAK
Selim Sayak. Tekerlekli Sandalye basketbolunda uzun yıllara dayanan kariyerinde hem kulüpler hem de milli takımla önemli başarılara imza attı. Gaziantep Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın formasını terleten 42 yaşındaki milli oyunu Selim Sayak, 6 aylıkken Adana’da yüksek ateş şikayetiyle götürüldüğü hastanede yapılan yanlış iğne sonucu engelli kaldı. Anadolu Ajansı’nda Ömer Faruk İlham imzasını taşıyan haberde, basketbolu çok sevdiğini ve tekerlekli sandalyede elde ettiği başarılarla gençlere ilham olduğunu söyleyen Selim Sayak "Sporda kendimi göstermeye başlayınca iyi kulüplerden teklifler gelmeye başladı. İlk olarak Galatasaray'a transfer oldum. Milli takım kapıları açıldı. İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü'nü okudum. İlerleyen süreçlerde Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi takımlara transfer oldum. Milli takımda büyük başarılar elde ettim. Tekerlekli Sandalye Basketbol tarihinde 3 büyük takımda şampiyonluk yaşayan ilk sporcuyum. Elimden geldiği kadar basketbola başarı elde etmek istiyorum." diyor. Hayatta her alanda mücadele ruhuna sahip olduğunu dile getiren Selim, "Böyle başarılar kazanmak hiç kolay değil, inanılmaz emek ve fedakarlık gerektiriyor. Bir şeylerden vazgeçmek gerekiyor. Oturarak ya da bazı şeyleri göz ardı ederek başarı elde edemiyorsunuz. Dezavantajlı bir insan olmama rağmen hayatta çok mücadele ettim, elde ettiğim bu başarılar emeğimin karşılığı oldu. Böyle bir kariyere sahip olduğum için çok gururluyum." şeklinde konuştu. Selim Sayak, engelli bireylere evde oturmak yerine mutlaka yapabilecekleri bir sporla tanışmaları ve topluma karışmaları tavsiyesinde bulundu…
SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNE BÖLÜM AÇILAMIYORSA MEVCUT KONTENJAN-ÖĞRENCİ SAYISI ARTIRILSIN
Bugün yazımıza konu olan Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan veya mezun öğrenciler, diğer özel gereksinmli (engelli) bireylere de örnek olmaktadır. Bir elin parmaklarını geçmeyen (geçtiğimiz hafta yazımıza konu olan) Spor Bilimleri Fakültelerinin Engelliler ve Spor Bölümleri mevcut. Bu sürece önemli katkı sağlayan Malatya İnönü Üniversitesi (Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi), Muş Alparslan Üniversitesi (Engellilerde Egzersiz ve Spor Bilimleri), Gelişim Üniversitesi (Engellilerde Egzersiz ve Spor Bilimleri), Rumeli Üniversitesi (Engellilerde Egzersiz ve Spor) bölümler arasında yer alıyor. Spor Bilimleri Fakültesindeki bu bölümlerin sayılarının artırılması veya açılamıyorsa da YÖK’ün kendilerine tanımış olduğu özel gereksinimli (engelli) kontenjanlarını değerlendirip, kadrolarına bu bağlamadaki öğrencileri dahil edebilirler. Kendi insanımızın engelli-engelsiz diye ayırt etmeksizin, akademik eğitiminden çalışma hayatına, iş hayatından evlilik hayatına kadar, toplumun birer ferdi olduğunu ‘sözle’ değil ‘uygulamalarıyla’ göstermiş, böylelikle, üstlendikleri görev ve yetkileri eksiksiz yerine getirmenin vicdanı huzur, takdir toplayan görev başarısını yerine getirmiş olurlar…