• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Ya CHP gelirse?

20 Eylül 2021


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Geçen hafta bir dağ köyüne gitmiştim. Hem görüntülü haber yapacak, hem de köylülerin gündeme dair görüşlerini öğrenecektim. Köylülerle yaptığım söyleşilerden edindiğim tecrübe genellikle beni yanıltmaz. Dağda sürüsünü otlatan çobanımız bile artık gündemi takip ediyor, ajans dinliyor. Köyün girişindeki çınar ağacının altında toplanan kalabalığı görünce ümitlendim. Tam bana göre bir meclisti. Yaşı 75’e yakın, şoför emeklisi olduğunu sonradan öğrendiğim Turgut amca, cami cemaati ve gençlerle sohbet ediyordu. Z kuşağı dediğimiz yeni nesil Turgut amcayı sıkıştırmış, enflasyon ve Suriyeliler üzerinden iktidara veryansın ediyorlardı. Turgut amca; ekmeğin fırından karne ile alınmasından tutun da yağ kuyrukları, fahiş fiyatlar, hastanın hastane kapılarında rehin alınması, bankaların içinin boşaltılması, metropol kentlerin çöp yığınlarına dönüşmesine varıncaya kadar birçok konuya neşter sallıyordu. Ak Parti iktidarının herkese mutluluk ve refah getirdiğini, inançlı insanların Tayyip Erdoğan sayesinde yüzlerinin güldüğünü anlatıyor, böylece gençlere kıyas yapmaları gerektiğini söylemeye çalışıyordu. Gençler ekonomik özgürlükten yana ve iktidarda yeni yüzler görme taraftarıyken, köyün yaşlıları ise “ya CHP gelirse ne yaparız?” sorusuna cevap aramaya çalışıyorlardı.  Köylülerle yaptığımız çok tatlı sohbetin neticesinde gördüğüm fotoğraf ve edindiğim fikir şu: “Ak Parti’nin sosyolojik tabanı” diye nitelendirebileceğimiz Anadolu tabanında henüz ciddi bir çözülme yok. Lakin herkesin sancısı ve biran önce çözülmesini istediği ana sorun enflasyon ve hayat pahalılığı. Köylüler diyor ki, “Tayyip baba bizleri CHP ve bileşenlerine mahkûm etmesin.”

Türkiye’nin şu anda iki tane gündemi var. Birisi iktidarı, diğeri muhalefeti ilgilendiriyor. İktidarın seslendirdiği argüman şu: “Bütün dertleri AK Parti’nin iktidardan gitmesi, AK Parti gidince ne olacak?” Güzel bir soru aslında. Ak Parti gidince elbette kıyamet kopmaz, Türkiye de sahipsiz kalmaz. Dünyaya gelen her canlı fanidir. Günü, vakti ve saati geldiğinde göçmeye mahkûmdur. İbn Haldun, tüm krallıkların, devletlerin, liderlerin de tıpkı canlı organizmalar gibi doğum, gelişme, duraklama ve ölüm evreleri olduğunu söyler. Dolayısıyla Ak Parti’nin de bir ömrü vardır. Günü geldiğinde gider. Ama Ak Parti’nin gitmesi gerektiğini söyleyenlerin iyi niyetli olduklarını söylemek, inanın oldukça zor. Mesela muhalefet ve bileşenlerinin bir projesi, Ak Parti sonrası ortaya koyabilecekleri programları var mı? Hâlâ daha aralarında kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağı dahi belli değil. Hele iktidarı bir devirelim, sonrası kolay anlayışıyla bir yere varılmaz. Parlamenter sisteme geçerek partili Cumhurbaşkanlığı sistemini kaldıracaklarını söyleyen muhalifler, anlaşılan hem Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendisine ve hem de yarı başkanlık sistemine karşılar. Herkes Ak Parti üzerine oynuyor. Uluslararası güçler ve içerideki uzantılarının tek derdi, Ak Parti gitsin de kim gelirse gelsin.. Bir zamanlar Türkiye’nin tüm değerlerini çarçur edenler, bankaları boşaltanlar, ülkeyi sefalete sürükleyenlerin bir sloganı vardı: “Bizden sonrası tufan”. Çalıp çırpmaktan başka hünerleri olmayan, ülkenin kaynaklarını yabancılara peşkeş çeken o rezil siyasetçileri, şimdi Z kuşağı olarak adlandırdığımız yeni nesil bilmez. Bilmesi de gerekmiyor. Genç veya yaşlı; bu ülkenin tüm fertlerinin siyasete bakış açısında tarafgirlik var. Türkiye için renkli bir iç muhalefet zenginliktir. Ama bizde muhalif olmak demek, iktidarın yaptığı doğru işlere de karşı çıkmak olarak algılanıyor. İç muhalefet devletin gücünü zayıflatmaya çalışıyor. Devletin gücünü artıran, doğru eylemlerini destekleyen bir muhalefet anlayışından yoksunuz. İktidarın yaptığı olumlu işlere dahi karşı çıkarak muhalefet yaptığını zanneden siyasilerle, muhalefetin her çıkışını hainlikle nitelendirmek arasında pek bir fark yoktur. Ak Parti gidince kıyamet kopmaz, elbet millet devletsiz kalmaz. Peki CHP gelirse ne olur? CHP, kendisiyle yüzleşir, milletin inançlarına, geleneklerine, yaşantısına müdahil olmaz ise, o zaman da kıyamet kopmaz. Lakin CHP’nin genlerinde bu milletin kotlarıyla, kırmızı çizgisiyle oynamak gibi bir paradoksu bulunuyor. Tek parti döneminin ürünü olan CHP, 1950’ye kadar uzun bir dönem bu topraklarda hüküm sürdü. Menderes ve arkadaşlarını urganda sallandırıncaya kadar rahat durmadılar. Mahkeme kadıya mülk olmadığı gibi, millete tepeden bakan CHP’ye de olmadı. Çok partili sistemde CHP’ye sürekli % 25’lik bir dilimle muhalefet olmak düştü. “Ya CHP gelirse?” diye endişe duyan Anadolu insanının beklentisine, zor bir viraja giren Ak Parti ne der acaba? Aslında diyebileceği tek şey var. Yaptıklarını anlatsa yeter. Bir de şu mutfak yangınını söndürür; raf, arazi ve sanayi sektöründeki pahalılığı engellerse yeter. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dost

Süresiz nafaka,çocuk haczini kaldırır.6284 ve kadın istihdamının abartılı teşviği devam eder.
  • Yanıtla

Yaşar Candan

Süresiz nafakayi kaldırmalı,pahalılığı inlemeli. Siyasetçiler köye geldiklerinde vatandaşla samimi sohbet edip onların derdini Ankara'ya anlatmalı. CHP bu ülkede yalnız başına iktidar olamaz. İttifakla gelirse ona bir şey diyemem. Lakin benim 1 milyon oyum olsa 1 tanesini dahi CHP ye vermem. Lanet olsun onların belediyesine de kuracakları düzene de. Camileri ahır yapan,vite yağını almak için bile kuyruklarda bekleten din düşmanı CHP den hayır gelmez.Bunlar milletin talladan bugdayina çalan zorbalar. Bunlar bu ülkede ezanı şerifi 18 yıl Türkçe okutup namaz kilana eziyet eden zalimler. Bunlara oy vermek zulme ortak olmaktir
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23