Size K. Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un gibi başkan lâzım!
Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, geçen hafta yeni yasama yılı açılışı kapsamında Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitap etti.
Gelenekleşen konuşmasında, Türkiye’nin iç ve dış birçok sorununu dile getirdi.
Dünyada ve ülkemizde pek çok önemli sorunlar varken muhalefet partilerimizin derdi bambaşkaydı.. O dert; Erdoğan’a karşı nasıl olumsuz tavır alalım?!?
Cumhurun; yani halkın makamını temsilen, Cumhurbaşkanı sıfatıyla Meclis’i onurlandıran Erdoğan genel kurul salonuna geldiğinde; CHP ve YRP ayağa kalkmadı, DEM’liler ayağa kalktı ama alkışlamadı, Yeni Partililer ise salonu terk etti.
Bu tavrın arka perdesi şudur: Kişinin çok istediği halde elde edemediği bir şeyi, başarısızlığını veya çaresizliğini gizlemek için kötülemesi ve hor görmesi..
Hani; şu uzanamadığı ciğere “mundar” diyen kediler gibi işte..
22 Eylül 2026’da; BM 81. Genel Kurulu görüşmeleri kapsamında Erdoğan kürsüye çıktığında, terörist/Siyonist devlet İsrail’in temsilcisi de salonu terk etmişti.
Demek ki; İsrail ve Yeni Partililerin hedefi aynı: Erdoğan düşmanlığı!
SİZ NE İŞ YAPARSINIZ; ÜLKEYE FAYDANIZ NE?
1994 İBB Başkanlığı döneminden başlayarak; ömrünü canı pahasına milletine hizmete adayan, gönül ve dava adamını demokratik yollarla sandıkta yenemeyenlerin çirkefliklerine bir kez daha üzülerek şahit olduk.
Nedir sizin derdiniz Allah aşkına?.. “Olumlu/olumsuz her şeye muhalif olun” diye mi size maaş ödüyoruz?..
Sayın Erdoğan’ın milleti için yaptığı hizmetleri saymaya kalksak; değil bu satırlar, sayfalarca dolusu kitap yetmez. Hem zaten sizin hayaliniz bile o hizmetleri kavramaya yetmez.
Şehir Hastaneleri, Teknofest, savunma sanayi de neymiş?!?..
Elbette ki; bunca iyi hizmetlerin yanında yanlışı da olabilir. Mesela; imza atılan, ancak sonrasında zararı görüldüğü için geri çekilen “İstanbul Sözleşmesi” gibi..
“YARGI DARBESİ” DEĞİL; YARGI PENÇESİ
Mezar başında ve ezan okunurken, içkili âlem yapmasıyla ünlü yeni rakıcıların yeni partisinin çaylak Genel Başkanı Özel: "Partimize yargı darbesi yapıldı, Cumhurbaşkanı adayımız hapse atıldı, onun için tavır koyduk” buyurmuş.
Sayın Özel; bu yutulacak lokma değil.. Baksana; yardıma çağırdığınız Avrupa, İngiltere bile size inanıp da adam yerine koymadı.
Bakalım; şu “yargı darbesi” paketinde neler varmış:Rüşvetin ses ve görüntü kayıtları, para kuleleri, suç ortaklarının itirafları, MASAK raporları, kendi partililerinin şikâyetleri, Metro projesi için yurtdışından alınan 1 milyar 588 milyon dolarlık kayıp para, parayla delege satın alındığının itirafları, bavullarla taşınan rüşvetlerin görüntüsü, Capacity AVM sahiplerinden ruhsat için 5 milyon dolar rüşvet istenmesi, Medicana Hastaneler Grubu hastane binasının mimari proje onayı için 8 milyon dolar rüşvet istenmesi…
Bakmayın böyle bir paragrafa sığdırıp bitirdiğime… Vurgun o kadar büyük ki; savcılar 3700 sayfalık iddianameye ancak sığdırmışlar suçlamaları..
Şimdi; yukarıdaki belgeli hukuki gerekçelerle yargılanıp, gırtlığına kadar pisliğe bulaşmış bir sanığı, değil Türkiye gibi bir ülkeye “Cumhurbaşkanı” yapmak; bir apartmana kapıcı yapılmaz, bir köfteci dükkânının kasası bile teslim edilmez!
Hem; önü kesilmek istenen kişi için hiç bir hukuki gerekçe bulunamayınca, MEB tarafından onaylanmış resmi ders kitabında yer alan bir şiirin okunması bahane edilip, yargılanarak hapse atılır!
O zaman adalet vardı, şimdi adaletsizlik var; öyle mi?..
DİKTATÖR ÖYLE DEĞİL, BÖYLE OLUR
Yanlış anlaşılmasın… Demokratik parlamenter sistemden yanayım. Ama; ülkesinin geleceği, halkının refahı için gecesini gündüzüne katıp çalışan, hayatını ortaya koymuş bir hizmet adamına yapılan hakaretleri, haksız eleştiri ve tavırları görünce: “Size K. Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un gibi başkan lâzım” demek gerekiyor.
O Kim ki; onun olduğu ortamda değil yerinden kalkmak, salonu terk etmek, hafif gaflete kapılıp gözlerini yumsan bile kellen gidiyor!
Bakın; biz sol partilerden böyle bir lider çıksa, inanın alkışlayıp destek veririz. Yeter ki, ülkemiz kazansın.
Siz de öyle yapsanız, kıyamet kopmaz!







