--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

10. Yaratılış Kongresi ve Kâinatı Hikmetle Okumak

Adnan Kalkan
Adnan Kalkan
0

“Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder,” der Bediüzzaman.

Trabzon’da 1–2 Ekim 2026 tarihlerinde Karadeniz Teknik Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen X. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi, “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” temasıyla gerçekleştirildi. Bilimler Işığında Yaratılış Derneğinin koordinasyonundaki kongrede, yurtdışı 9, yurtiçi 130 bildiri, 63 üniversiteden yaklaşık 139 bilim insanı, insanı ve kâinatı farklı disiplinlerin penceresinden değerlendirdi. Doğa Bilimleri, Sosyal Bilimler, Beşerî Bilimler, Tıp ve Sağlık Bilimleri, Tarım ve Veteriner Bilimleri, Mühendislik ve Teknoloji anabilim alanlarında bildiriler sunuldu.

Sonuç bildirgesinin merkezinde, kâinatın ölçü, düzen ve hassas denge içerisinde işlediği vurgulandı. Hücrenin iç düzeninden genetik koda, embriyonik gelişimden yıldızların hareketine kadar ele alınan konular, kongrenin yaratılış perspektifiyle yorumlandı. Bildiride kâinattaki düzen, sonsuz ilim, irade ve kudretin tecellisi olarak değerlendirildi; yaratılışın bütün varlıkları kuşatan, kesintisiz devam eden bir faaliyet olduğu ifade edildi.

Kongrenin temel mesajlarından biri, bilim ile vahyin birlikte okunması gerektiğidir. Bilimin varlığın nasıl işlediğini araştırdığı, vahyin ise insanın varoluşuna anlam, gaye ve sorumluluk kazandırdığı belirtildi. Böylece bilgi ile hikmetin, araştırma ile tefekkürün birlikte yürütülmesi gerektiği savunuldu.

Bildirinin bir diğer konu başlığı, evrim tartışmalarındaki kavramların açıklığa kavuşturulmasıdır. Tekâmül, tahavvül ve varyasyonun birbirinden ayrılması istendi; canlılardaki değişimin sınırları konusunda kongrenin benimsediği görüşler kamuoyuyla paylaşıldı. Bu başlık, kavramların doğru tanımlanmasının ve tartışmaların açık bir dille yürütülmesinin önemini öne çıkardı.


İnsan da yalnızca biyolojik özellikleri üzerinden değerlendirilmedi. Bilinci, ruh dünyası, ahlaki sorumluluğu ve anlam arayışıyla bütüncül biçimde ele alındı. Kâinattaki estetik, oran ve uyumun insanın düşünce dünyasına açtığı ufuk üzerinde duruldu.

Eğitime ilişkin çağrı ise dikkat çekicidir: Müfredat, anlam, amaç ve değer ekseninde yaratılış temelinde şekillenmelidir.

Bildiri, disiplinler arası iş birliğinin sürdürülmesi, yeni araştırmaların başlatılması, ulusal ve uluslararası çalıştayların düzenlenmesi ve kongrenin her yıl tekrarlanması tavsiyesiyle tamamlandı. Kongrenin kamuoyuna sunduğu ana mesaj; insanın kendisini ve kâinatı anlamlandırırken bilimsel araştırmayı, tefekkürü ve manevi değerleri birlikte değerlendirmesidir. Bu yaklaşım, bilginin insanın hayatına yön veren bir hikmete dönüşmesini hedeflemektedir. Neslin geleceği bakımından öne çıkan sorumluluk, öğrenilen bilgiyi ahlakla buluşturmak, insanın yaratılış gayesini düşünmesine imkân vermek ve araştırma heyecanını canlı tutmaktır.

Ailelere Okul Tercihi Sunulmalıdır
Kongrede şahsım da “Bilimsel ve Pedagojik Bulgular Işığında Karma Eğitim Çıkmazı ve Kız-Erkek Okullarının Gerekliliği” başlıklı bildiri sundum. Bildiride, ailelerin okul tercihinde söz sahibi olması gerektiğini vurguladım. Eğitim, insanın fıtratını, şahsiyetini, mahremiyetini ve manevi ihtiyaçlarını dikkate almalıdır.


Kız ve erkek öğrencilerin gelişim süreçleri, bireysel farklılıkları, dikkat ihtiyaçları ve kendilerini güvende hissetmeleri eğitim ortamları tasarlanırken değerlendirilmelidir. Her okulda mahremiyet, sağlıklı iletişim, ahlak ve karşılıklı saygı titizlikle korunmalıdır.

Talebim açıktır: Karma eğitimle birlikte kız ve erkek okulları da açılmalıdır. İsteyen aile çocuğunu karma okula, isteyen kız okuluna, isteyen erkek okuluna gönderebilmelidir. Ailelerin değerlerini ve çocukların ihtiyaçlarını gözeten seçeneklerin bulunması, eğitimde tercih imkânını güçlendirir.

Millî Eğitim Bakanlığımızdan beklentim, ailelerin taleplerini dikkate alan okul seçeneklerini yaygınlaştırmasıdır. Bu okullarda aynı cinsiyetten öğretmen kadrolarıyla desteklenmeli, eğitim kalitesi ve öğrenci fıtrat hazırbulunuşluk hâli bakımından izlenmelidir.

MEB Seminerleri
Trabzon Milli Eğitim İl Müdürlüğü bünyesinde 11 bilim adamıyla öğretmen, öğrenci ve velilere 35 kadar seminer yapıldı. Bu seminerlere yaklaşık 10.000 katılımcı dahil oldu. “Gençlik ve Geleceğin İnşası”, “Maziden Atiye Şahsiyet ve Medeniyet İnşa Eden Lider Genç Yetiştirmek” konularını anlattık. İl müdürü Hasan Uygun, Müdür yardımcısı Yavuz Üstündağ ve Şube müdürü Haydar Odabaş planladı. Gürsoy otel misafir etti. Karadeniz Teknik Üniversitesi koordine etti. Bilimsel ve pedagojik anlamda din-bilim birlikteliğinde istifadeli programlar yapıldı. Birlikte çalışmanın istifadesi zahiren bir daha anlaşıldı.  

 

Adnan Kalkan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle