“Bizim buralarda çocuklar hiç büyümez”
Bir an için “çocuğunuzun hiç büyümeyeceğini” düşünün. Bu durumda ne yaparsınız? Gazze’de çocukların trajedisini hepimizi biliyoruz. O çocukların büyümeden, katil İsrail’in bombalarına maruz kaldıklarını da biliyoruz. Ama onlar için hiçbir şey yapamıyoruz.
Yazının başlığındaki cümle, Gazze söz konusu olduğunda sıradan bir cümle olmaktan çıkıp bir çocuğun geleceğinin elinden alınmasının en kısa ve en çarpıcı ifadesine dönüşüyor. Bu sözün ağırlığı şu noktada: Bir çocuğa “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorulduğunda normal cevaplar öğretmen, doktor, mühendis, futbolcu olur. Gazzeli çocuğun cevabı ise “Bizim buralarda çocuklar hiç büyümez.” Bu ifade, savaşın çocukların zihninde geleceği nasıl yok ettiğini anlatıyor. Sözün Gazze bağlamındaki kullanımına dair güncel bir paylaşım da bulunuyor.
Bugünün Gazze’sinde bu cümleyi daha da acı hale getiren gerçekler var. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin 4 Eylül tarihli raporuna göre çocuklar hâlâ saldırılarda hayatını kaybediyor; UNICEF de ağustos sonu ve eylül başında çocuk ölümlerinin sürdüğünü bildirdi. Üstelik mesele yalnızca çocukların öldürülmesi değil. Çocukların çocuklukları da ellerinden alınıyor.
Ev yok. Güvenli sokak yok. Düzenli okul yok.
Temiz suya erişim sınırlı. Hastaneler ağır baskı altında.
Ve en önemlisi, “yarın” duygusu yok.
UNICEF’in ağustos ayındaki değerlendirmesinde erişilebilen bölgelerde beş yaş altı çocukların yüzde 12,2’sinde kronik büyüme geriliği tespit edildi. Bu nedenle “Bizim buralarda çocuklar büyümez”, aslında üç ayrı trajediyi anlatıyor:
Birincisi: Ölüm. Bazı çocuklar gerçekten büyüme fırsatı bulamıyor. İkincisi: Çocukluğun kaybı. Hayatta kalan çocuklar bombaların, göçün, açlığın, yıkımın ve korkunun içinde büyümek zorunda kalıyor. Üçüncüsü: Geleceğin kaybı.
Çocuk büyümek demek; okula gitmek, meslek sahibi olmak, evlenmek, aile kurmak, hayal kurmak demek. Gazze’de savaş bütün bu doğal hayat zincirini kırıyor.
“Bizim Buralarda Çocuklar Büyümez”
Gazze’de çocuk olmak: Kimi çocuklar büyümeyi bekliyor, kimi çocukların ise büyüyecek zamanı kalmıyor. Dünyanın çocukları büyüyüp ne olacaklarını hayal ederken, Gazze’nin çocukları önce hayatta kalıp kalamayacaklarını düşünüyor. “Bizim buralarda çocuklar büyümez” sözü, işte bu yüzden Gazze’de yarım bırakılan bütün çocuklukların cümlesidir.
Filistin ve özellikle Gazze’deki çocuklar için yapılabilecekleri, sadece yardım göndermekle sınırlamamak gerekir. En etkili yaklaşım acil yardım, çocukların korunması, eğitim, sağlık, uzun vadeli yeniden inşa, diplomatik baskı şeklinde çok katmanlı olmalı.
Yetim ve ailesinden ayrı düşen çocukların güvenli biçimde kayıt altına alınması ve aileleriyle yeniden buluşturulması. Gazze’de bir çocuğun eline yeniden kalem ve kitap vermek, en az gıda yardımı kadar önemlidir. STK’lar eliyle geçici okullar ve güvenli öğrenme alanları kurulabilir. Öğretmenlere destek verilebilir. Tablet, bilgisayar, kitap ve eğitim materyalleri gönderilebilir. Uzaktan eğitim altyapısı kurulabilir. Savaş nedeniyle eğitimden kopan çocuklar için telafi programları hazırlanabilir.
Psikolojik destek
Savaşın görünmeyen yarası çocukların zihninde kalıyor.
Bu nedenle çocuklara: Psikolojik danışmanlık, oyun ve sanat terapisi, güvenli çocuk alanları, travma sonrası rehabilitasyon sağlanmalı. Çünkü hayatta kalmak başka, yeniden çocuk olabilmek başka.







