• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Siyasi cinayetler de neyin nesi?

18 Ekim 2021


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Türkiye gündemi çok yoğun ilerliyor. Benim gibi haftada bir yazanlar açısından gündemi değerlendirmek oldukça zor. Günübirlik değişen iç ve dış politikayla karşı karşıyayız. İktidarın gündeminde; vatandaşa hizmet, reformlar, pahalılık, Suriye ve Kuzey Irak’tan kaynaklanan terör var. Türkiye’nin Suriye’deki varlığına yönelik artan saldırı ve tehditler, bölgede yeni bir karar almayı zorunlu kıldı.  Suriye’nin Tel Rıfat bölgesinde her ne kadar İran da yer alıyorsa, asıl edilgen güç Rusya’dır. PYD/YPG teröristleri Tel  Rıfat’tan Afrin ve Azez’e sızıp, saldırı düzenliyorlar. Peki, Tel Rıfat Rusya ve İran için neden bu kadar önemli? Şunun için: Halep kendilerinin kontrolünde. Tel Rıfat ise, Suriyeli muhaliflerin kontrolündeki Fırat Kalkanı bölgesi ile Halep arasında tampon bir bölgedir. 

Yeni bir operasyon ne zaman? Suriye’den Türkiye’ye yönelik hem rejim güçlerinin hem de PKK unsurlarının saldırıları bardağı taşıran son damla oldu. Erdoğan›ın Suriye’ye yönelik “sabrın kalmadığı” yönündeki açıklamaları yeni bir operasyonun habercisi olarak yorumlandı. Peki, bu ne zaman ve nasıl olacak? ABD, PKK/YPG kuşağı projesini hızlandırdı mı?

Rusya, Tel Rıfat’ın YPG’li teröristlerden temizlenmesi noktasında hiçbir adım atmadı, atacağa da benzemiyor. Kim bilir belki de Tel Rıfat’ı İdlib’e karşı bir koz olarak kullanacaklar. Bölgede hâlâ ABD egemen güç. Fırat’ın Doğusu ABD’nin, Batısı ise Rusya’nın kontrolünde. Kuzey Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan koridorda Kürt tabanlı, PKK/PYD/YPG eliyle terör devleti inşa edilmek isteniyor. Baş düşman belli: ABD. İyi de; ABD, bölgede bu projesini adım adım ilerletirken ABD, Rusya, İran, Esed bileşenine rağmen, Türkiye yalnız başına nasıl bir hamle yapacak? Barış Pınarı, Zeytin Dalı Harekâtlarında nasıl yaptıysa şimdi de öyle yapacak. Yani kısa vadeli, çok geniş çaplı olmayan operasyonlar olabilir.  Kendi göbeğinizi kendimiz keseceğiz. 

Dış politika böyle. İçerde ise Kılıçdaroğlu’nun hezeyanları ile uğraşıyoruz. Önce siyasi cinayetler olacak dedi, sonrasında ise bürokratları tehdit etti. Sosyal medya hesabından “Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa, pazartesi itibarıyla durun” diye çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, adeta devlet memurlarını isyan etmeye teşvik etti. 

Teoman Koman denen bir darbeci vardı bir zamanlar. Adnan Menderes idam edilirken, Koman Ordu’da teğmendi ve o gün o da Yassıada’daydı. Kılıçdaroğlu “Bunlar -sırf iktidarda kalabilmek uğruna- siyasi cinayetler işletebilirler!” dedi ya, işte bundan 32 yıl evvel Mit Müsteşarı olan Teoman Koman da, dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut’a, “efendim ilerleyen günlerde; Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun ve Bahriye Üçok gibi laik isimlere yurt dışından getirtilecek dinci militanlarca suikastlar düzenleneceğine ilişkin istihbarat elde edilmiştir” diyor. “Hayali dinci gruplar” hep olmuştur.. Sonrası malum. O cinayetler işlendi ve hayali dinci örgütün üzerine yıkıldı. Laik-anti laik kutuplaşma o dönemde zirve yaptı. ANAP iktidarı, bu kutuplaşmaya dayanamayarak bitme noktasına geldi. Şimdi aynı senaryo gündemde. 

SALDIRILARIN HEDEFİNDE TÜGVA VAR

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), orduya, emniyete, yargıya ve bürokrasiye “torpille” kamu çalışanı yerleştirdiği iddiasıyla gündemde. Türkiye’nin en büyük gençlik yapılanması olan TÜGVA 2013 yılında kuruldu. Vakıf Senedi’nde TÜGVA’nın gayesi net olarak ifade edilmiş: “Manevi ve milli değerlere bağlı”, “çağın gereklerini iyi okuyabilen”, “demokratik değerleri ve ilkeleri benimsemiş”, “özgüveni yüksek, yenilikçi, çalışkan, iyi ahlaklı, hoşgörülü ve başarılı” bir gençlik yetişmesine manevi ve maddi katkıda bulunmak.”

TÜGVA’ya saldıranlara bir bakın, hepsi de Fetö’cü, solcu, PKK’lı, CHP’li. İmamoğlu ise TÜGVA’yı “birilerinin aile ve akraba vakfı” olarak nitelendiriyor. Kılıçdaroglu’nu, kaset kumpasıyla getiren irade, TÜGVA’ ya saldırı emrini veren iradedir. Siyasi cinayetler olur mu bilmem ama, birileri Türkiye’yi 90’lı yıllara döndürmek için düğmeye bastı. Siyasi cinayetler olursa da, bunu yapacak olanlar, Kılıçdaroğlu’na bu istihbaratı fısıldayanlardır. MİT’in elinde, böyle bir bilginin olmadığını söyleyen Bakan Soylu, “sosyal medyada ‘siyasi cinayetler’ tartışmasını manipüle edenlerin yüzde 69’u bot hesaplardır” dedi.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fahri Kütükçü

Yazın yazarın siyasi cinayetler konusundaki fikri,olumlu. Darbeciler eskiden on yılda bir düğmeye basar,siyasi iradeye el koyarlardı.yani siyasi cinayet işleyerek demokrasinin ırzına gecerlerdi.Sonra da parti liderlerini kodese tikarlardi. Erdoğan isminde yiğit bir adam geldi,kesin ulan sesinizi dedi ve vesayeti bitirdi.Simdi kaygı bu. Sandıktan ,bu laikcilere bir sonuç çıkar mı acep?Topu birden geliyorlar. Haydi gözünü sevdiğim Erdoğan,şu pahaliligi bitir,yüzümüzü guldur
  • Yanıtla

Murat

Ağzına sağlık içerde ve dışarda ülkem nelerle uğraş veriyor Allah yar ve yardımcıları olsun. Klasik 1960 darbe zihniyetinin kalıntısı CHP den algı, provakotorlünten başka ne beklenir ki
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23