--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslam dünyasında birlik meselesi

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
43

İslam dünyasında birlik meselesi

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Son dönemde İslam dünyasında yaşanan jeopolitik gerilimler, entelektüel ve mezhebi tartışmalar üzerinden yeniden üretilmektedir. Özellikle İran’ın bölgesel politikaları bağlamında yapılan değerlendirmelerde, tarihsel referansların güncel gerçekliklerle iç içe geçirilerek yorumlanması dikkat çekmektedir. Bu noktada İmam Gazali gibi klasik düşünürlerin analizlerinin, modern ulus-devletlerin davranış kalıplarını açıklamak için doğrudan kullanılması metodolojik açıdan tartışmalıdır. Bırakın Gazali’nin yaşadığı dönemi, 21 yüzyıldaki Ortadoğu’num çeviri eserlerini ve İslami hareketini dahi Türkiye’de uyarlayamazsınız.


Tarihsel Analojilerin Sınırları

İslam düşünce tarihinde Bâtınîlik eleştirisi, belirli bir tarihsel bağlamda ortaya çıkmış ve dönemin siyasi-dini krizlerine cevap üretme amacı taşımıştır. Ancak bu eleştirilerin, günümüz İran devletinin politikalarıyla birebir örtüştürülmesi, tarihsel süreklilik varsayımına dayanan indirgemeci bir yaklaşımdır. Modern İran, ideolojik referanslarını Şii gelenekten almakla birlikte, aynı zamanda ulus-devlet mantığıyla hareket eden, pragmatik dış politika araçları kullanan bir aktördür. Dolayısıyla 11. yüzyılın mezhebi tartışmalarıyla 21. yüzyılın jeopolitiğini aynı düzlemde okumak, analitik berraklıktan ziyade kavramsal bulanıklık üretir.


Bugün İran’ın uluslararası sistemdeki konumu, yalnızca mezhebi kimliğiyle açıklanamaz. İran, özellikle ABD ve İsrail karşısındaki konumlanışıyla, birçok Müslüman toplum nezdinde “direniş ekseni”nin bir parçası olarak algılanmaktadır. Bu algının doğruluğu veya yanlışlığı ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, sahadaki güç dengeleri dikkate alındığında İran’ın bölgesel bir denge unsuru olduğu inkâr edilemez.

Bu bağlamda İran’ı eleştirmenin tamamen gereksiz olduğunu söylemek akademik açıdan doğru değildir. Ancak eleştirinin zamanlaması, tonu ve bağlamı büyük önem taşır. Zira dış müdahalelerin yoğunlaştığı, bölgesel çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Müslüman aktörler arasındaki sert söylemler, dış güçlerin stratejik hedefleriyle örtüşme riski taşır.

İran ile İsrail’i aynı düzlemde değerlendiren yaklaşımlar, normatif açıdan ciddi sorunlar barındırır. İsrail’in Filistin topraklarındaki işgal politikaları, uluslararası hukuk açısından geniş bir kesim tarafından eleştirilirken; İran’ın politikaları daha çok bölgesel nüfuz mücadelesi bağlamında tartışılmaktadır. Bu iki aktörü “aynı oyunun parçaları” olarak tanımlamak, farklı bağlamları ve güç asimetrilerini göz ardı eden bir genelleme olarak değerlendirilebilir.


Bu tür eşitlemeler, analitik olmaktan ziyade retorik bir işlev görür ve çoğu zaman kamuoyunda kafa karışıklığına yol açar. Akademik bir perspektiften bakıldığında, her aktörün kendi bağlamı içinde, somut politikaları üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

Mezhep Temelli Eleştirinin Riskleri

İran’a yönelik eleştirilerin mezhep eksenine kaydırılması, İslam dünyasında zaten kırılgan olan birlik fikrini daha da zayıflatmaktadır. Şii-Sünni ayrımı üzerinden yürütülen tartışmalar, tarihsel olarak dış müdahalelere açık bir zemin oluşturmuştur. Bu nedenle, mezhebi farklılıkları merkeze alan eleştiriler yerine, evrensel ilkeler (adalet, insan hakları, egemenlik) üzerinden yapılan değerlendirmeler daha sağlıklı bir zemin sunar.

İran’ın politikaları elbette eleştirilebilir ve eleştirilmelidir. Ancak bu eleştirinin; tarihsel anakronizme düşmeden,


Mezhebi kutuplaşmayı derinleştirmeden, küresel güç dengelerini göz ardı etmeden, ve en önemlisi İslam dünyasının ortak çıkarlarını zedelemeden yapılması gerekmektedir.

Aksi takdirde, iyi niyetle yapılan entelektüel eleştiriler dahi, pratikte Müslüman toplumlar arasındaki ayrışmayı derinleştiren bir işlev görebilir. Bugünün dünyasında asıl ihtiyaç, farklılıkları inkâr etmek değil; bu farklılıkları çatışma yerine birlikte varoluşun zemini haline getirebilmektir. Son söz: Şimdi tevhidi düşünce etrafında birlik zamanıdır.

Yorumlar

(43)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet Nacar

30 Nisan 2026 15:29

" birlik fikri" ni ideolojik nitelikte teorileştiren " ideolog" lar nerde şimdi , üretim ne aşamada ...NFK' nın " ideolocya örgüsü" üzerinden bir tartısma yapabilir miyiz ? .... Siyasal bilincimiz " akademik düzeyde " bile net değil...bilgi üretiminde " 0" ın altindayiz .

Fatih emlik

28 Nisan 2026 19:34

Oyun tahminimizden çok daha büyük AKP'li iktidar dış politikada biraz yok katetti. Hakan Fidan'ın liyakat sahibi olduğu aşikar MİT de bazan buzdağının üstünde altında eylemler yapıyor. İran itrail savaş konusunda ve katil Amerika karşısında İranlı halk'ı desteklerken şii devlet eksenli yayılmacı ve Sünni düşmanlığı konusunda taraf olamayız.

Kanber

27 Nisan 2026 18:44

İRAN'IN ELİNDEKİ ATOM BONBASI-14.03.2026 K.T Şu konuyu çok basit sıradan insanlar dahi anlıyor, görüyor, biliyor. Şöyle ki; Batı ABD İslam ülkelerini birbirine düşürterek yeraltı yer üstü kaynakları ve trilyonlarca dolarlık sermayeleri kendi ülkelerine çok rahatlıkla basit oyunlarla götürebilmektedirler. Sarı şeytan Trump Arap ülkelerine açıkça şöyle diyor. Sizi İran'a karşı biz koruyoruz. Bize Petrolleri de trilyonlarca doları da vereceksiniz deyip açık bir şekilde haracı kesiyor alıp götürüyor. Soykırımcı terör devleti İsrail'e de bu kaynakları silah olarak, mühimmat olarak ve finansman olarak aktarıyor. YANİ BİZİM TAŞLA BİZİ VURUYORKAR. İran elindeki atom bombasını hem ABD'ye hem Avrupa hem de terör devleti İsrail'e şöyle atabilir. Diyebilir ki ey İslam ülkeleri, Arap ülkeleri bizim sizinle hiçbir düşmanlığımız yoktur. Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılarak, Resulullah'ın sünnetine uyarak mezhepçeliği ve mezhep yayılmacılığını bırakıyoruz. İslam kardeşliği, Ümmet Birliği doğrultusunda siyasi açıdan, askeri açıdan, ekonomik açıdan birleşelim. Hadid suresinin 10 ayetin de cennetle müjdelenen  Hz Ömer'e, Ebubekir'e, Osman'a ve validemiz Ayşe'ye asla saygısızlık ve hakaret etmeyeceğimizi bu konular üzerinde hizipçilik yapmayacağımızı taahhüt ediyoruz.     İRAN KORKUSU VE TEHDİDİ ORTADAN KALKAN ARAP ÜLKELERINDEN KİM DAHA HARAÇ İSTEYEBİLİR?     BU DURUM ATOM BOMBASINDAN DAHA YIKICI OLUR. ABD İsrail ve Avrupa için

Saim

27 Nisan 2026 16:26

Yaw kardeşim israil İslam coğrafya sının arap coğrafyasının ortasında yıllardır 50 - 60 yıldır neler yapıyor. Bu araplar la yola çıkılmaz. Bunlar değilmi Lawrence ile bir olup bize karşı savaşan bizi arkadan vuran saldıran Osmanlı hükümdarı halifeye karşı gelen.

okur

27 Nisan 2026 12:21

ne birligi sayin yazar birlesip irani kinadik

Akif

27 Nisan 2026 12:18

Geçmiş olsun mesajı ABD yönetimine de iletildi Erdoğan, mesajında yalnızca Trump’a değil, eşi Melania Trump’a, ABD yönetimine ve Amerikan halkına da geçmiş olsun dileklerini iletti. Böylece açıklama, hem kişisel geçmiş olsun mesajı hem de siyasi nitelikli bir kınama içeriği TAŞIDI.BASIN. Not:abd nin İran saldırısını ve 165 iranlı kız talebelerin katlinde dolayı abd yi, trumpı kınamayan birisiyle mi İttihad-ı İslam.? Çok safsanız malesef

Türkan Aydın

27 Nisan 2026 12:10

Gerçek İslamı yaşarsak zaten sorun kökünden hallolmuş olur İslam dini hiçbir zaman için zorluk dini değildir ve hep kaynaşmayı iyilikten yana olmayı dürüst olmayı velihasılı insanca yaşamayı İlke edinen bir dindir ancak günümüzde her şeyin bozulduğu gibi birçok düşüncenin de değiştiğini görüyoruz Rabbim yar ve yardımcımız olsun her işimizde tüm İslam alemi adına

Turan Akarsu

27 Nisan 2026 11:49

Müslümanların gerilemesi ve dünya sahnesinden çekilmesi ile aslında dünya çok şey kaybetti şimdi barbar batının ve doğunun zulmüyle başbaşayız

Meral Altunsoy

27 Nisan 2026 11:48

Amerika ve İsrail birlikte olup yıllardır gazze'yi bombalıyorlar şimdi sırada İran var acaba ondan sonra neresi var diye düşünmeden edemiyorum

Erdem Karaca

27 Nisan 2026 11:16

Bu meselede yazar Çok doğru bir konuya temas etmiş şimdi İran'a vurma zamanı değil zaten mezhep konusunda din değil önemli olan bizim birlikteliğimizdir

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle