• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI
03 Ağustos 2020

İmparatorluk çöküşün eşiğinde

Amerika’yı gözümüzde fazla büyüttük. Dünyanın en güçlü askeri birliğine sahip diye dev aynasında gördüğümüz bu zalim imparatorluk hakkında yıllarca komplo teorileri ürettik. Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü operasyonlarda gördük ki, Amerika hiç de öyle sanıldığı gibi yıkılmaz güç değilmiş. Hiçbir siyasi liderin Amerika’ya sergileyemediği erkekçe duruşu sergileyen Tayyip Erdoğan, hiç kuşkusuz ABD’nin karizmasını parçalamıştır.

Çok ötelere gitmeye gerek yok. Trump öncesi ABD’de Obama’yı dünyaya umut şövalyesi olarak takdim eden egemen güçler, siyahi adamı “beyazların efendisi” olarak belirledi. Zulümde haleflerini aratmayan Obama’nın görev süresi dolduğunda, gerçek yüzünü yine ABD gösterdi. Boyaları döküldü, Trump Obama’yı yerden yere vurdu. Sarışın tağut Trump, Obama’nın itibarını yok etti. Ne ki şimdi başkanlık seçimleri öncesi Trump’u da benzer akıbet bekliyor. Koronavirüs, ekonomik çöküş ve ırkların hareketliliği Trump’ı hayli zorlayacağa benziyor. 

Öteden beri Ortadoğu Batı’nın sömürge alanı olmuştur. Savaşını hep bu bölgede vermekte olan ABD, terör başta olmak üzere sahte argümanları öne sürerek işgalini sürdürmeyi devam ediyor. George W. Bush, Körfez Savaşında Irak’ı işgal bahanesi olarak,  Saddam Hüseyin’in kitle imha silahlarına sahip olduğu söylemini dillendirmişti. Irak işgal edildi, bölge tarumar oldu. Aynı şekilde Obama 2011’de Libya’daki ayaklanmayı bastırmak için, Kaddafi’nin paralı askerler kullandığını iddia etti. Uçuşa yasak bölgeyi öneren yine ABD’dir. Sonra ne olmuştu? Fransa, İngiltere ve ABD Libya’yı  bombalamaya başladı. “Geldik, gördük, öldürdük” diyen zalimlerin hegemonyası aktörler değişse de devam etti.

Trump’ın Suriye’deki varlık sebebi de yine terör. Senaryo aslında hep aynı. İşgal etmek istediği ülke topraklarına önce terör örgütlerini salıyor, arkasından kendisi giriyor. Alacağını aldıktan sonra terörü imha edip, ülkesine kesesi dolu olarak dönüyor.

Libya’nın bugün gelinen noktada durumu, Türkiye’nin el uzatmasıyla olumlu yönde.. Ancak bugün Libya’da ne yazık ki üç ayrı yönetim var. Meşru hükümet, Suudi Arabistan ve Mısır. Ulusal Anlaşma Hükümeti’ni (GNA) destekliyor. Doğu cephesinde geniş bir alanı elinde tutan Hafter, laik-darbeci bir Libya için GNA ile savaşıyor. Suudi ve Mısır, bir de BAE’den destek alan Hafter’in uzun vadede direnme gücü zayıf. Peki emperyalist güçlerin Libya ile ne alıp veremediği var? Enerji pazarının en önemli aktörlerinden olan Libya, Türkiye için de stratejik bir öneme sahip. Merhum Erbakan Hoca da zamanında Libya’ya el uzatmış, dönemin egemen güçleri; “çöl bedevisiyle çadırda ne işin var?” demişlerdi. Kaddafi’nin çadırda Erbakan Hocaya atfen söyledikleri yenilir yutulur cinsten şeyler değildi. Aradan çok geçmeden Amerika ile barışan Kaddafi, petrol şirketlerine topraklarını peşkeş çekmişti. 

Peki Rusya’nın amacı ne?

Rusya’nın da Libya’da petrol hesabı var. Rusya’nın Afrika’da güçlü bir varlık sergilemenin ötesinde, Orta Akdeniz’e kadar genişlemek ve petrol piyasasında etkin rol almak gibi hedefleri var. Bu emperyalist tutumu gereği, hem Suriye’de ve hem de Libya meselesinde yanımızda duruyor gibi gözükse de Rusya Türkiye’nin dostu değildir. Trablus’taki GNA hükümetiyle, Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası,
ve Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalamamız, aslında Rusya’yı tedirgin etmektedir. 

Gelelim ABD’ye…

Trump’ın azil süreciyle başlayan gelişmeler, anlaşılan o ki liderliğinin son bulmasına değin devam edecek. ABD’de bir güç-sistem tartışması sürmektedir. Bu çöküşün ayak sesleridir. Amerika, masa ile sahayı kontrol etmenin çok farklı şeyler olduğunu bir türlü anlamadı. Soğuk savaş sonrası ABD’ye yaramadı. Tek kutuplu dünyadan hiçbir ülke hazlanmıyor. Bu emparyalist düzeni savunmak ve ayakta tutmak, bundan sonraki süreçte zor.

İbn-i Haldun bir kez daha haklı çıkacak. Devletler (ideolojiler) de aynı insanlar gibi doğar, gelişir ve ölürler. ABD bu sosyolojik gerçekliğin istisnası değildir. Olamaz da..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Akit

Muhterem Avrupa ve abd libyayı bombalarken egedeki hava sahasını ve alanlarını NATO uçakların kullandıranlar kimdi vehatırlıyor musunuz Kaddafiyi zalim ilan edip ona saldıranlar libyayı nevale getirdiler ve bu durum karşısında en büyük şoku yiyen Kaddafi de Kıbrıs savaşında yaptığı yardımların karşılığını böyle alarak şok üstüne şok yaşıyordu
  • Yanıtla

Mehmet ay

Türkiye olarak, bizi ilgilendiren, ABD nin veya RUSYA nin çöküşe başlaması değil, Biz Türkiye olarak, ekonomi, bilim ve teknoloji de neler yaptığımızdır. Son 20 yılda kaç fabrika açıldı, bilim de teknoloji de ne ürettik? İşte halk bu soruları sorduğu gün, Türkiye çağ atlar, süper güç olur.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı