• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

İktidar ve alkol

03 Mayıs 2021


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Benim çocukluğum Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, seküler sayılmayan ama bilinçli dindar da olmayan klasik çevrede geçti. Evlerimiz Alevi (aşiret) kardeşlerimizle iç içeydi. Onlar için “laik çekirdek” damardan beslendikleri söylenirdi. Mahallemizin aşiretleri biraya tutkunlardı. Avrupa ile tanışınca alkolün her türünü tattılar ve gurbetten tatile dönerken getirdikleri alkolün yeni versiyonunu mahallemize kadar taşıdılar. Lakin yine de onlarla olan dostluk bağlarımız ve komşuluk ilişkilerimiz kesilmedi. Ramazan ayı geldiği zaman alkol almazlar ya da en azından içtiklerini aşikâr etmezlerdi. Birbirimizin inançlarına ve dünya görüşümüze saygı vardı. 

Alkol kelimesiyle henüz tanışmamıştık. Alkol cümlesinin tınısı, bize hoş gelmezdi. Büyüklerimiz “içki” kelimesini kullanmayı tercih ederlerdi. İlçemizde çok içen bir kalaycı ustası Kara Cemal amca vardı, bu yüzden ona içkici Cemal derlerdi. Kasap halinin içindeki atıl bırakılan bir barakada yaşayan istidacı Mamado ise tam bir alemdi. Cemal amcayla Mamado, belki de kahvaltıya alkolle başlarlardı. Mahzuni Şerif’in “rakı içen öldü de su içen ölmedi mi” türküsünü mırıldanan Mamado, Ramazan ayında alkol komasına girerek göç eyledi. Dindarların içki refleksi, içene olan merhametlerini gölgelemezdi. Her Allah’ın günü içmesine rağmen mahalleli Mamado’ya ekmek verirdi. “İçme şu zıkkımı” diyen Rıfat amca bile Mamado’ya bunu söylerken şefkatle söyler, onun zarar göreceğinden endişe ederdi. Kahramanmaraş’ın meşhur Berber Ökkeş’i vardır. Geçenlerde dünyasını değişti. Allah rahmetiyle muamele etsin. 1960’lı yıllarda Kahramanmaraş’ta müftülük yapan Hafız Ali Efendi (Görgel)Berber Ökkeş’in alkolik olduğunu bilir. Bir gün Ökkeş ustanın sesinin çok güzel olduğunu öğrenir. Berber Ökkeş’i yanına çağırır ve müezzin olmasını teklif eder. Berber Ökkeş mahcup bir eda ile kusurunu hal diliyle ifade etmeye çalışır. Hafız Ali Efendi hem alim ve hem de arif bir insandır. Onu kazanmak için teklifinde ısrarcı olur ve Berber Ökkeş müezzin tayin edilir. İşte dindarların alkol kullanan kişilere karşı tavrı hep bu eksende olmuştur. Ben bunun bugün de böyle olduğuna inanıyorum. Anadolu kültürünün bir parçası olan alkolü kullananlarla kavgalı değiliz. Bir Müslüman olarak ben alkol almam. Hem sağlığımı ve aklımı düşünürünüm, hem de dini boyutunu. Bir başkasının onu tüketmesi kişisel tercihidir. Sağlık açısından içmemesini doğru bulurum. Ama sırf alkol kullanıyor diye düşmanlık beslemem, hele hele onun özel hayatına müdahale edilmesini doğru bulmam. 

Covid-19 günlerinde alkol tartışması yine gündemde. 17 günlük tam kapanma sürecinde alkol satışı yasaklanınca bazı çevreler bunu, özel hayata müdahale olarak değerlendirdiler. Oysaki ortada bir yasaklamadan ziyade geçici bir kısıtlama söz konusu. Dünya Sağlık Örgütü’nün salgınla mücadeleye içkinin olumsuz etkisi üzerine uyarısı ve tavsiyesini görmezden gelenler, geçici kısıtlamayı, özel hayata müdahale olarak dillendirmeye çalıştılar. Ak Parti’nin 20 yıllık iktidarında hiç kimsenin yaşam tarzına müdahale edilmemiştir. İsteyen içkisini içti, mini eteğiyle gezdi; isteyen de başörtüsü takıp kamusal alana girebildi. Ak Parti alkole karşı olsaydı, Tekel bayisini kapatıp içkinin üretilmesini ve satışını yasaklardı. Şu mübarek ayda bu meseleyi bile politik tartışma konusu yaptık. Konu tamamen salgınla ilgili olduğu halde, sanki Ramazan ayına özelmiş gibi değerlendirildi. 

Osmanlı’nın külleri üzerinden doğan Cumhuriyet Türkiye’sinde içkinin yasaklandığı tek bir dönem olmuştur. 28 Nisan 1920’de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey ve arkadaşlarının Meclise verdikleri bir önerge vardır. Bu bağlamda Men’i Müskirat Kanunu tasarısı da hazırlandı. Ali Şükrü bey, içki içilmesini, üretilmesini ve satılmasını yasaklayan bir önerge verdi Meclise. Mecliste İstiklal şairi Mehmed Akif Ersoy da vardır. Kanun çıkartıldı, 4 yıl uygulandı. Yasağın rövanşını 1924’te Hamdullah Suphi Bey, Ali Şükrü vefat etmiştir. (Vefat etmedi, Ankara’da bir bağ evinde Topal Osman tarafından boğduruldu) Şeyh Said köyüne çekildi. Mehmet Akif Ankara’yı bırakıp Kahire’ye gitti (Mehmed Akif’in gönüllü olarak Mısır’a hicretinde dahi peşine hafiye takanlar, ne kadar yüzsüzler) Bugün Men’i Müskirat Kanunu denilen ucubeyi kaldırdık” diye duyurdu.

Laikçilerin refleksini empati yaparak anlamaya çalışıyorum. Bu meseleyi de çarpıtarak politik bir zemine çekmek istediklerini biliyoruz. Anlaşılan bu laikçi damar iflah olmayacak. 13 yıl önce Anayasa Mahkemesi, AK Parti hakkında bir kapatma davası görmüş ve bu partinin “dini ve dinsel duyguları istismar” ettiğini, hatta “demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı eylemlerin odağı” olduğunu deklare etmişti. Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, iddianamesinde, AK Parti’nin laiklik karşıtı eylemlerini şöyle açıklamıştı: “Toplumu ve devleti İslami bir yapıya dönüştürmek noktasında gerekli gördükleri her alana müdahale eden davalı parti, her konuda olduğu gibi yine dini referansları esas alarak, gençleri alkol ve uyuşturucu maddelerden koruma bahanesiyle, fakat aslında şeriatın alkollü içki yasağı esas alınarak, alkollü içki satılması ve tüketilmesine ilişkin mevzuatta da hukuka aykırı kısıtlamalara gitmiştir.”

Yılmaz Özdil gibi düşünenlerin meselesi alkol değil, bir türlü içlerine sindiremedikleri Ak Parti’dir. “Elinden geleni ardına koyma… Türkülerimizle şarkılarımızla, gidişinizin şerefine kadeh kaldıracağız ilk seçim sandığında” diyebilen Özdil’e sormak isterim. Anadolu halkı, kurtulmak istediği ve şer olarak gördüğü bir meseleden yakasını kurtardığında, onun arkasından teneke çalardı. “Haydi Abbas”, vakit tamam. Getir ayranımızı diyebilecek misin? Ya o sandıktan yine Ak Parti çıkarsa, o vakit kadehini neyin şerefine kaldıracaksın?..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cahil

İçkiden hazineye giren o ballı vergiler olmasa devlet memurları ballı çok milyarli maaşlar değil özel sektör üç milyar maaşı alırlardı acaba diyorum içkiden çok maaş alarak dezenfaktan olarak mı kullaniyorlar müslüman içkiyle ve içkiden vergi almayla işi olurmu ve müslüman bir düzenin olduğu devlet içki uretirmi
  • Yanıtla

Murat Koca

Satışını yasal olarak yapan, vergisini toplayan hükümet durup dururken alkol yasağını neden ortaya koydu. Buna neden gerek duydu? Parti kapatma devri bitti, darbe dönemi bitti diye Cumhurbaşkanımızın beyanı var. Cumhurbaşkanımıza güvenseniz, parti kapatmanın olmayacağını bilirdiniz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23