“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”
“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”
YÜKSEL TOKUR
Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği yedi güzel adamdan birisi olan Rasim Özdenören’in: “Hep yalana inanmaya alışmış olanlar, doğruya inanmakta güçlük çeker” sözü “Gül Yetiştiren Adam” kitabında geçer.
Önce “yalan” ne demek, ona bakalım…
Yalan; gerçeğe uymayan, doğru olmayan, birini aldatmak veya kandırmak için bilerek söylenen söz veya verilen bilgidir. Yani; “doğru”nun tam karşıtıdır.
Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var.. Yalanın en büyük zararı insanları kandırması gibi görülse de; asıl başarısı, gerçeği duyduklarında onu kabullenmeyerek reddedecek bir zihin yapısı oluşturmasıdır.
Öyle ki; sürekli aynı yalanları görüp/işitip bunlarla beslenen bir insan, bir süre sonra gerçeği yabancı, rahatsız edici ve hatta tehlikeli durum görmeye başlar.
Onun beyninde yalan artık gerçeğin yerini almıştır. Bu yüzden doğruları, gerçekleri görmekten, duymaktan kaçar. Yani; kör ve sağır olmuştur.
Günümüzde pek çok insan artık gerçeğin peşinde koşmuyor. Sadece hoşuna giden söylemlerin/eylemlerin peşinde.. Bu durum günlük yaşantımızda da, politikada da aynıdır..
Mesela; yıllarca sağ seçmenden oy alıp, sonunda sola dümen kıran yılların kurt siyasetçisi Süleyman Demirel, yıllarca seçmenden oy alabilmek adına yalana sarıldı. “Benim köylüm, benim memurum, benim emeklim, benim çiftçim” diyerek başlayan yaldızlı sözler halkın hoşuna gitse de, seçim sonrasında vaatler tutulmuyordu.
Gerçekler, çoğu zaman bazı insanlara ağır gelir. Kişiyi; sorgulamaya, özeleştiriye ve alışkanlıklarını bildiklerini değiştirmeye zorlar. Yalan ise süslüdür, konfor sunar. Kulağa hoş gelir, kişiyi kendi doğrularının mahkûmu hâline getirmeye devam eder.
Alın işte şartlanmanın ilginç bir örneği… Tiyatro ve dizi oyuncusu Erdal Beşikcioğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Ankara/Etimesgut Belediye Başkan adayı olarak gösterildi.
“Belediyecilik adına, size hizmet olarak sunabileceğim hiçbir projem yok” dese de, seçmen: “Bize hizmet felân lazım değil, hem sen erik dalı havasında çok iyi oynuyorsun” diyerek başlarına belediye başkanı seçtiler. Sonuç; yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu..
Ortalığı karıştırmaktan başka projeleri olmayan, birçok ismi şaibeli Yeni Rakı, pardon Yeni Parti’ye birkaç saatte milyonlarca lira bağış yapıldı.
Sıradan bir şarkıcı olan Haluk Levent, devletin AFAD’ı, köklü kuruluş Türk Kızılayı varken; Kahramanmaraş merkezli asrın büyük depreminde devleti aciz gösterip alternatif dernek “Ahbab”ı kurup, çavuşlardan (!) milyonlarca lira bağış topladı.
Toplanan bu bağışların, devede kulak misali az bir kısmı depremzedelere harcanırken, büyük kısmının kumarda kaybedildiği ortaya çıktı.
Şimdi; Haluk Levent: “Ben temizim. Siz bakmayın, bilgilere belgelere.. Bu başıma gelenler aslında alevi ve Atatürkçü olduğum için bana hükümetin bir oyunu” dese ve “Ahmak” adında yeni bir dernek kursa, yine milyonlar bağışlayacak bir kitle bulur arkasında..
İstanbul’un teslim edildiği CHP’nin adayı Sülün Ekrem, 25 yıllık Ak Parti hizmet belediyeciliğinden sonra ilk döneminde devasa bütçesi olan İBB’yi batırdı.
Yargıya intikal eden pisliklere rağmen yoldaşları sokaklara döküldü onun için.. Şimdi Sülün Ekrem: “Etmeyin arkadaşlar… Çaldıysam ben çaldım. Hem sorun bakalım niye çaldım? Ben de meşhur dolandırıcı Sülün Osman gibi olmak istedim.” dese de… “Nayır, n’olamaz.. Sen hırsız olamazsın. Hem daha Cumhurbaşkanı seçip ülkeyi batırtacaktık” diyecek bir kitle var arkasında!
Ne kadar acı bir durum değil mi?.. Bazı insanların gerçeği, delillere göre değil; alışkanlıklarına göre değerlendirmesi. Ki; bu alışkanlık, bazen aklın önüne geçebiliyor. “Tuvalet terliğini, hatta b.kunu aday koysa, yine oyum CHP’ye” diyen seçmen örneği gibi..
Asıl tehlike; yalan söyleyenlerden çok, yalana ihtiyaç duyanların olmasıdır. Çünkü yalanın pazarı, onu satın almaya hazır insanlar nice var.
Yalanların bir gün ortaya çıkma gerçeğine rağmen..
“Ahir zamanda yalancılar tasdik edilip, doğru söyleyenler yalanlanacak; haine güvenilip, güvenilir insanlar hain sayılacak.” (İmza: Hz. Muhammed s.a.s.)