--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”

Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
19

“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”

YÜKSEL TOKUR

Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği yedi güzel adamdan birisi olan Rasim Özdenören’in: “Hep yalana inanmaya alışmış olanlar, doğruya inanmakta güçlük çeker” sözü “Gül Yetiştiren Adam” kitabında geçer.

Önce “yalan” ne demek, ona bakalım…

Yalan; gerçeğe uymayan, doğru olmayan, birini aldatmak veya kandırmak için bilerek söylenen söz veya verilen bilgidir.
Yani; “doğru”nun tam karşıtıdır.

Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var.. Yalanın en büyük zararı insanları kandırması gibi görülse de; asıl başarısı, gerçeği duyduklarında onu kabullenmeyerek reddedecek bir zihin yapısı oluşturmasıdır.

Öyle ki; sürekli aynı yalanları görüp/işitip bunlarla beslenen bir insan, bir süre sonra gerçeği yabancı, rahatsız edici ve hatta tehlikeli durum görmeye başlar.

Onun beyninde yalan artık gerçeğin yerini almıştır. Bu yüzden doğruları, gerçekleri görmekten, duymaktan kaçar. Yani; kör ve sağır olmuştur.

Günümüzde pek çok insan artık gerçeğin peşinde koşmuyor. Sadece hoşuna giden söylemlerin/eylemlerin peşinde.. Bu durum günlük yaşantımızda da, politikada da aynıdır..

Mesela; yıllarca sağ seçmenden oy alıp, sonunda sola dümen kıran yılların kurt siyasetçisi Süleyman Demirel, yıllarca seçmenden oy alabilmek adına yalana sarıldı. “Benim köylüm, benim memurum, benim emeklim, benim çiftçim” diyerek başlayan yaldızlı sözler halkın hoşuna gitse de, seçim sonrasında vaatler tutulmuyordu.


Gerçekler, çoğu zaman bazı insanlara ağır gelir. Kişiyi; sorgulamaya, özeleştiriye ve alışkanlıklarını bildiklerini değiştirmeye zorlar. Yalan ise süslüdür, konfor sunar. Kulağa hoş gelir, kişiyi kendi doğrularının mahkûmu hâline getirmeye devam eder.

Alın işte şartlanmanın ilginç bir örneği… Tiyatro ve dizi oyuncusu Erdal Beşikcioğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Ankara/Etimesgut Belediye Başkan adayı olarak gösterildi.

“Belediyecilik adına, size hizmet olarak sunabileceğim hiçbir projem yok”
dese de, seçmen: “Bize hizmet felân lazım değil, hem sen erik dalı havasında çok iyi oynuyorsun” diyerek başlarına belediye başkanı seçtiler. Sonuç;  yolsuzluk, rüşvet, uyuşturucu..

Ortalığı karıştırmaktan başka projeleri olmayan, birçok ismi şaibeli
Yeni Rakı, pardon Yeni Parti’ye birkaç saatte milyonlarca lira bağış yapıldı.

Sıradan bir şarkıcı olan Haluk Levent, devletin AFAD’ı, köklü kuruluş Türk Kızılayı varken; Kahramanmaraş merkezli asrın büyük depreminde devleti aciz gösterip alternatif dernek “Ahbab”ı kurup, çavuşlardan (!) milyonlarca lira bağış topladı.

Toplanan bu bağışların, devede kulak misali az bir kısmı depremzedelere harcanırken, büyük kısmının kumarda kaybedildiği ortaya çıktı.

Şimdi; Haluk Levent: “Ben temizim. Siz bakmayın, bilgilere belgelere.. Bu başıma gelenler aslında alevi ve Atatürkçü olduğum için bana hükümetin bir oyunu” dese ve “Ahmak” adında yeni bir dernek kursa, yine milyonlar bağışlayacak bir kitle bulur arkasında..


İstanbul’un teslim edildiği CHP’nin adayı Sülün Ekrem, 25 yıllık Ak Parti hizmet belediyeciliğinden sonra ilk döneminde devasa bütçesi olan İBB’yi batırdı.

Yargıya intikal eden pisliklere rağmen yoldaşları sokaklara döküldü onun için.. Şimdi Sülün Ekrem: “Etmeyin arkadaşlar… Çaldıysam ben çaldım. Hem sorun bakalım niye çaldım? Ben de meşhur dolandırıcı Sülün Osman gibi olmak istedim.” dese de… “Nayır, n’olamaz.. Sen hırsız olamazsın. Hem daha Cumhurbaşkanı seçip ülkeyi batırtacaktık” diyecek bir kitle var arkasında!

Ne kadar acı bir durum değil mi?.. Bazı insanların gerçeği, delillere göre değil; alışkanlıklarına göre değerlendirmesi. Ki; bu alışkanlık, bazen aklın önüne geçebiliyor. “Tuvalet terliğini, hatta b.kunu aday koysa, yine oyum CHP’ye” diyen seçmen örneği gibi..

Asıl tehlike; yalan söyleyenlerden çok, yalana ihtiyaç duyanların olmasıdır. Çünkü yalanın pazarı, onu satın almaya hazır insanlar nice var. 

Yalanların bir gün ortaya çıkma gerçeğine rağmen..

“Ahir zamanda yalancılar tasdik edilip, doğru söyleyenler yalanlanacak; haine güvenilip, güvenilir insanlar hain sayılacak.” (İmza: Hz. Muhammed s.a.s.) 

 

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kul

7 Ağustos 2026 00:21

Bir toplum kendini düzeltmedikçe allah onlara yardım etmez.yani demem oki şu haliyle a partisiyle b partisiyle stk ile cemaat ile tarikat ile düzeşme şansımız yok.het birey aynada kendine bakacsk ve yanlışına tövbe edecek.

YILDIRIM BAHADIR

6 Ağustos 2026 22:53

Sn. Yazar gayet açık ifade etmişsiniz anlamak istemeyenler yalana yalan olduğunu bile bile inananlardır. Benim burada ilave bir yorumum olacak acizane: Olan bitene bakınca rüşvet ve irtikaptan hakkında delillere dayalı sayfalarca iddialar bulunan tutuklu tutuksuz yargılanan organize ahtapot misali ülkeyi soyan bu güruh herşey aşikar olmasına rağmen hala soymaya devam ediyor, hiç pişmanlık duymuyor. NORMALDE SOKAĞA BİLE ÇIKAMAYACAK KADAR UTANÇ İÇİNDE OLMALARI GEREKİRKEN HİÇ BİRŞEY OLMAMIŞ GİBİ HATTA DAHA BİR AGRESİF HIRÇIN VE DE PİŞKİN HALDE ARZI ENDAM EDİYORLAR. Duydukları tek pişmanlık ve kızgınlık neden daha fazla soyamadım ve neden beni bizimkiler ele verdi şeklinde. Sütten çıkmış beyaz kaşık(ak ismini kirletmemek için bilinçli olarak kullanmadım!) rolünü utanmadan sıkılmadan arlanmadan oynuyorlar resmen rol kesiyorlar. Aldattıkları eşleri de öyle hatta iyi etmiş size ne modundalar. Demekki bu güruh ülkeyi soyma ve anasını belleme hakkını kendilerinde gören siyonist çetenin bir başka versiyonu. Şöyle ki siyonistler kendisinden başka herkesi kendisine hizmet etmesi gereken AMELEK yani eşek görüyorlar ya AYNEN BU GÜRUH TA MİLLETİ AMELEK ŞEHİRLERİN BÜTÇELERİNİ GANİMET "NİMET NİMET" görüyorlar. Tam ibretlik bir vaka! AHBAP OLAYINDA DA GÖRDÜK İBB DE GÖRDÜK ANTALYADA GÖRDÜK UŞAKTA GÖRDÜK BOLUDA GÖRDÜK YA Bİ DAKKA GÖRMEDİĞİMİZ NERESİ KALDI? YOK...HA BİR DE "YENİ" TAKILACAKLAR....THE TREASURE ISLAND romanı gibi....hazine adası Türkiye: siyonistler için TÜRKÜ YE!

N d

6 Ağustos 2026 21:34

Halka sor bakalım Halka sordun mu hiç Dürüstlükten değil sizin ki Olsaydı 

Orhan

6 Ağustos 2026 19:54

Ekrem kadar utanmaz pişkin iblis kılıklı bulunmaz. Apartman yöneticiliği yapamayacak olanlar cumhurbaşkanı olmaya hevesleniyor. Para her kapıyı açar zannediyor fetö iblisi

Kul

6 Ağustos 2026 19:38

daha tehlikeli yoksa hırsızlar mı.sayın yazar

Yasemin

6 Ağustos 2026 19:31

Toplum öyle bir hal aldık artık hırsızlık arsızlık sıradanlaştı normal kabul edilir oldu. Bu toplumsal çökğs değilmiş. Islamdan ne kafar uzaklaşırsak o kadar batarız.

Yuksel bey

6 Ağustos 2026 17:54

CHPlilerde ben kimseden "gözünün kılıyım" diye bir söz diymadim.

Yani

6 Ağustos 2026 19:41

Chp'liler "Bok aday olsun oy veririz" diyorlar ya, daha ne olsun.

Yaniye

6 Ağustos 2026 21:23

Oyleyse sen de CHPden aday olabilirsin.

Guner

6 Ağustos 2026 17:39

Hırsızlar baştacı edildi, bir çöpü calinsa polisi arayanlar milyarlık hırsızları desteklemek için sokağa dökülüyor.

Kanber

6 Ağustos 2026 15:32

Ekmek herkese yetecekti aslında. Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami. Geldikleri gibi gitmediler. Kimi itini bıraktı. Kimi bitini bıraktı. Kimi piçini bıraktı. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil.

Götürmede Usta Hizmette Çapsızlar

6 Ağustos 2026 10:44

Hala, İstanbul'un sokakları delik deşik, metroların yürüyen merdivenleri arıza nedeniyle, bariyerle bakıma alınarak sıklıkla kapatılıyor. Otobüsler, metrobüsler arızalanıyor. Geçtiğimiz yıllarda arızalanan, Mahmutbey-Mecidiyeköy metro hattının Nurtepe-Çağlayan arası bölüm dört ay oldu yine arızalı ve arızanın yıl sonuna kadar devam edeceği bilgisi var. İski sürekli bakım, onarım, arıza nedeniyle su kesintisi uyguluyor. Ama caddeler de, sanki çok büyük bir hizmet miş gibi "Binlerce çocuğa süt dağıtıyoruz, binlerce aileye Halk ekmek dağıtıyoruz" Afişleri asılı. İstanbullunun hayatını kolaylaştıracak, kalıcı eserler değil de süt ve halk ekmek dağıtacak kadar kapasitesi olanlar Tamyol ileri sloganı ile hizmetten söz ediyorlar. Giden de gelende aynı! Süt ve ekmeği gönüllü yardım kuruluşları bile dağıtır.

Yüksel Tokur Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle