--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suçluya sahip çıkmayın! Şeriatın kestiği parmak acımaz!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
6

Suçluya sahip çıkmayın! Şeriatın kestiği parmak acımaz!

Yaşar Değirmenci

CHP’li belediyelerde bir bir patlayan yolsuzluk, rüşvet, her türlü rezillik skandallarını örtmek için değişik planlarını, hilelerini ortaya koyup suçu ve suçluyu temize çıkarmaya çalışıyorlar. 

İtiraf eden pişmanlıktan faydalanmak için yaşananları ve yaşatılanları ifşa edenleri tehdit, öldürme emri verecek kadar da âdileşen pespaye güruh suçu savunur hâle geliyor. Bu güruhun yanında duranlar da “Yuvarlak masanın yuvarlak adamları”nın devamı. Yayın organları da “Karar Gazetesi ve milliyetçi/muhafazakâr/dini-dar” olanlar. Abdullah Gül, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Cemil Çiçek, Taha Akyol, Ahmet Davudoğlu, Mustafa Çağırıcı, vb. gibi isimler de dahil. Sahneye, gönüllü avukatlar çıkıyor. Şu gönüllü avukatlardan birkaçını yazdıklarına ibretle/dehşetle/insanlığını kaybetmiş hallerine bir bakar mısınız? Peki kendin de böyle mali olumsuzluklarla suçlandın mı ki, “Bize yapılan, Ekrem’e yapılmasın” diyorsun. Abdullah Gül’e yapılan ne idi?


 

“Eşin başörtülü. Sen cumhurbaşkanı olamazsın” Bunun dışında, Abdullah Gül’e, “Verdiği ihaleleri kazananlar, aile şirketinden daire satın almaya mecbur edildi. Böylece paraları paylaştılar” diye bir suçlama olmuş muydu? 

Tayyip Erdoğan’ın aldığı ceza okuduğu şiir yüzünden değil mi? Ceza da “min cinsi amel” (kıyas”lar aynı cinsten olur. “Amel, cins-i cezadır. Ceza, cins-i ameldir. “Amelin cinsine göre ceza” demek, amelin çeşidine uygun bir ceza demektir. Mesela, mali ibadetlerin cezası olarak mali cezaların verilmesi gibi.) 

“Vaktiyle Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve şahsıma yapılan haksızlıkları kamu vicdanının nasıl kabul etmediğini hatırlayalım. Benzer yanlışlıklar halkın iradesiyle belediye başkanı seçilmiş olan Ekrem İmamoğlu’na da yapılmamalı.” Bir yolsuzluk soruşturmasında, en son söylenecek şey değil mi bu?


 

“Sayın Gül bu uyarıyı yapmasaydı ülkeye karşı sorumluluğunu yerine getirmemiş olurdu. Çağrısı tarihidir”i söyleyenin düştükleri rezilliğe, sahiplendikleri kepazeliğe bakın!

Şu yazdıklarına, söylediklerine, beyanlarına, suça ve suçluya, yolsuza, sahtekârlığa, insanî değerleri yerle bir eden yapıya ve yapılanlara sahip çıkılmasına bakın. Kendi ülkesini terör ülkelerine şikâyet etmelerine, Gezi olaylarının benzerini gerçekleştirmek için her türlü rezilliğe, “hedefe ulaşmak için her yol mübah”la hareket edenlerin yazdıkları, söyledikleri…


 

Hırsızlığı, ihale yolsuzluklarını, ayak oyunlarını savunmak, milletin tepesinde bulunmuşlardan geliyor. Madem CHP’lilerin bile “Bir an önce bu adamdan kurtulmalıyız” gözü ile baktıkları Ekrem İmamoğlu’nu savunacaksınız. Diplomadan sahtekârlığından, bir sürü yolsuzluklar, sahtekârlıklar. Suçları kesinleşmiş, cezaevinde bulunanları savunmaya devam ediyorlar. Sadece bunlar mı? Listeyi yazsam sayfa dolar.


 

Menfaatleri uğruna sosyal medya ve iletişim kaynaklarına çöreklenip, “Tayyip Düşmanlığı”na soyunanların programlarına katılarak çıkarılan “fitne ateşi”ne odun taşıyorlar. Bize de bütün bunlara “Yazıklar olsun! Allah ıslah etsin!”, “ateşi söndürenlerden olalım, odun taşıyanlardan değil.” demek düşüyor.

Bayram namazını bile kılmayan cenazeleri ‘Cem Evi’nden kaldırılan CHP’de Başkanlık yapmış (Lider diyemiyorum. Kelimenin ağırlığını taşıyamaz.) adamla, çocukların Kur’an-ı Kerim’i öğrenmesine tahammülsüz “orta çağ kafalı” (öyle dediği için ‘min cinsin amel’ fehvasınca karşılık verdim.) CHP’nin başındaki de hırsızın/yolsuzun hâmisi…


 

Bütün yapılanlar ortada iken sicili bozuk olanların yaptıkları şahitleriyle, belgeleriyle ispatlanmış, hukuki sürecin gereği olarak cezalandırılmışken Beylikdüzü döneminden İBB başkanlığı sürecinde yaptıkları, kendi değerlerimizle örtüşmeyen Yunan dostluğundan (Makarios’un heykelini yapmaktan) aile yıkımının projesi LGBT’lilere sahip çıkıp, cinsiyeti ortadan kaldırma çabasıyla milletinin değerleriyle kavgalı şovmenlik ustasını temize çıkarma, avukatlarının bile savunamadığı ‘suç makinesi’nin gönüllü avukatlığına soyunanlara ne demeli? Her türlü hakareti hak etseler de sessiz çığlığımız yeter! 


 

Peygamber Efendimizin yaşadığı hâdise ve buyurduğu şu hadisi  “–Sizden öncekiler, ileri gelenlerden biri hırsızlık yaptığı zaman onu cezâlandırmadıkları, zayıf biri hırsızlık yaptığı zaman ise ona hemen had tatbik ettikleri için helak oldular. Bana gelince, nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şayet Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı muhakkak elini keserdim.” Ve sebebi vürudu:


 

Peygamber Efendimiz zamanında hırsızlığın cezası neydi?

Mekke’nin fethi sırasında hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyş’i oldukça endişelendirmişti.

“–Bu kadın hakkında Resulullah aleyhisselam ile kim konuşabilir?” diye soruşturdular. Sonunda:

“–Buna Allah Resulünün çok sevdiği Üsâme bin Zeyd’den başkası cesaret edemez” dediler.


 

Kadın Allah Resulünün huzuruna getirildi, Üsâme onun hakkında Resûlullah Efendimiz ile konuştu. Peygamber Efendimizin yüzü renkten renge girdi ve:

“–Allah’ın hadlerinden birini düşürmem için mi şefaat ediyorsun?” buyurdular. Üsâme yaptığına hemen pişman oldu ve:

“–Ya Resûlallah, benim için istiğfar ediver!” dedi.

Akşam olunca Resûlullah ayağa kalktılar, Allah Teâlâ’ya lâyıkı vechile hamd ü senada bulunduktan sonra şu hitabede bulundular:


 

“–Sizden öncekiler, ileri gelenlerden biri hırsızlık yaptığı zaman onu cezalandırmadıkları zayıf biri hırsızlık yaptığı zaman ise ona hemen had tatbik ettikleri için helak oldular. Bana gelince, nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şayet Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı muhakkak elini keserdim.”

Uygulandığı, hayatımıza yansıdığı müddetçe bugün müşteki olup “İllallah!” dediğimiz olaylar yaşanmaz. Zaten hukukun ilk adımı hakka ve hakkaniyete riayettir. 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nedim

20 Ağustos 2025 11:51

Ortada şeriat mi kaldı ve adam!Zaten Resulullah sav in insanları La ilahe illallah kelimesine çağırırken toplumun en cahili ile en bilginleri aristokratlari bu sözle Muhammed as yaratıcı rızık verici ama hayata müdahil görmedikleri Allah cc e hakları verilmeli kâinatı nasıl muazzam yönetiyorsa aynı şekilde yeryüzünü dünyayı hayatı da ahkami düzeni sistemi ile o yoneltmelidir.Yegane ilah rab hâkim o olmalıdır i anlayıp hesaplarına gelmediği için kabul etmediler hatta öldürecek kadar düşmanca davrandılar.Kuranda bu sa'd 5 te,'cok tuhaf ilahları tek mi yapacak " mealiyle dile getirildi.Yazara Osmanlı sonrası İslam dünyasında ve özellikle de hilafet merkezinde Allah cc hayata ahkamiyia müdahil mi yegâne ilah rabb hâkim o mu sormak istedim.Ve Osmanlı sonrası İslam dünyasında Allah'ın şeriatı değil de Ebu Cehil gibi güçlülerin emperyalistlerin sistemi şeriatı yolu geçtiğini hatırlatmak istedim.İslam tarihini bilenler bilir ki Resulullah sav ashabiyla mücadelesini cihadıni tavizsiz yaparken sistemi ayakta tutan zinde güçler, Ebu cehiller Resulullah a bu mücadeleyi ve atalarına ve kendilerine Allah'a isyankâr olarak kâfir müşrik demeyi bırakması vve kurdukları sistem içinde kalmak şartı ile iktidarı sundular ve bunu red etti Resulullah sav.. Çünkü mesele müslümanların rahatı iktidarı değil Allah cc ilahligi rabligi hâkimliği yani Allah cc iktidarı sözkonusudur.Ve sahabenin Allah'ın iktidarında kısa bir sürede neler yaptığını ve benzer bir başarıyı da müslüman olan Türklerin ileikelimetullah davası ile neler yaptıklarını da hatırlatırım.Peki yazar ve onun gibi inananlar La ilahe illallah dediği halde neden zinde güçler karşılık vermiyor.Veya soru şu olmalı, La ilahe illallah sözü ile Allah cc iktidarını istiyor mu fe istiyorsa ne yapıyor bunun için..Yahu Mısır'da ki ihvan Gazze'de ki Hamas ve Türkiye'de ki Erbakan ve devamı olan sistem içinde İslami siyaset yapma tecrübesini la ilahe illallah i gerçekleştirmek için yapılıyor demesin sakın sakın.. Erbakan hoca vefat etti ve ardından gelenler de vefat edecektir.Birileri çıkıp yahu gayrı İslami gayri meşru emperyalist dizayn sistemler altında İslami siyaset olur kim demişti ve Kur'an'a sünnete ve bu iki kaynağın sahih meşru anlamı olan sahabe icmaina uyuyor diye kim ümmeti kandırdı bir ortaya çıksa da bu oyun bitse artık.Ve Sahabe gibi Kur'an'a sünnete sarilsa ve gerçekten şahadetin ve La ilahe illallah kelimesinin gereğini yapsa dünya böyle mi olurdu?

İ Tuncer

20 Ağustos 2025 09:23

Allah razı olsun Hocam.

Okur

20 Ağustos 2025 08:35

17.25 de ne oldu

Cem

20 Ağustos 2025 08:28

Siz kendinize dindar mi diyorsunuz?? 

Şeref

20 Ağustos 2025 07:33

Allahın resulünün beyanı tatbik edilse AKP diye bir yapı kalırmı ortada.. .?

Sahi

20 Ağustos 2025 06:16

Sayın yazar sizin hakkınızda dolandırıcılık ile ilgili suç duyurusunda bulunsam, bankada bir tanıdık vasıtasıyla hesabınıza da para aktarsam. Bir de gizli tanık bulsam. Kendinizi kurtarmanız imkansız. CHP'li belediye başkanları suçsuz demiyor kimse. Tutuklu yargılama garabeti ve daha çok soruşturması olan Ak partili belediyelerde tutuklu yargılanan kimsenin olmaması mesele. Bu yüzden adli değil siyasi algısı var ve gün geçtikçe de bu algı artıyor.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle