• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Şeriatın kestiği parmak acımaz! Suçlunun yanında olunmaz!

16 Ağustos 2026
A


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

Şeriatın kestiği parmak acımaz! Suçlunun yanında olunmaz!

YAŞAR DEĞİRMENCİ 

Güncele oturan, her kafadan bir ses çıktığı, ağzı olanın konuştuğu, sosyal medyanın kendisine göre yorumladığı, “algı operasyonu” yapıldığı, yurt dışında kaçak durumda olan “Feto kaçkınları”nın devreye girdiği bir ortamdayız. 

Hep “doğru; kimden gelirse gelsin kabul, yanlış kimden gelirse gelsin red” ilkesiyle hareket eden insanlarız. Akit ailesi olarak ölçümüz de “Allah ve Resulünün ölçüleri” ve Mü’min kimlik ve şahsiyetimizle hareket etmeye çalışıyoruz. Basın ve TV olarak da AKİT; hep mazlumun yanında, zalimin karşısında oldu.

Genelde cemaatlerin düştüğü hatalar; kural koyarken kendilerini merkeze alırlar. Ölçü onlardır. Onlara uymayan yanlıştır. Hataların çıkış noktası da temel dini eğitim verilirken “şuurlu bir İslami yaşayışın hayat tarzına getirilmemesi. Cemaatlerde alınan eğitimin ölçü olması. Halbuki Allah’ın gözetiminde bir hayatı kabullenmek, hesabı verilebilir bir hayat yaşamayı kabul etmektir. Allah ve Resulünün ölçüleri yerine kendileri ölçü koyanlar; hesabı verilemeyecek bir hayatı tercih etmişlerdir. Onun için de ‘hesap soracak’ hayata müdahil aktif bir din inancı yerine `hesap sormayacak` hayat dışı pasif bir din (hayata müdahil olmayan) inancın tercihi hatadır, vebaldir. İslami kavramlarla da oynandı. (Uydurulan rüya, istismar edilen keramet, şefaat (Dinimizdeki anlayışın dışında bir şefaat anlayışı) başındakini hatasız kusursuz görme anlayışı, vs. Kafaya, düşünceye göre din değil, dine göre kafa, dine göre düşünce olmalıydı.)


Mü’min; imanı için yaşayan, dünyaya gelişini imtihan için bilen, ebediyete kadar iman/kâfir mücadelesinin bitmeyeceğinin şuurundaki adamdır. Mü’min kâfirle, münafıkla, Allah ve Resulünün düşmanlarıyla ne pahasına olursa olsun beraber hareket edemez, birlikte olamaz. Hele kendi menfaati için din kardeşlerinin karşısında bulunamaz. Kendisini feda eder, dinini feda etmez. Kendisi çiğnenir, düşer, vurulur ama dini çiğnetmez, dinini düşürmez, dinine imanına, Peygamberine vurdurtmaz. Menfaatler çatıştığında onları tercih edemez, onlara yaranmak ve benimsenmek için müdahanede bulunamaz. Gündeme oturan cemaat liderinin; küfür cephesiyle menfaat ilişkisine girmeleri, “kara para operasyonu” yapılır hâle gelmesi ibretliktir. Cemaatin liderinin örnek olması gerekirken her türlü şâibeli işlerin plan ve programlarının içinde olması “Feto yapısının uygulanması” cemaatin bu yapıdan uzak olmalarına rağmen idareci konumundakilerin bu yapının emrinde olmaları cemaatin de yıpranmasına sebep olmuştur. Kâfirlere karşı imanın vakarını kaybetmenin her çeşidi, mü’min için tehlikedir. “Yanlışını kabul etmez yahut her yanlışına yeni bir mazeret üretir, hikmet arar” hâle düşmemelidir. Yanlışta hikmet arama hastalığından kurtarılmadan cemaat kurtarılamaz! Peygamber Efendimiz:

“Her yöneticinin etrafında onunla sorumluluğu paylaşan iki tür yakın çevre vardır: Birinci tür yakın çevre ona hep iyiliği teklif eder ve onu daima yanlış kararlarından dolayı uyarırlar. İkinci tür çevre ise onun yanlış ve isabetsiz kararlarına sessiz kalarak (onun başarısızlığına ve) fesada yol açarlar.” Bu öğüdü tamamlayan bir hadisi de Hz. Aişe validemiz naklediyor:



“Bir yöneticinin hayra yönelişini destekleyen Allah, ona doğru dürüst yardımcılar nasip eder. Bu sayede eğer o (sorumluluğunu) unutursa onlar hatırlatırlar. Ama sorumluluğunun bilincindeyse, ona var güçleriyle yardımcı olurlar. Öte yandan bir yönetici şerre yönelirse, Allah da onun bu yönelişine izin verir ve onu yanlış yardımcılarla baş başa bırakır. Eğer o (sorumluluğunu) unutursa o yardımcılar ona hatırlatmazlar. Yok eğer sorumluluğunun bilincindeyse, onu ifa etmek için asla yardımcı olmazlar.” Allah Resulünün her yöneticinin kulaklarına küpe olması lazım gelen bu öğütleri, gerçek başarının sırrı olarak görülmelidir.

Kur’an-ı Kerim’de tevhid ve şirk bahislerinden sonra üzerinde en çok durulan konu, Mü’minlerin kâfirlerle mesafeli durmaları, bu mesafenin de korunması mecburiyetidir. Hangi mülahaza ile olursa olsun bu hakikat örtülemez. Yaşadığımız çağın bize açtığı problemlerden biri, küfür ehli ile beraberliğimizi sorunsuz, engelsiz duruma getirecek şartlara itilmiş olmamızdır. Kitabımız Kur’an-ı Kerim, kâfirlerle dostluğu, onların mü’minlere karşı oluşlarına rağmen beraber hareket etmelerini önemli bir akide sorunu olarak önümüze konmakta ve iman ile ilgili kavramlarla da dikkat çekilmektedir. Küfür cephesinin İslam’a ve Müslüman’a bakışında hiçbir değişiklik yoktur. Onların içlerindeki kin ve imha ruhu değişmemişken hatta daha derin bir şekilde sistemleşip örgütlenmişken, bu plan ve projelerini emperyalist devletlerin himayesinde yürütürken mü’minlerin direkt veya dolaylı bunların emrine girmeleri, aradaki mesafeyi kaldırmaları, menfaatleri uğruna onlarla hemhal olmaları ibretliktir. Bizden istenen, akidemizin gereğini yerine getirmek ve imanımızı zedeletmemektir. Mü’minler var iken, onlarla beraber dinimize hizmet etme imkânı duruyorken, kendi din kardeşlerini bırakıp, ellerinden gelse Müslümanları bitirecek insanlardan, nasıl medet umulabilir? Bu sebepledir ki Müslüman’dan istenen, küfrün ve şirkin etkisi altında kalmadan Müslüman olarak yaşayıp, ölmektir. İman ve küfrü iki ayrı cephe olarak görmek, bu cepheler arasındaki sürtüşmenin ebediyete kadar süreceğini, “Hilâl-Haç” mücadelesinin de bitmeyeceği unutulmamalıdır. Hak ve hakikatin üzerine titremeye mecburuz. Zalimin, bâtılın, yanlışın çirkinin karşısında yer alma bizim olmazsa olmazımız. Cematin pırıl pırıl, samimi, dindar insanları; önemli suç iddiasıyla yargılanmak üzere göz altına alınması için eylem talimatı almaları, buna uymayı vazife bilmeleri külliyen yanlıştır, hatadır, suç ortaklığına götürür. Ayrıca ispatlı CHP (Yeni Parti) ile cezasını çekmekte olan mahpus Ekrem İmamoğlu, FETO uşakları birliktelikleri, büyük meblağların Almanya bağlantısı, vs. bu suçları işleyenlerle beraberlik hatası kabullenilmeden kurtuluş olmaz!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23