--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Muhalefetin Millî Eğitim’e yaptıkları siyaset değil ihanet!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
15

Muhalefetin Millî Eğitim’e yaptıkları siyaset değil ihanet!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Türkiye, genç kuşağını kaybediyor: sömürgeci eğitim sistemi, yozlaştırıcı kültür hayatı, kültürel dinamiklerimizi dinamitleyen, yerle bir eden sığ/sığlaştırıcı ve her şeyi çözücü medya rejimi, çocuklarımızı elimizden alıyor.

Müslüman bir toplumda yaşıyoruz ama çocuklarımızı korumakta zorlanıyor, çocuklarımızı kaybediyoruz! Genç nesillerini/kuşaklarını ihmal eden toplumlar, geleceklerini imha ederler. O yüzden en hayatî meselemiz genç nesillerimizi/kuşaklarımızı korumak, koruyabilmek. Şunu asla unutamayız: insanlığın önünü açacak, fikirde, sanatta, ahlâkta büyük öncüler yetiştiremeyen toplumlar, bırakınız büyük atılımlara imza atmayı, varlıklarını bile sürdürmezler! 

Bu mesele en hayatî meselemiz: Eğer önümüzdeki on yılda kültür, eğitim, sanat ve medyada kendi medeniyet dinamiklerimiz doğrultusunda devrim yapamazsak, yok olmaktan kurtulamayız. 

Aydınlarımızla bu meseleleri böylesine konuşup dertleşirken yalanın, iftiranın gayet rahat yapıldığı, basın-yayın ve sosyal medyanın da bunları malzeme olarak kullandığını görünce kendi insanımızın düştüğü/düşürüldüğü bu duruma acıyor, üzülüyorum. 

Bu yıl Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına yaklaşık 1 milyon öğrenci girdi. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda ise yaklaşık 2,5 milyon öğrenci yarıştı. MEB’in ve ÖSYM’nin yaptığı sınavlar pürüzsüz şekilde gerçekleşti ve sonuçlar açıklandı.

ÖSYM, her yıl üniversiteye giriş sınavından ALES’e, KPSS’den TUS’a, işe giriş sınavlarından yabancı dil sınavlarına kadar çok çeşitli alanlarda 10 milyon kişiye sınav ve yerleştirme hizmeti veriyor. ÖSYM ve MEB’in sınavları hem hacimleri hem tecrübeleri hem de hassasiyetleri itibariyle dünyada eşi olmayan bir seviyeye ulaştılar. 

Bu kadar insana bu kadar hassasiyetle ölçme-değerlendirme yapan dünyada başka kurum neredeyse yok. Bütün bu gayret ve çalışmalara rağmen LGS sonuçları üzerine oluşturulan çarpık algı, ortalığı karıştırmaya yetti. 

Bu eğitim hareketliliğinin yaşandığı şu dönemde, yalanın “doğru”dan daha hızlı yayılması araştırılmadan kabul görmesi, yalan ve iftiranın cevabının en üst seviyede verilip “algı operasyonu” yapanların sahtekârlıkları ortaya konmasına rağmen muhataplarınız da “utanmayan ve kızarmayan yüz” olunca cezalarının verilmesi de ahirete kaldı.  

Koskoca ülke bir anda yalana teslim olabiliyor! MEB yetkilileri açık ve net bir şekilde böyle bir hâdisenin olmadığını, olmasının da mümkün olamayacağını açıkça açıklamalarına rağmen bu algı doğruymuş gibi kabul edilebiliyor ve yalan üzerinden bir söylem inşa edilebiliyor hâlâ! Tabii bu rezil ve rüsva güruhu eskiden kalma İHL ve başörtüsü düşmanlığı aynen devam ediyor. Üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkması ile ilgili her teşebbüse karşı çıkıp “militan laikperest” adaletin temsilcilerine “iptal” için koşan, ölen siyasilere bile rahmet okuyamıyorum. Kendi değerlerimize/ortak paydalarımıza, bizi biz yapan kutsallarımıza düşman olanları sevmem de rahmet de okumam. Zaten hesaplaşmadan hiçbirimiz kaçamayacağız, kurtulamayacağız. Hâkimin, savcının, avukatının geçersiz olup mutlak adaletin tecelli edeceği o “Mahşer Günü”nde bizi kurtaracak fâni/geçici olan şu dünyada işleyeceğimiz “Salih Ameller” olacaktır. Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma’ya:

 “Kızım! Babanın Peygamber olmasına güvenme, ameline dikkat et.” Sözü bizlerin de toparlanıp ahiret yolculuğuna hazırlıklı gitmemiz, istikametimizi/yönümüzü Allah ve Resulü’nün izini sürmemizi gerektiriyor.

Sosyal medyada dolaşıma giren ve bazı köşe yazılarına da taşınan dikkat çekici bir iddia öne çıktı: “Tam puan alan öğrencilerin çoğu imam hatipli.” Sansasyonel görünümlü bu iddia, şaşırtıcı bir hızla yayıldı; sınavın güvenilirliğine gölge düşüren, halkın zihninde şüphe doğuran bir algı operasyonuna dönüştü. Bu tür spekülatif anlatıların kaygan zeminde bu kadar kolay karşılık bulduğunu dersler çıkararak, ibret alarak tahlil yapmamızı gerektiriyor.  Birisi bitip diğeri başlıyor. 

Sınavların, tercihlerin, okuluna yerleşmenin, aldığı puana göre tercih yapmanın çok yönlü uğraşma ve zorluklarını düşünürken aile ve gençlerin durumunu öncelememiz gerekiyor.

Yusuf TEKİN; Cumhuriyet tarihinin en korkusuz ve işini bilen yiğit bir Milli Eğitim Bakanı. CHP; Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e karşı hazımsızlığını bu iftiralarla, yalanlarla, sahtekârlıklarla kapatmaya kalkıştı. 

Yazımı, siyasetin içinden gelen aydınımız Aydın Ünal’ın şu satırlarıyla bitireyim.

“Söz konusu olan, milyonlarca çocuğun ve gencin ümidi. Söz konusu olan çocuk ve gençlerle birlikte onların anne-babalarının güven duygusu. Muhalefet, bu güven ve hassasiyete oynayarak iktidarı yıpratacağını zannediyor. Sonuç alamayacağı ortada. Sınavlarda şaibe olmadığı net bir şekilde zaten anlatıldı, muhalefetin yalan söylediği, iftira attığı, kirli siyasete başvurduğu belgelendi. Ancak asıl konuşulması gereken bu siyaset tarzı: Umutlu genç insanların en hassas olduğu konuyu istismar ederek siyaset yapmak ahlâksız, edepsiz, ilkesiz olduğu kadar yararsız siyasettir. Çocukların fotoğraflarını paylaşarak hedef göstermek ayrıca alçaklıktır, alçak siyasettir.

Muhalefetin derdi iktidarı devirip yerine gelmekse, ilkeli siyaset yapmalı, kendisinin daha iyi alternatif olduğunu gösterebilmelidir. Yok derdi sadece iktidarı yıkmak, bunu yaparken de gerekirse ülkeyi, güveni, umudu tüketmekse, bunun adı siyaset değil, ihanettir. 

Yargıya kimse kızmasın. Siz içinizdeki hainleri ayıramıyorsanız, yargı gelir ayırır.”

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ziyaretçi

23 Temmuz 2025 21:52

Milli eğitimi 23 yıldır siz yönetiyorsunuz, farkında mısın? Ne muhalefeti?

Kanber

23 Temmuz 2025 19:47

Selamlar. Allah razı olsun bu konuyu çok güzel işlemişsiniz. Allah'ım densiz, dinsiz, donsuz, nursuz, onursuz ve şuursuz insan görünümdeki hainlere, kafirlere, cahillere Hidayet etsin. Olmuyorlarsa Allah müstehaklarını versin

Ahmed

23 Temmuz 2025 17:14

Ben bir başka önemli bir konudan bahsedeceğim. Torunum düşük puan aldı. Adresi dayalı bir Anadolu lisesini tercih etti. Bir de zorunlu meslek lisesini. Adrese dayalı okul kontenjandan fazla başvuru olursa puana bakarım diyor. Torunum meslek lisesine gitmem. 20 km uazklıktaki ilçeye puanı tutuyor. Zorunlu oraya gönderilecek. Oraya da gitmem. Ben okumayacağim diyor ağlıyor. Psikolojisi bozuldu. Doktora götürdük. LGS çok saçma. Derhal kaldırılmalı. Bazı okullar kendine göre sınav yapmalı.

Nuh

23 Temmuz 2025 11:19

Bu algı oparasyonunun kırılması gerek imam hatip düşmanlığı ve yolsuzluk algısı önlenmeli.

S. Turgut

23 Temmuz 2025 11:03

Yorumlarınızda ne yazarsanız yazın ama nedeni, hedef kitleyi siz belirlemeyin. Yazınız ne olursa olsun eğer değerlendirme ölçülerine uyarsa zaten aklı başında her okur hedefi belirler. Aksi halde haklı olmak yetmez haklı olmak gerekir ata sözünü çiğnemiş olursunuz.

Mülayim

23 Temmuz 2025 10:44

Herifler seçime ne vaadle girdiler, khkliların hepsini affedecegiz diye ve yüzde 48 küsur aldılar, khklilar kim çoğu soru çalmış her tarafı bu şekilde ele geçirmiş siyonist çia mossad vs istihbatat aparatı fetö terör örgütü, adama demezler mi bu ne perhiz, ne lahana turşusu, derdin soru çalınmasına karşı olmak ise çalanları ne diye seçimde affetme vaadiyle geldin 2 sene önce, haa biz calarsak sorun yok mu diyorsunuz yani

VIY VIY

23 Temmuz 2025 10:04

Toplumun devlet kurumlarına güveni kalmadı sayın yazar... 2012 de kpss de haksızlığa uğramış biri olarak söyleyeyim size...o zaman da aynen böyle sınav tertemiz,şaibesiz diyorlardı, 2016 dan sonra yüzlerce kişi o sınavlardan dolayı yargılandı, çünkü soruları almışlardı...calmislardi demiyorum... sonra bir farkına vardık ki soru calinmamis sinav kalmamış...ÖSYM başkanı yargılanıyor...Düşünsenize ÖSYM yılda 45 sinav yapıyor, bu sınavların sorularını alıyorlarmış..

okur

23 Temmuz 2025 07:59

sahinbey belediyesine kitap satislari nasil gidiyor sayin yazar

Mehmet

23 Temmuz 2025 07:42

Yaşar Abi, bu konuda da muhalefeti suçladın ya helal olsun. İnşallah mahcup olmayız.

Nuh

23 Temmuz 2025 11:27

Bir yalan at ve ortalığı/düzeni boz, dert (idaaların yalan ve algı olduğunu anlatmaya zamanını ve enerjini harca ) seyreyle diyorlar herlalde. Bir taşla üç kuş vurma taktiği uygulanıyor sanki.

Asi

23 Temmuz 2025 05:58

Zamanında hükümetimiz kpss soruları da çalınmadı demişti...

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle