--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

ABD'nin maşası olan Netanyahu'nun sonu geliyor inşallah...

Selma Savcı
Selma Savcı
0

Bir ülke düşünün ki; biz bildik bileli her daim silahların susmadığı, enkazların toplanamadığı, çoluk çocuk demeden, kadın demeden, yaşlı demeden katledilen bir yer düşünün. Zorlayın biraz hafızalarınızı, zorlayın biraz önümüze getirilen yemeğe ağız büktüğümüz dakikaları, yemekleri beğenmeyip çöpe attığımızı ya da en basit örneği olarak, huzurla güvenle yatağımıza başımızı koyduğumuzun farkında olarak yaşadığımız bir hayatın dışında maalesef bir hayat daha var... Evet Filistin'deki soykırımın 3. yılını geride bıraktık...

Ne değişti derseniz bakıldığı zaman hiçbir şey... Özellikle Gazze'nin enkaza dönüşmesi ve her geçen gün enkazların altından çıkan toplu cesetlerle birlikte ülke açıkhava mezarlığına dönüşmüş durumda...
Katil devlet İsrail'in dünya ülkeleri arasında özellikle Birleşmiş Milletler'de büyük tepki görmesi ve her ne hikmetse orada İspanya ve Fransa tarafından şiddetle eleştirilmesi sonrasında ise bu ülkelerdeki krizler malumunuz... Özellikle Fransa'da öğrencilerin meydanlarda polisle çatışması da gelinen noktada Netanyahu hükümetinin sert bir dille eleştirilmesinin de izlerini taşıyor.. Çünkü küresel anlamda el altından büyük bir destek gören İsrail'in ABD zırhı ile birlikte her önüne gelene kabadayılık yapması da masumane olmasa gerek...
Ben tam bu esnada sizin de bilgi dağarcığınızın tazelenmesi ve unutmamanız gereken çok önemli bir rapora yer vermek istiyorum....
AA'nın verilerine göre; Filistin'e Destek Platformunca hazırlanan "3 Yıl: Soykırım-İnsani, Ekonomik ve Kurumsal Etkilerin Kapsamlı Bilançosu" başlıklı rapor, Gazze'de 3 yılı aşan işgal ve soykırımın insan hayatından eğitime, sağlıktan barınmaya, altyapıdan ekonomiye uzanan etkilerini ortaya koydu.
Platform tarafından İsrail'in Gazze'deki soykırımının 3. yılı dolayısıyla hazırlanan rapora göre, 1000 günü aşkın süredir sivilleri hedef alan soykırım ve etnik temizlik hareketleri sonucunda Gazze Şeridi'nde soykırıma, açlığa ve etnik temizliğe maruz kalan nüfus 2 milyon 130 bin kişiyi aşarken, bölgeye toplam 223 bin ton patlayıcı atıldı ve işgalin bölgede oluşturduğu yıkım oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı.
İşgal kuvvetlerinin kara saldırıları, zorunlu göç ve yoğun ateşi altında kalan sivillerin oranı yüzde 80'den fazla olurken, işgal güçlerinin "güvenli insani bölge" ilan ettiği El-Mevasi bölgesi 241 kez bombalandı.
Hastanelere getirilen toplam şehit sayısı 74 bin 245 olarak kayıtlara geçti. Bu can kayıplarının 21 bin 500'ünü çocuk, 22 bin 500'ünü baba, 12 bin 500'ünü kadınlar oluşturdu. 520 bebek soykırımda doğup şehit olurken, 1022'den fazla bebek de bir yaşından küçükken şehit edildi. Yine enkaz altında şehit olduğu varsayılan ya da akıbeti bilinmeyen 9 bin 500 kişi bulunuyor.
İsrail'in işgali nedeniyle 39 bin 22 aile toplu katliama maruz kaldı, 2 bin 700 aile nüfus kayıtlarından tamamen silindi, 6 bin 20 ailenin ise diğer tüm fertleri yok edilerek yalnızca tek bir kişi hayatta kalabildi.
Şehitlerin yüzde 55'inden fazlasını çocuk, kadın ve yaşlılar oluştururken, hedef alınan meslek grupları ve sektör mensupları da raporda tek tek sıralandı.
Buna göre, 2 bin 800 polis ve yardım güvenliği görevlisi, 1700'den fazla sağlık çalışanı, 1017'den fazla spor hareketi mensubu, 292 gazeteci, 194'ten fazla belediye çalışanı ve 145 sivil savunma görevlisi yaşamını yitirdi.
Raporun soykırım savaş istatistikleri verilerine göre, bombalanan, yıkılan veya hizmet dışı bırakılan hastane sayısı 38, sağlık merkezi sayısı 96, sağlık hizmetlerine yönelik saldırı sayısı 920, hedef alınan ambulans sayısı 197, tamamen yıkılan sivil savunma merkezi sayısı 16 ve tahrip edilen sivil savunma aracı sayısı 84 oldu.
İşte bu yüzden bazen yaşadığımız çok şükür ki, huzur iklimine ve güçlü bir devlet yapısına duacı olmak durumundayız. Eğer bu kurtlar sofrasında güçlü olmazsanız, yarın bu alçaklar sürüsüne karşı açık verildiği takdirde tıpkı İspanya, tıpkı şu an ki Fransa gibi zorlu bir hayata itilmek istenebiliriz mazaallah...
Yine Gazze'de eğitim alanında okulların yüzde 100'ü maddi hasar gördü, binaların yüzde 80'i doğrudan bombalamaya maruz kaldı ve yüzde 97'si yeniden inşa ya da kapsamlı onarıma ihtiyaç duydu.
Okulların yüzde 40'ı aktif çatışma veya tehlike bölgesinde yer alırken, eğitimden mahrum kalan okul çağındaki öğrenci sayısı 620 bini, üniversite çağındaki öğrenci sayısı ise 90 bini geçti.
Saldırılarda 20 bin 51 öğrenci ile 830 öğretmen ve eğitim personeli, 194 bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı hayatını kaybetti. Gazze'den tahliye edilen öğrenci sayısı 19 bin 886, tamamen veya kısmen yıkılan yükseköğretim kurumu sayısı ise 17 oldu.
Düşünebiliyor musunuz; eğitimde bile sayısız şehitler veren bir ülkeden bahsediyoruz. Yani ortada ağır bir soykırımın olduğunu haykırmak lazım her platformda... Toplam 80 milyar dolarlık ekonomiye ihtiyaç duyulan bir Gazze'de gönül ister ki artık bu katliamların bir an önce durması...
Ve yine tam burada Nobel Barış Ödülü'nün, İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği sonucuna varan BM soruşturma komisyonuna başkanlık yapan Navi Pillay'a verilmesi de aslında çok önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Ödül, savaş suçlusu Netanyahu'nun bir gün Lahey'de yargılanacağına dair umutları da doğal olarak artırdı.
2026 Nobel Barış Ödülü, barış ve uluslararası hukuka yönelik çalışmalarından dolayı Güney Afrikalı hukukçu Navanethem Navi Pillay'a verildi. Pillay'ın savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlarıyla ilgili yargılamalara yönelik çalışmalarıyla uluslararası hukuka önemli katkılar sağladığı belirtilen açıklamada, Pillay'ın kariyeri boyunca evrensel hukuk ilkelerini savunduğu vurgulandı...
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde koalisyon hesapları sürerken Kanal 12'nin yayınladığı son anketlerde ise katil Netanyahu'nun gidici olduğunu söylemek mümkün...
Kanal 12'nin yayınladığı son ankete göre, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un partisi Yashar, kan kaybetmeyi sürdüren mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud ile arayı açıyor.
Ama diyeceksiniz ki, ortada kandan beslenen ve ABD'nin köpeği olarak hayatını sürdüren bir ülke İsrail varken, al birini vur ötekine de yaşanması muhtemel iken, umarız bir an önce Gazze'deki bu soykırım sona erer ve dünyanın başına bela olan bu habisten de tüm dünya Ariel Şaron'dan kurtulduğu gibi Netanyahu'dan da kurtulur.
Rabbim Gazze halkının yardımcısı olsun...

Selma Savcı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle