THY- Euroleague

Faizi hayattan tamamen çıkarma imkanı yok mu?

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Faizi, faizli işlemleri, faizle yürüyen her türlü muamelatı, kamu – özel bütün alanlardan temizleyebilirsek medeni ve müreffeh toplum olma yolunda en önemli adımı atacağız…

Öncelikle; faizi terk etmek tedrici mi, yavaş yavaş mı olur, hemen mi olur, yoksa hiç mi olmaz, orasını bilemem ama dini literatürde faizden kaçınılması konusunda “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terk edin… Böyle yapmazsanız, bunun Allah ve Peygamberi’ne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin…” (Bakara: 278 – 279) ikazını dinlemeyip faiz belasını başımızdan atamazsak tüm insanlık olarak kendi ellerimizle felaketimizi hazırlamış olacağız.

Maamafih bugün başlayan Ramazan-ı Şerif’i de fırsat bilerek faizi konu edinmenin yerinde olacağını düşündüm… Evet, ekonomik sorunlara dair, gerek hükümetler ve gerekse merkez bankaları tarafından ne kadar farklı ve etkili çözümler üretilirse üretilsin, emekleri sömüren, alın ve akıl terini boşa çıkaran hak, hukuk tanımayan ve toplumlarda gelir dağılımını altüst eden, devletleri ve işletmeleri batıran faizli ekonomik modellerle hareket edildiği sürece sosyal ve iktisadi adaletin sağlanmasının mümkün olmadığı görünüyor. 

Dolayısıyla faiz ve faize dayanan ekonomik sistemleri sorgulamak bugün için bir insanlık görevi haline gelmiş durumda!

***

“Faiz olmadan ticaret mi olur? Bankalar parayı nereden bulacak? Faizler kalkınca devletler nasıl borçlanacak? Devlet ve şirket bütçeleri nasıl oluşturulacak? Faiz olmadan yatırım yapılabilir mi? Ekonomiyi kim finanse edecek? Ticareti tepetaklak mı edeceksin? Dünya ekonomik sistemi faiz üzerine kurulu, buna karşı nasıl durabilirsin? Finans sektörünü ortadan mı kaldıracaksın? Nerede kaldı laiklik?” gibi malum onlarca soruyla karşılayacağımı biliyorum. Cahiliye dönemindeki insanlar da faiz yasaklanınca buna benzer sözler sarfetmişlerdi…

Öncelikle Allah, bir şeyi yasaklamışsa elbette o “men etmede” insanlık için iyilik ve hayır vardır. Diğer taraftan dünyanın ilk 20 ülkesi arasına giren ekonomimiz de, şayet bugüne kadar kendi örfüne, inancına, hayat tarzına göre dünyaya da entegre olabilecek bir ticaret sistemini geliştirememişse vebalini düşünüp kendini iyice çek etmesi lazım gelir.

İktisat bir ilimdir. Finans da iktisat ilminin bir cüz’üdür. Üniversiteleri, enstitüleri, kurum ve kuruluşları var… Uluslar, bugün faizi ticaretlerinden atmaya çabalarken… Kalkınma ve refahı üretimde ararken… “İnancımız, fakatsız ve amasız faizi terk etmemizi emrettiği halde, bizler niçin dünya üzerinde faizle en fazla haşir neşir olan bir toplum haline geldik?.. Daha birkaç yüzyıl önce faizin, adının dahi anılmadığı ticaretimizin bugünkü acınacak hali nedir?” diye soramıyorsak acınacak haldeyiz demektir.

Sadece Türkiye için değil, insanlığın elinde bu kadar imkan varken, ortaklığa, hak, hukuk ve adalete dayalı faizsiz yatırım ve katılım finans sistemleri niçin ekonomilerimize hakim kılınamıyor? Sürekli tüketimi ve borçlanmayı körükleyen faiz ve bugün karşılığının olup olmadığı bile şüpheli faizli fonlara dayalı konvansiyonel finans sistemleri, insanlığı daha nereye kadar taşıyabilir? Üretim destekli faiz bulaşmamış finans modelleriyle ekonomiye kaynak bulmak daha kolay, daha sağlıklı ve daha gerçekçi değil mi? İşte bunlar bugün çözüm bekleyen ehemmiyeti yüksek meseleler…

***

Faizin ve faizciliğin ukûbat tarafını Diyanet ve ilahiyatçılara bırakarak, bugün yıkılan ocakları, perişan edilen aileleri, batan işletmeleri, israf edilen ekonomileri, para, mal-mülk hırsına feda edilen ar, edep ve namusları yazmayacağım...

Kısacık da olsa Türkiye’mizin faize ekonomik açıdan ne kadar bedeller ödediğini rakamlarla ifade etmeye çalışacağım…

Bütçelere konan faiz giderlerine baktığımızda, 2016 yılında 50,2 milyar lira… 2017 yılında 57,5 milyar lira faiz ödemesi gerçekleştirildiğini görüyoruz. 2018 merkezi yönetim bütçesindeki faiz giderleri kalemi ise bir önceki yıla göre 14,2 milyar lira artışla 71,7 milyar liraya bağlanmış… 

Dış borç faiz ödemelerine gelince… Türkiye 1984 yılından 2008 yılına kadar tam olarak 95,7 milyar dolar dış borç faizi ödemiş. Yine son 10 yılda da faize ödenen para 80 milyar dolardan aşağı değil… 2018 - 2022 arası kamu – özel Türkiye’nin sadece dış borcuna ödeyeceği faiz 84,6 milyar dolar

Mukayese olması açısından hatırlatayım… İstanbul’daki Marmaray projesi 8 milyar liraya (yaklaşık 2 milyar dolar) ve Osman Gazi köprüsü 10.3 milyar dolara maloldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün maliyeti 3.5 milyar dolar, Avrasya Tüneli’nin maliyeti de 1,2 milyar dolar...

Bu misallerle yıllardır faize giden paranın mahiyeti daha iyi ölçülmüştür, sanırım! Başka ne diyeyim?

Her şeye rağmen Mübarek Ramazan-ı Şerif’in hayırlara vesile olması duasıyla…

 

YORUM YAZ

  • AnCapAnCap5 ay önce
    Elbette var. Bu durumda borçlanma arkadaşınıza 50 lira borç verme ile sınırlı kalacağından ekonomide büyük bir yavaşlama gözlenecektir. Katılım bankacılığı türevi bankalar faizsiz bankacılık da dini açıdan farklı olsa da ekonomik anlamda normal bankalardan hiçbir farkı yoktur. Sonuç olarak adı vadeli satış da olsa, amaç bir miktar sermayeden daha fazla sermaye elde etmeye çalışmaktır. Bunun dışında faiz oranlarıyla enflasyonu aynı tutalım. Sıfır reel faiz olsun, ama bu sonsuza dek sürsün diyen birisi de ekonomi hakkında hiçbir şey bilmiyordur.
  • ferhatferhat5 ay önce
    Niye çıkalım ki Faizden ? Bankaya birikim yap faiz gelsin iştedaha ne. Dolarım olsaydı bende faiz düşsün derdim. Küçük tasarrufları olanlar faizle de geçiniyor.Bırakınzı yükselsin FAİZ İYİdir iyi.
  • SEDAT YILMAZSEDAT YILMAZ5 ay önce
    HOCAM LAİKLİĞE NEREDEN BAĞLADINIZ ÜÇTÜR OKUYORUM ANLAYAMADIM.
  • AliAli5 ay önce
    Faiz dinimizce yasak.kul hakkı emaneti ehline vermemek zina içki gibi...Merak etmeyin faiz enflasyon döviz altın akaryakıt yazın tepetaklak olur
  • KocasolakKocasolak5 ay önce
    Birde bu emlakçı piyasası şok! Danımarkada bu sistem çok mükemmel işler. Emlakçı SADECE satan veya kiraya verenden komisyon alır, alıcıya bir HİZMET vermiyorsun der. Alıcı avukat kullanırsa avukatın ücretini öder, kullanmaz ise yok. Satıcı veya kiraya veren KENDİSİ uğraşmak istemediği için onun işini gören emlakçıya ÜCRETİNİ vermeli. Birde emlakçı başka emlakçılara dağıtıyor kendisine gelen gayrimenkulu, sonra PAY PAY ediliyor MÜŞTERİ. Bu ADİL ve helal bir kazanç oluyormu? Müşteri veliniğmet iken, kendisine mal sattım diye komisyon alınması HELAL mi?
  • KocasolakKocasolak5 ay önce
    Ben gurbetçiyim akrabam borç istedi on bin kron karşılığı beş bin tl verdim. Şimdi on bin kron yedi bin yapıyor, ne diyim ben şimdi? Allah haram diyor sineye çekecem ama birdaha kimseye de yardım edebilirmiyim, edemezsem nasıl sevap alacağım?
  • İnsanİnsan5 ay önce
    Ya hocam ilk 20 ekonomi demissiniz ülkemiz için.E madem ilk yirmideyiz bizden önceki 19 dünyayı yönetiyor....
  • NUH ARSLANNUH ARSLAN5 ay önce
    Faizle ilgili 7 tane ayet vardır faiz yiyenler Allah ve Resulüne savaş açmış sayılıyor Bu durum karşısında mutlaka dinimizin faizsiz bir sistemi olmalıdır. Bunun genel prensipleri de ilgili ayet ve hadislerde açıklanmıştır. Ancak , bugüne kadar bu konu yeterince çalışılmamıştır. Çözüm TÜRK MİLLİ FİNANS KURUMU
  • Ahmet UzunAhmet Uzun5 ay önce
    Sayın Yılmaz , ilk önce neyin faiz neyin faiz olmadığını bir güzel açıklayın. Ondan sonra yazın yorum yapın. Tefecilik türü faiz haram tamam..!Ama ben bir işletmeye sermaye yatırırsam ve yönetim de karar hakkım olursa ne olur olmaz ise ne olur mesela...!Mesela bir insana zaruri ihtiyaçları haricin de mesela tatile gidecek ve paramı altı ay sonra ödeyecek. Bu arada ki zaman da eğer para değer kaybına uğramış ise arada ki farkın üzerine ben mi su içeyim ya da aradaki farkı isteyeyim mi...!!!? Bu haram faizmidir değilmidir yani...Bunları açıklayın faiz diyorsunuz herşeyi aynı sepete dolduruyorsunuz. Hangi taraf olursa olsun zarara uğramaması gerek değil mi..!?İslam adalet dinidir değil mi....!?Açıklık getirin öyle ortaya karışık salata gibi kokmaz bulaşmaz yorumlar gibi. Ben daha Türkiye debu konuya cesaretle giren bir din alimi görmedim alayı kenardan köşeden kaçmakta “ aman bulaşmayalım” mantığı SaygılarAhmet UzunSydney
  • maraşlımaraşlı5 ay önce
    Hocam ülkemizde faizin bu kadar artmasının sebeplerinden birine bence , herkes sermayesi kadar ticaret yapmak yerine , sermayesinin kat be kat üstünde borçlanarak ticaret yapmaya çalışıyor. yani bir nevi dünyacılık , çektiği sıkıntıda cabası , herkeste patron olma sevdası var. Birde ticarette ehil insan yok, örneğin adam öğretmen çevresi var hemen okulun karşısına bir kırtasiye , veyahut memur , ticaret dışardan göründüğü gibi kolay değil , emek ister , her zaman kar edemezsiniz, zarar yılında yedek akçeniz olmalı , öncellikle paragöz olmamalı , şükürdar olmalı , rızkın ALLAH cc den geldiğini bilmeli , az kazandığın gün hamdetmeli , naçizane fikrimdir , saygılar
  • anadolu kartalıanadolu kartalı5 ay önce
    faiz bizimülkemizden çıkmalı esamesi bile olmamalı
  • Mahmut bagcıvandemirMahmut bagcıvandemir5 ay önce
    Sayın yazar faizsiz ekonomiyi bir anlatsanız faiz haram işletmeler sermayeyi nasıl bulacak peşin mal satamayalar ürettikleri malları nasıl paraya çevirecekler görüşlerinizi merakla bekkiyorum
  • narsnars5 ay önce
    Slm
  • FatmaFatma5 ay önce
    Faizle iş yapmayan ülke varmi dünyada
  • Mesut SarpMesut Sarp5 ay önce
    Üstad yine haklısın, Allahın ikazını dinlemeyip faiz belasını başımızdan atamazsak tüm insanlık olarak kendi ellerimizle felaketimizi hazırlamış olacağız. 100 milyar dolara yakın borclara faiz ödüyoruz, hemde AK parti iktidarında! Aslında Reizin kendi iktisat danışmanlarını sopayla döğmesi gerekir, uyarmadıkları, doğruyu anlatmadıkları için. Hatta benim bu adamların Türkiyeyi bu borç faiz sarmalına cıkarları karşılığı bilerek kasıtlı ittikleriyle ilgili büyük şüphelerim var. Almanyada bankalar senelerdir faiz vermiyorlar. Demekki faizsiz mümkün. Arkasindan soralim Türk ekonomisi mi yoksa Alman ekonomisi mi islama daha yakın?!