THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Biraz geç oldu ama inşallah güç olmaz!

05 Eylül 2018 Çarşamba

Nihayet “döviz kuru” ve “enflasyon” konusunda yazdıklarımızın doğruluğu ayan beyân ortaya çıktı! Ekonomide seferberlik çağrılarımız aylar sonra anlaşılabildi! Ne diyelim… Buna da şükür! İnşallah bir işe yarar!

1946 yılından bu yana ensemizde boza pişiren dolar zararlısının etkileri sanki bugün hissedilmiş gibi… Dolara karşı savaş başlatılmış!.. “Doların egemenliğine son verelim… Türk cumhuriyetleri doları aralarındaki ticaretten çıkarsın…” başlıkları gazetelerin manşetlerini süslüyor!

Ne âlâ… Hey gidi hey! Yeni mi aklınız başınıza geldi… İsterseniz idare-i maslahat yaparak tiraj kaybede kaybede böyle devam edin! Aslında gidişât gayet de neşeli oluyor! Ama bir gün yüzünüze bakacak kimse kalmayacak, haberiniz olsun! Bir de Akit olmasa, “itibarınız bit pazarında” yok pahasına gidecek!”

Neyse ara vermeden devam edeyim…

Tabi ikazlar sadece dolarla mücadele değil… Enflasyona karşı da seferberlik başlatılmış! “Enflasyondan mı faiz, faizden mi enflasyon çıkar” tartışmaları bir kenara konulmuş, direkt enflasyonla mücadeleye girişilmiş! Hayırdır inşallah!

Demek ki, enflasyonun sebebi faiz değil… Faizin sebebi enflasyonmuş!

Biz daha önce yazılarımızda “Kur ve enflasyon yüksekse, başka soruna gerek var mı?” diye uyarmadık mı? Söz konusu durumu “Ekonomide Demokles’in kılıcı” başlığıyla ortalığa sermedik mi?

Yine büyük tepkiler aldığımız 3 Mayıs 2017 tarihindeki “Haydi enflasyonu düşürme seferberliğine var mısınız?” başlıklı yazımızı bugün nereye koyacaksınız? O gün tedbirler alınsaydı, basınımız bunun üzerinde yoğunlaşsaydı, bugün enflasyon yüzde 18’lere faizler yüzde 30’lara dayanır mıydı?

“Faizin enflasyon kaynaklı” olduğu iddialarını göğüsleyerek o gün demişiz ki: “Enflasyon… Ekonominin içindeki ağaç kurdu… Veya iktisadi hayatın diyabet hastalığı… Kanser hücresi de diyebilirsiniz… İyi huylusu da var, ama geç kalınırsa kemoterapi bile fayda etmiyor… Kötü huylusundan Allah korusun… Enflasyon, ekonomiyi bozar. Siyasi ve sosyal alanlar dâhil oluşabilecek her sorunu tetikler… İnsan hasta olmak ister mi, hayır.. İşte yüksek enflasyon da hiç mi hiç, istenmeyen bir olgudur...”

Buyurun, bugünkü enflasyonun geldiği noktaya bakın! “İyi huylu mu, kötü huylu mu? Kemoterapi fayda eder mi, etmez mi?” Orasına siz karar verin! Yine söylüyorum, çâresine bakılmazsa inanın bugünleri de ararız!

***

Gelelim Amerika’ya bile yar olmayan, ABD’nin malı zannettiğimiz dolara!..

Hani hayran olduğumuz, yüzüne bakınca ferahladığımız, âşık olduğumuz, cebimize koyduğumuzda kimseleri tanımadığımız, bizi dünyanın en bahtiyar, en cesur, en güçlü ve “Küçük dağları ben yarattım, arkadaş!”, pazara kadar değil, mezara kadar dedirten dolar var ya!..

Ne oldu? Artık tat vermiyor herhalde! Ağzımızın tadı iyice kaçtı… Ocaklarımıza ateş düştü…

Dolar, yıllarca oyalanalım diye elimize verilen çelik-çomaktan başka bir şey değilmiş meğer… Hatta biraz daha ileri gideyim… Elimize verilen pimi çekilmiş bombadan farkı yokmuş, değil mi?

Maalesef Türkiye olarak yeni anladık… Şimdi dolara karşı topyekûn savaş ilân etmişiz! Biraz geç oldu ama!

Yahu be adam, seni zâten dost görmüyorlar ki… Görmediler de… Sen ise adamı hep dost zannediyordun!  Yabancı, senin kara kaşın, kara gözün için mi ceplerini doldurdu?  Mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’e bak da artık anla şu durumu!

“Doların egemenliğine son verelim! Tüm Türk cumhuriyetleri, dolardan kazık yiyenler, dolar zulmüne uğrayanlar, gelin beraber olalım… Doları hayatımızdan çıkaralım…” Gerçekleştirilebilirrse ne ala.

Geçmiş yazılarımızda da mezkûr konuyu gündeme taşımışız… 10 Şubat 2018… “Kızılelma’ya etkin bir para birimi şart!” başlığıyla Kızılelma coğrafyasını dolara ve diğer yabancı paralara karşı mücadeleye davet etmişiz!.. “Kızılelma bir ülküyse, bu ülkünün bir de rezerv parası olmalı, değil mi?” diye sormuşuz…

İyi de şimdi doları hayatımızdan nasıl çıkaracağız?.. Elimize verilen pimi çekilmiş bombayı atsak patlayacak, bizi parçalayacak… Bağımlılığın Allah belâsını versin! Vakıa şu, vücut zehri yutmuş bir kere! Öncelikle kanın değişmesi lâzım! İşi bir bilene havâle edebilecek miyiz, işte en büyük mesele bu!  İnşallah bundan sonra “Merkez Bankası” gibi bu olaya da müdahalede geç kalmayız!

***

Hiç değilse bu kadar uyarı ve gerginliğin üzerine biraz rahatlatıcı bir haber vereyim…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Su Sporları Festivali, hafta sonu 8-9 Eylül tarihlerinde İstanbul Maltepe Orhangazi Şehir Parkı’nda 25 ülkeden 9 ayrı branşta 2 bin 500 sporcuyu bir araya getirecek.

Festivalin tanıtımı yarın Spor ve Gençlik Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Sakarya Milletvekili Kenan Sofuoğlu ve İBB Başkanı Mevlüt Uysal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek.

Şimdi “Bu etkinliğin ekonomiyle, dolar ve enflasyonla ne alâkası var?” diye soracaksınız… Haklısınız, anlatayım…

Ekonomi sayı, rakam, formül ilmi olarak bilinebilir… Ama aslında ekonomi bir sosyal hâdisedir. Daha çok sosyal bilimler içinde incelenmesi gerekir… Gerçek manada dostluk ve beraberinde gelecek güven olmadan ekonomiyi sağlıklı hâle getirmenin de imkânı olmadığını söylemek istiyorum…

Bugün bize en çok lâzım olan dostluk, güven ve fütüvvet değil mi? 

YORUM YAZ

  • YücelYücel20 gün önce
    Merkez Bankası tarafından altın karşılığı olan gram altın para basılmalı ve tasarruf ve alış veriş için kullanılması teşvik edilmelidir. Bu gram altın paranın değeri artabilir, azalabilir. TC 1 gram altın lira, TC 5 gram altın lira, TC 10 gram altın lira, 20 lik, 50 lik, 100 lük ve 200 lük olacak şekilde basılmalıdır. Tabi bu konu üzerinde düşünüldükten, projelendirdikten sonra daha iyi bir şekilde yapılabilir. Karşılığı Merkez Bankasında olacaktır. Milli döviz, yatırım ve tasarruf aracımız olacaktır.
  • KocasolakKocasolak20 gün önce
    Sizin veya bir başka ekonomi yazarının HER GÜN yazmasını temenni ediyorum, ekonominin önemine binaen. Bu günkü yazınızı ÇOK garip ve itici bulduğumu söylemek zorundayım, zira ben, demedim mi, ve ben i yani nefsi ÖNE çıkaran yazılar HOŞ değil. Kızıl elma ortak rezerv parası çok güzel olur, ama nasıl olacağına dair önerileriniz nedir? Doları hayatımızdan çıkartalım ama, nasıl yapacağımızı da yazıp çizmeliyiz. Bu ana Gaye’ye giden yol tarifi ne kadar çok olursa o kadar BEREKETLİ olacaktır. Faizin olmadığı bir ülkede asla enflasyon olmaz değil, ama faiz yoksa ve temel tüketim mallarında dengeli üretim yapılırsa MÜMKÜN. Dünya ticaretinde doların burnunu kıracak isek bunu NASIL yapmalıyız? Bence katılım bankalarımızın dolar avro dışında döviz hesabı AÇABİLMESİ ile başlanılmalı, dolar avro ne kadar döviz ise Yuan Ruble Kron Dinar Riyal de o kadar dövizdir, ama hesap sadece Dolar Euro olarak açılabiliyor, buna Bi son verilsin. Sizin başka önerileriniz nelerdir?
  • Rafet YavaşgelRafet Yavaşgel20 gün önce
    Hocam ekonomiyi gereğinden fazla önemsiyorsun gibi geliyor bana. Sanki herşey ekonomiymiş gibi yazıyorsun. Oysa ki daha önemli şeyler var. Biraz dış güçler, bize karşı kurulan oyunlar, biraz içerideki hainler, Amerikan mallarını boykot, seferberlik, milletin gücü filan gibi konulardan eklesen daha iyi gibime geliyor. Bu kadar gerçekçi yazmana gerek var mı? Hele bir laf etmişsin, zamanında dışarıdan dolar gelirken iyiydi ama şimdi kötü oldu manası çıkıyor. Aman eleştiri anlaşılır da işini kaybedersin. Ortalık karışık hocam...
  • Ahmet HassanAhmet Hassan20 gün önce
    “Faizin enflasyon kaynaklı” olduğu iddialarını göğüsleyerek o gün demişiz ki: “Enflasyon… Ekonominin içindeki ağaç kurdu… Veya iktisadi hayatın diyabet hastalığı… Kanser hücresi de diyebilirsiniz… İyi huylusu da var, ama geç kalınırsa kemoterapi bile fayda etmiyor… Kötü huylusundan Allah korusun… Enflasyon, ekonomiyi bozar. Siyasi ve sosyal alanlar dâhil oluşabilecek her sorunu tetikler… İnsan hasta olmak ister mi, hayır.. İşte yüksek enflasyon da hiç mi hiç, istenmeyen bir olgudur...”Sedat kardeşim faiz sonuç mu sebep mi esası kamufle eden boş tartışma. Laga luga her şey belli..Reis faiz sonuç dedi ya sanki vahiy!Haşa..Soralım bari...Şimdi siz bir bankaya paranızı yatırdınız ve belli vade sonucu mevduatınıza ödeyeceği faiz gelirini neye göre taktir ediyor bankacıarkadaşlar..? Kestane kebap acele el cevap bekliyoruz ..Öğrenelim.Peki enflasyonun anne ve babası kim..Nereden, nasıl peyda olur..?İnsanlar neden parasını bankaya yatırırlar, enflasyondan etkilenerek değer aşınmasını aşmak için değil mi..Enflasyon sıfırsa ,banka ne kadar faiz öder..Gerçekler ortadadünya piyasaları mevduat faiz oranları diye Google Amcaya sorun ne göreceksiniz??Milletle kafa bulmayın lütfen.