THY- Euroleague

“Beş milyar avro”luk kazanç avucumuzda!

07 Aralık 2018 Cuma

Finans, turizm ve kongre şehri İstanbul, ekonomiye dâir yeni yeni organizasyonlara ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Tabii toplantılardaki ana hedef; siyasi, sosyal ve kültürel işbirliklerinin artırılmasının yanında yurtdışından Türkiye’ye yabancı yatırımcı çekebilmek.

Kasım ayının sonlarında İstanbul, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himâyelerinde İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 34. Toplantısı’na sahne oldu. Toplantı 26-29 Kasım tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Toplantı kapsamındaki “Bakanlar Oturumu”nda “Ticaretin Kolaylaştırılması: İİT Üyesi Ülkelerde Gümrük Risk Yönetimi Sistemlerinin İyileştirilmesi” ve “Ticaretin Kolaylaştırılması: Gümrüklerde Risk Yönetimi” konularında ilerlemeler sağlandı.

Ardından Aralık ayının başında 3 milyar dolar yatırımı ülkeye çekme fırsatı olarak görülen yine Cumhurbaşkanlığı himâyelerindeki Badeer 1. İş Dünyası ve Yatırım Fırsatları Zirvesi; enerji, turizm, inşaat, savunma, ileri teknoloji, tarım, hayvancılık ve sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteren 40 ülkeden 300’e yakın yatırımcıyı bir araya getirdi.

Badeer Yatırım Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Ali Ercoşkun, Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya arasında 4 saatlik uçuşla 60’tan fazla ülkenin yer aldığı bir coğrafyada ve dünya ekonomisinin dörtte birini oluşturan geniş bir pazarın ortasında bulunan Türkiye’nin bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti.

***

Tabii İstanbul’daki toplantılar aralıksız devam ediyor. Yarın İstanbul Üniversitesi’nde 10’uncu Uluslararası İslâm ve Ekonomi Sempozyumu başlıyor. İki gün sürecek sempozyumda siyasiler, bürokratlar ve iş dünyasından ünlü isimler, teması “21. Yüzyılda İslâm Ekonomisini Yeniden Düşünmek” olan 6 farklı oturumda söz alacaklar.

Sempozyumda İstanbul’un “İslâmi finansın merkezi” olma konusu masaya yatırılacak. Borsa İstanbul’daki (BIST) İslâmi finans yatırım araçlarının da anlatılacağı sempozyumda TC. Merkez Bankası (TCMB) yöneticileri sunumlar gerçekleştirecek.

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın methiyesine mazhar olmuş, diğer taraftan “Dünya bir devlet olsa, başkenti İstanbul olurdu” denilen tarihi, turistik ve ticaret merkezi konumundaki koca şehrin, aslında her alanda nâmütenâhi bir yerde tutulması gerekir. Maamafih İstanbul’a lâyıkı veçhile sahip çıkma konusunda biraz daha gayret göstermemiz icâp ediyor.

Her neyse, milyar dolarların havada uçuştuğu toplantıların yakın zamanda sonuçlarına elbette şâhit olacağız... Umarım, yatırımlar en kısa zamanda ülkemize ulaşır da biz de düşmanın ekonomik şerlerine karşı korunaklı oluruz. Toplanıp toplanıp hiçbir iş yapamadan dağılmaktansa verimli, katma değerli ve gerçekçi iş üretebilmek kanaatimce hem İslâmi, hem de insani!

***

Bugünkü yazımda 1 milyar veya 3 milyar dolarlık yatırımlarla yetinmeyeceğim… Sizlere, şartları yerine getirildiği takdirde hiç önemsenmeyen, hatta burun kıvrılan su ürünlerinde oluşturulabilecek 5 milyar avroluk bir kazançtan bahsedeceğim…

Lütfen yanlış anlamayın!.. Türkiye’nin; 6,5 milyar dolar su ürünleri ihracatı yapan Norveç’i en kısa zamanda yakalayarak sâdece balık ve havyardan, nasıl en az 5 milyar avroluk bir sektör oluşturabileceğini anlatacağım…

Günlerdir yazıyorum… Artık hepimiz öğrendik… Türkiye’de balık üretimi avcılık ve yetiştiricilik yoluyla gerçekleştiriliyor… Yetiştiricilik aynı zamanda kültür balıkçılığı olarak tanımlanıyor. Kültür balıkçılığı da genelde iki alanda yapılıyor. Deniz suyunda çipura ve levrek, tatlı suda ve denizde alabalık üretimi… 

Türkiye; kültür balıkçılığıyla İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 verilerine göre, yılda 99 bin ton levrek, 62 bin ton çipura, yine 6 bin tonu denizde olmak üzere 109,6 bin ton alabalık üretiyor. Ülkemiz balık üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada İran’dan sonra ikinci sırada... 82 ülkeye alabalık ihracatı yapıyoruz… Muğla’nın, Fethiye’nin, Sivas’ın, Denizli’nin, Yozgat’ın Amasya’nın ve daha denize kıyısı olmayan birçok ilimizin alabalıkları Avrupa restoranlarında sofraların baş tacı. Şimdi sırada Norveç’e alabalık ihracatı var… Zirâ Türkiye, alabalığın akrabası Norveç somonundan daha iyi kalitede balık üretebiliyor.

***

Evet gelelim, “Olur mu yahu, böyle şey!” diyerek şaşırdığımız 5 milyar avro kazandırabilecek sektöre… Bu rakam ülkemizde tek bir balık kaleminden yani alabalıktan dâhi sağlanabilir…

Önce alabalığı anlatayım… Ülkemizde 1700 işletmede üretilen 100 bin tonun üzerindeki alabalığın yüzde 80’i porsiyonluk… Geri kalan yüzde 20’lik kısım, büyük alabalık olarak iç ve dış pazarlarda satılıyor.

Türkiye’nin alabalıkta kurulu kapasite gücü yapılacak iyileştirmelerle bugün 300 bin tona çıkarılabilecek seviyede… Türk alabalığına karşı dünyada hazır büyük bir pazar oluşmuşken elimizi çabuk tutmamız lâzım! Biliyorsunuz, sonra “kaçan balık” büyük oluyor!

Fakat Türkiye’nin bahsettiğim alabalık potansiyeline reel olarak ulaşılabilmesi için yapması gerekenler var…

Öncelikle su ürünleri sektörüne karşı bürokratik anlayışın değişimi şart. Her alanda olduğu gibi balıkçılık sektörü de bürokrasiden bunalmış.

Tabii sâdece bürokrasi değil, üreticinin de balığa karşı bakış açısını düzeltmek gerekiyor. Sektör elindeki altını resmen çöp yapıyor. Yabancıya yalnızca hammadde satarak balığını ucuza kaptırıyor.

Diğer yapılacak ameliye ise, yurtdışındaki Türk balığı bilinirliğinin yurtiçinde de yaygınlaştırılması… Türkiye’de pazar gelişimi ve insanların tüketim alışkanlıkları maalesef en sağlıklı besin olduğu halde balığa karşı negatif

Bürokrasi, üretici ve tüketicinin balığa karşı yaklaşımı müspet yönde değiştiğinde ve geliştiğinde inanın yıllık 5 milyar avroluk kazanç avucumuzun içinde olacak. Gelecek yazıda bu konuya ayrıntılı değineceğim…  

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • bilalbilal9 gün önce
    Aklımız fikrimiz para. Sadece parayı değil, mesela kültür balıkçılığının doğaya verdiği zararıda yazın lütfen. Allaha inandığımızı idda ediyoruz. Allahın yarattığı doğayı katlediyoruz. Müslümana ters değilmi? Müslümanlar neden Avrupadaki yeşiller kadar doğayı düşünmüyorlar?
  • Yahya ÇeriYahya Çeri9 gün önce
    Harika bir yazı olmuş Sedat bey. Kaleminize sağlık...
  • Oku mayınOku mayın9 gün önce
    Onlarca tagutumuz var gırtlağa kadar şirk ahiret gitti bu dünya nın hepsi sizin olsun ,rabbim bir dünya daha verecek !
  • MisafirMisafir10 gün önce
    Nihayet alabalık ureticiligini anlayan insanlar var. Bu güne kadar hep aynayı değiştirenler suçun aynada olmadığını bu yazılarla insallah anlarlar. Danimarka yada Norveç ten hiç bir eksiğimiz yok fazlası var. Ey devlet erkânı bu sese kulak ver. Beş para için el âleme el açma insanına güven ve yol ver, destek değil.5 yetmez neden 10 olmasına hic bir engel yol. Allah'ın denizini ve diğer sularını düzgün kullanalım yeter
  • hadi kurtulanhadi kurtulan10 gün önce
    iktidarın erdoğan gibi dürüst birinin elinde olması,çok büyük bir şans ! o paranın bir kuruşuna bile dokunmadan,hepsini ülke için kullanacaktır.

Günün Özeti