THY - Orta Avrupa Eylül

Arjantin’de bir IMF masalı!

02 Eylül 2018 Pazar

Uluslararası Para Fonu (IMF) adıyla meşhur finans kuruşu, bugünlerde Arjantin ile meşgul… Ne hikmetse Arjantin, üye olduğu 1956 yılından bu yana IMF’den bir türlü yakasını kurtaramamış! Borçlanmış da borçlanmış… IMF’den aldığı kredi sayısı belli değil! Bugün yine IMF desteklerine rağmen yeni bir Venezüella görüntüsü veriyor.

Paranın pul olduğu ülkede vatandaş artık alışverişini barter ve takasla yapabiliyor. Karabasandan henüz uyanamayan hükümet ise, rüya ile gerçek arasında IMF’den daha fazla yardım alabilmek için fonun koridorlarını aşındırıyor…

Aslında düştüğü 2000 yılındaki ekonomik bunalım ve 2001 yılında ekonomisinin dip yapması bizim o yıllarda yaşadığımız krizle aynı zamana denk geliyor. Sanki Arjantin ile krizdaşız… Çünkü biz de o yıllarda IMF ile dirsek temasındaydık!

Evet, Arjantin milenyum denilen yüzyılın hemen başında şiddetli bir krize yakalanmıştı. Pesonun yüzde 90’ların üzerinde değer yitirdiği, banka mevduatlarının dondurulduğu, emeklilerin maaşlarına el konulduğu, her 5 kişiden birinin işini kaybettiği ve hükümetlerin birbiri ardına değiştiği o yıllarda ülke öyle bir hâle geldi ki, hükümet sonunda borçlarını ödeyemez oldu ve moratoryum ilan etti. Yani borçlarını ötelemek için yasalar çıkardı. Halk ise, ekonomik krizin en büyük sorumlusunun IMF olduğunu söylüyor ve dev eylemlerle fonu protesto ediyordu.

Ne hikmetse 11 Eylül 2001 tarihinde New York’a yapılan hava saldırısı sonucunda değişen jeopolitik dengeler, şaşılacak şekilde Arjantin’i kurtardı ve birkaç yıl sonra 2015 yılına kadar devam edecek Cristina Fernandez de Kirchner hükümeti göreve geldi.

2001 – 2015 yılları arası siyasi ve ekonomik yönden dalga boyu fazla yüksek bir dönem olmasa da 2015 yılı Arjantin için yeni bir dönüm noktası oldu… Peron’cuların devri bitiyor, sağ yönetimler ilk kez sandıkta kazanıyordu… Devlet Başkanı Mauricio Macri, bir umut olarak doğdu, ancak işin sonunu getiremedi. Zâten fazla iyi olmayan ekonomi giderek daha da bozuluyordu. İşte 2008’den 2018’e kadar yüzde 90 oranında değer kaybeden peso, sadece bu yıl yüzde 40 değer yitirince meşhur IMF yeniden sahneye çıktı!

***

Hazine Bakanı nâmı diğer Arjantin’in Kemal Derviş’i Nicolas Dujovne’un çabalarına rağmen ülke kendine gelememiş bu yıl Mayıs itibariyle IMF’den yeniden yardım istenmişti… Arjantin geçen Haziran ayında kamu harcamalarını azaltmak, bütçe açığını GSYİH’in yüzde 2,7’sine düşürmek ve köklü reformlar yapmak karşılığında 3 yılda ödenmek kaydıyla 50 milyar dolarlık kredi için IMF ile el sıkıştı.

Arjantin’deki ekonomik durum henüz bir felaket boyutuna ulaşmasa da yerli para pesonun değeri her geçen gün düşüyor. Dolayısıyla ülkenin rezervlerini güçlendirmesi, döviz piyasasını istikrara kavuşturması ve yabancı sermaye çekebilmesi için ekonomik ortamını iyileştirmesi gerekiyor. Bu yüzden Merkez Bankası tek kalemde 15 puan faiz artırdı ve ülkede resmi faizi yüzde 60’a çıkardı. Tabii bu durum Haziran’da yapılan IMF anlaşmasının yenilenmesi anlamına geliyor. Şimdi 50 milyar dolarlık kredi diliminin 15 değil de 20 ve 30 milyar dolar şeklinde olması için çetin müzakereler sürüyor.

Bu arada muhalefet ise IMF anlaşmasına karşı çıkıyor. Eski devlet başkanı Kirchner’in, ülkenin geleceğine büyük ipotek konulacak iddiaları ve yeni IMF programına karşı çıkması aslında Arjantin halkına hafif bir serinlik oldu… Çünkü yeni anlaşmada gerek görülmesi halinde sosyal programlara daha fazla harcama yapılmasına dâir maddeler ekleneceği söyleniyor.

***

Görünen o ki, IMF ile yapılan Haziran’daki anlaşma, son ekonomik durumu kurtarmaya yetmiyor! IMF sözcüsü Gerry Rice da “Zor durumdaki ülkeye tam destek veriyoruz. Kurtarma plânı komisyon tarafından hazırlanıyor. Yenilenmiş ekonomik plân yakında netleşir ve yönetim kurulumuza gelir” diyor.

Diğer taraftan IMF’nin ileri karakolları kredi derecelendirme kuruluşları da boş durmuyor. S&P’den hemen açıklama geldi… Kuruluş, Arjantin’in “B+” olan uzun dönem ve “B” olan kısa dönem kredi notunun “negatif izlemeye” alındığını ve notun düşürüleceğini bildiriyor. S&P, Arjantin’deki durumu, “Hükümetin ekonomiyi istikrara kavuşturma stratejisi zayıflıyor” şeklinde izah ediyor. Yakında diğer derecelendirme kuruluşları da devreye girer ve IMF’nin ekmeğine bol bol yağ sürerler.

Evet dolar, özellikle bu yıl gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) üzerine âdeta bir kâbus gibi çöktü… Karabasan da diyebilirsiniz… Ülkeler âdeta birer yangın yeri… Sadece Arjantin pesosu değil, Türkiye’de TL, Endonezya ve Hindistan’da rupi, Brezilya’da real, Güney Afrika’da rand, Macaristan’da forint dolar karşısında sürekli eriyor. Asıl korkulan; bu ülkelerdeki düşüşlerin gelişen ülkelerde yapışkanlık oluşturması ve krizin dünyaya yayılması…

Neticenin hiç de iyi görünmediği bu gidişata karşılık iyi bir haber aldık... Bugünlerde doların baskın ve tahrip eden gücü karşısında, ne kadar ölçü olur bilemem ama, İran ile Irak müthiş bir uygulamaya imza attı. İran ve Irak ticari işlemlerde dolar kullanmayacaklarını açıkladılar. İran – Irak Ticaret Odası Başkanı Yahya İshak’ın, “İran ve Irak arasındaki ticari işlemlerden dolar çıkarıldı. Ticari işlemlerin birçoğu euro, riyal ve Irak Dinarıyla gerçekleştiriliyor” sözleri gerçekten tarihe geçer!

Darısı kimlerin başına bakıp göreceğiz!

 

YORUM YAZ

  • İlhan YILMAZİlhan YILMAZ17 gün önce
    Yıllardır ne hikmetse Arjantin krizde ise Türkiye de aynı krizi, Türkiye krizde ise Arjantinde de aynı kriz senaryoları işleniyor. Arjantin de Türkiye de ne zaman kafalarını kaldırmaya kalksalar hemen tepelerine binmeye çalışıyorlar. Buna Brezilya ve Venezüela da dahil. Yani gelişmekte olan ülkelere göz açtırmıyorlar. Allahtan biz 2003 ten sonra biz bu devreyi iyi atlattık. Irak zaten Amerika ve İngilizlerin emrinde. Hükümettekilerin çoğu İngiliz vatandaşı, İran ile ne kadar başarılı ve sürdürülebilir olacaklar orası belli değil??
  • Mesut SarpMesut Sarp18 gün önce
    Ticari işlemlerin birçoğunu Euro ve TL üzerinden yapmak gerekir.
  • KocasolakKocasolak18 gün önce
    Hocam gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülke sınırına yaklaşmaları adeta DOLAR füzeleriyle vurularak sınırdan uzaklaştırılıyor. Dolar saldırısından kurtulan ülkeler olmak için DIŞ SERMAYE ihtiyacını ortadan kaldırmak gerek, ekonomik beklentide bu kalemi sıfır olarak koyup, yolumuzu böyle almalıyız. Bütçemizi buna göre yapıp, makam araçları, lojmanlar, Meclis giderleri, M. Vekili harçlarında sıfır gider seviyesine gidilmeli. İskandinav ülkeleri bunu gerçekleştirmiş oldukları için gelişmiş ülke olmuşlardır, çok M.vekili bisiklet ile meclise gelip gider, maaşı aşkları ücretin üç katını aşamaz, Meclis hiç bir vekilin giderini karşılamaz, normal vatandaşa hizmet nasıl karşılanıyorsa, vekilde aynı karşılanır. Bakanların otomobili eskortlu değil bizdeki gibi YİYİCİLER eşliğinde dolaşmaz, bu AĞALIKLAR son bulmadan gelişmiş ülke o la ma yız. Her m.vekili her bakan YANCILAR sürüsüyle dolaştıkça YUHALANMALI, YUHALANMALI, YUHALANMALI taaa ki bu yanıcıları etrafından uzaklaştırsın. Biz millet olarak bunu başlatmalıyız.
  • Realite Realite 19 gün önce
    Ne garip dolar artınca kriz ,evro artınca normal .Madem evro güzeldi neden uzaklaştık ab den.Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak buna derler
  • AHMET DEMİRAHMET DEMİR19 gün önce
    DARISI SENİN RTE YÖNETİĞİ T.C ÜZERİNEODA KABUL EDERSE.